İşgal altındaki Türk yurdu Doğu Türkistan’da Çin yönetiminin Uygur Türklerine yönelik gözaltı uygulamalarına ilişkin yeni bir araştırma, yıllardır aydınlatılamayan şüpheli bir ölümü yeniden gündeme taşıdı. Radio Free Asia’nın (RFA) 15 Ekim 2026 tarihli haberine göre, Aksu’da yaşayan Uygur Türkü Yasincan Tohti, Çinli yetkililer tarafından “dini radikallik” şüphesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybetti. Ailesine ise ölümünün trafik kazası sonucu gerçekleştiği bildirildi.
RFA’nın Aksu’daki polis yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde ortaya çıkan bilgiler, aileye aktarılan trafik kazası açıklamasıyla çelişti. Polislerin Tohti’nin gözaltında geçirdiği süreye ilişkin farklı ifadeler kullanması da ölümünün koşullarına yönelik soru işaretlerini artırdı.
POLİSİN AÇIKLAMALARI AİLENİN ŞÜPHELERİNİ GÜÇLENDİRDİ
Belçika’da yaşayan Yasincan Tohti’nin kız kardeşi Reyhangul, 2018’de kardeşinin ölüm haberini aldığında kendisine verilen açıklamaya inanmakta zorlandığını anlattı.
Reyhangul, kardeşinin sözde “yeniden eğitim” merkezinde tutulduğu bir dönemde nasıl trafik kazasında ölebileceğini sorguladığını belirtti. Doğu Türkistan’da yaşayan diğer kız kardeşinin ise polisin kendilerine bu yönde bilgi verdiğini ve mevcut koşullarda daha fazla soru soramadıklarını söylediğini aktardı.
Ailenin ölümün gerçek nedenini araştırma imkânı bulamadığı, olayın üzerindeki belirsizliğin yıllarca sürdüğü bildirildi.
RFA, bu ay Aksu’daki Qartal Bazaar polis karakoluyla telefon üzerinden görüşerek olayın ayrıntılarını araştırdı. Karakol amiri, Tohti’nin beş veya altı ay gözaltında kaldığını söylerken bir polis memuru, hastaneye kaldırılmasının gözaltına alınmasından dokuz veya on gün sonra gerçekleştiğini belirtti.
RFA, bu sürelerin hangi gözaltı dönemini ifade ettiğini bağımsız olarak doğrulayamadığını kaydetti. Bununla birlikte polis yetkililerinin açıklamaları, Tohti’nin son gözaltı süreci ile ölümü arasındaki ilişkinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini ortaya koydu.
OĞLUNU MISIR’A GÖNDERMESİ GÖZALTI GEREKÇESİ OLDU
1980 yılında Aksu’da doğan Yasincan Tohti, oğlunun daha iyi eğitim almasını istiyordu. İlkokul düzeyinde eğitim görebilen Tohti, henüz beş yaşındaki oğlu Hebibulla Yasin’i eğitim amacıyla Mısır’a gönderdi. Mısır’da yaşayan kız kardeşi de çocuğun bakımını üstlendi.
RFA’nın aktardığı bilgilere göre Çinli yetkililer, Tohti’yi oğlunun yurt dışında bulunması nedeniyle 2016-2018 yılları arasında dört kez gözaltına aldı. Tohti, “dini radikallik” şüphesiyle sorgulandı ve kısa sürelerle sözde “yeniden eğitim” uygulamalarına tabi tutuldu.
Yetkililerin baskısı üzerine oğlunu Mısır’dan geri getirmek zorunda kalan Tohti’nin üzerindeki şüpheler, çocuğun Doğu Türkistan’a dönmesinin ardından da sona ermedi.
Haberde aktarılan bir diğer önemli ayrıntı ise Tohti’nin otobüs şoförlüğü yaptığı dönemde yaşananlarla ilgili. Tohti’nin, Müslüman yolcuların ezanla namaz vaktini karşılayabilmeleri için güzergâh üzerinde otobüsü durdurmasının son gözaltısına gerekçe olduğu belirtildi.
RFA’nın araştırması, Tohti’nin bu son gözaltı sürecinde hayatını kaybettiğine işaret eden bilgiler içeriyor.
AİLESİNİN DİĞER ÜYELERİ DE GÖZALTINA ALINDI
Yasincan Tohti’nin ölümünün ardındaki gerçekleri öğrenmeye çalışan kız kardeşi Reyhangul, ailesinin diğer üyelerinin de Çinli yetkililerin hedefi olduğunu öğrendi.
Kardeşinin ölüm haberini kendisine veren kız kardeşinin “devlet sırlarını sızdırmak” suçlamasıyla gözaltına alındığı bildirildi. Türkiye’ye seyahat eden annesinin ise “hassas bir ülkeyi ziyaret etmek” gerekçesiyle gözaltına alındığı aktarıldı.
Reyhangul, annesi ve kız kardeşinin nerede tutulduğunu ve ne kadar süreyle cezalandırıldıklarını hâlâ bilmediğini söyledi. Ailenin yaşadıkları, Doğu Türkistan’daki baskıların yurt dışındaki Uygur Türklerinin yakınlarına da uzanabildiğine ilişkin kaygıları yeniden gündeme getirdi.
GÖZALTINDAKİ ÖLÜMÜN GERÇEK NEDENİ AÇIKLANMADI
Yasincan Tohti’nin ölümü, Çin yönetiminin Doğu Türkistan’da yürüttüğü kitlesel gözaltı politikalarının insani sonuçlarına ilişkin soru işaretlerini yeniden gündeme taşıdı.
RFA, 2018 yılının Uygur Türklerinin kitlesel biçimde gözaltına alındığı dönemin en yoğun yıllarından biri olduğunu hatırlattı. Çin yönetimi söz konusu merkezleri “mesleki eğitim” tesisleri olarak tanımlarken, bu uygulamalar uluslararası alanda ağır insan hakları ihlalleriyle ilgili rapor ve değerlendirmelere konu oldu.
Tohti’nin ailesine ölümün trafik kazasından kaynaklandığının söylenmesine rağmen, polis yetkililerinin daha sonra verdiği bilgilerin bu açıklamayla çelişmesi olayın aydınlatılmasını daha da önemli hâle getiriyor.
RFA’nın 15 Ekim 2026 tarihli haberinde, Çinli yetkililerin Tohti’nin ölümüne ilişkin kapsamlı ve kamuoyuna açık bir açıklama yaptığına dair bilgi yer almadı. Ailesi ise yıllar geçmesine rağmen ölümün gerçek nedenini ve yakınlarının akıbetini öğrenebilmiş değil.




İlk yorum yapan siz olun