Yüzbinlerce Uygur hapse atıldı ve milyonlarca Doğu Türkistanlı suçsuz yere toplama kamplarına gönderildi. Onlar, Çin'in çeşitli işkencelerine maruz kalıyor; yemek, su, uykudan yoksun, aşırı soğuğa maruz bırakılıyor.
Yazıların kategorisi: “Tanıklar”
Tanıklar anlatıyor
Kaşgar Times tarafından elde edilen sızdırılmış bir ses kaydı, Çin yönetiminin Kaşgar’daki Uygur işçilere yönelik yürüttüğü siyasi kampanyanın ayrıntılarını gözler önüne serdi. Kayda göre restoran…
Çin Komünist Partisi’ne bağlı güvenlik birimlerinde yaklaşık on yıl görev yapan Zhang Yabo’nun ifadeleri, Doğu Türkistan’daki baskı politikalarının sona ermediğini, aksine biçim değiştirerek sürdüğünü gözler…
Çin’in 2014 yılında inşa etmeye başladığı ve 2017 itibarıyla Doğu Türkistan genelinde yaygınlaştırdığı toplama kamplarının varlığına dair tartışmalar sürerken, bölgeden gelen tanıklıklar yaşananların boyutunu gözler…
Çin’in işgali altındaki Doğu Türkistan’da yürütülen baskı politikalarına dair çarpıcı bir tanıklık daha ortaya çıktı. Güvenlik gerekçesiyle adının gizlenmesini talep eden bir Uygur Türkü tanık,…
Japonya’daki Uygur Dışişleri Bakan Yardımcısı Arfiye Eri’nın Doğu Türkistan’da kalan 86 yaşındaki Büyük annesi, Arfiye’nin siyasi kariyeri sebebiyle, Çin güvenlik güçlerinin yoğun baskısı ve tehditlerine…
Çin Komünist Partisi (ÇKP) bünyesinde 24 yıl görev yapan ve sistemin iç işleyişine yakından tanıklık eden Hui kökenli Müslüman yetkili Ma Ruilin, ABD’ye iltica ettikten…
Avustralya merkezli Herald Sun gazetesi, Çin’in organ ticaretiyle ilgili çarpıcı bir raporu manşete taşıdı. Rapora göre Çin’in karaboslarında bir Uygur Türk’ünün karacireği 160 bin dolar…
2012’de emekliye ayrılan Çinli asker Wu Jing, Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine yönelik soykırım politikalarını itiraf etti. Wu, Uygurların Çin üniforması giydirilerek infaz edildiğini ve suçun onlara yüklendiğini açıkladı. Doğu Türkistan’da…
Uyghur Human Rights Project’in yayımladığı yeni rapora göre, 2016’dan bu yana binlerce Uygur Türkü anne-babasıyla, kardeşleriyle konuşamıyor; bazıları sevdiklerinin hayatta olup olmadığını bile bilmiyor. Ölüm…

Yeni kitap “Yakalanması Gerekenler Yakalanmalı”, Çin’in Uygurlara yönelik amansız zulmünü belgeliyor
Ödüllü gazeteci John Beck’in Those Who Should Be Seized Should Be Seized adlı yeni kitabı, güçlü kişisel hikâyeler ve resmi belgeler aracılığıyla Çin’in Uygurlar ve diğer Türk halklarına yönelik sürdürdüğü soykırımı gözler önüne seriyor.
Mehmet Emin Hazret’in Doğu Türkistan- Sessizliğe Gömülmüş Bir Soykırım adlı kitabı yayımlandı. Eser, Tanıkların ifadeleri ve uluslararası raporlar aracılığıyla Uygurların yaşadığı dramı belgesel bir anlatımla ortaya koyuyor.
Gülşan Abbas'ın ÇKP tarafından haksız yere hapsedilmesinin altıncı yıldönümü münasebetiyle Uygurların durumunu anlatan "Ablamı Ararken" belgeseli, Türkiye dâhil 9 ülkedeki 16 şehirde gösterildi ve büyük ilgi gördü.
Doğu Türkistan'da görev yapan çinli polis kan donduran ifadelerde bulundu: "Gözaltına alınacak kişi kotasını doldurmamız gerekiyordu", “Yere düşene, vücutları şişene kadar dövüyorduk. Kadın ve çocuklar da buna dahildi” “Fakat bu kişilerin hiçbirinin suç işlediğini sanmıyorum. Sıradan insanlardı” "Mahkumları günlerce uykusuz bırakır, yemek ve su vermezdik"
Çin'in "mesleki eğitim veriyoruz" diye yutturmaya çalıştığı toplama kamplarına Doğu Türkistanlı üniversite Hocaları, akademisyenler, yazarlar, şairler, sanatçılar ve zengin iş adamları alınıyor. İş adamları suçsuz yere tutuklanıp hapse atıldı. Mülklerine el konuldu. 60 yaşındaki anne ve ailenin diğer fertlerinden haber alınamıyor.
Alimcan: "Ablam ve ailesindeki herkes toplama kamplarına alınmış. şuan onların nerede olduğu veya hayatta olup olmadığına dair hiçbir bilgim yok."
Cevlan Şirmehmet’in Türkiye’de eğitim aldığı nedeniyle annesi, babası ve kardeşi toplama kampına alındı. Babası çok ağır hastalanmış bir durumda serbest bırakıldı. Ancak annesi Türkiye’ye seyahat etmiş olması nedeniyle 5 yıllık hapis cezasına çarpıtıldı.
Doğu Türkistanlı Aygül henüz 27 yaşındaydı ve Urumçi'de tıp fakültesinde çocuk gelişimi üzerine yüksek lisans yapıyordu. Ancak geçen yıl o da toplama kampına götürüldü.
“Hamile olanları çocuğu düşürüp sonra hapse atıyorlar” "kadınlık hormonlarında değişiklik yapan ilaçlar kullanılmış" “aklını kaçıran çok kadın gördüm” “Soğuktan ayaklarımızı hissetmiyorduk” “Tecavüzler sıradan hale gelmişti”
Değerli hocamız Prof. Dr. Abdürreşit Celil Karluk, yıllardır Kaşgar'daki ailesiyle iletişim kuramıyordu. Dün dolaylı yollardan Çok vahim haberler aldı. Bir kardeşi işkence sonucu felç edilmiş. Diğerleri de Toplama kampında. Bakıcısız kalan 80 yaşındaki annesi ve yeğenlerinin akıbeti belirsiz.
Çin, kirli oyununa alet etmek için bir grup gazeteciyi Doğu Türkistan'a davet etti. Sorulara, işkenceyle ezberletilen cevaplar geldi. Ancak vahşete şahitlik edince konuşulması yasak olan esirlerle konuşan Arnavut araştırmacı gerçekleri dünyaya duyurdu. Kirli oyunu deşifre edip Pekin’i kendi silahıyla vurdu.
#DoğuTürkistan'da polis olarak çalışan tanık:
“Kamplarda pek çok insanın acı çektiğini gördüğüm için yaşananları paylaşma zorunluluğu hissediyorum,”
"Kazakistan'a geçtiğimizde o kadar mutluyduk ki… cehennemden çıkmış gibiydik.”
Gülbahar Celilova: "günlük olarak ne olduğu belli olmayan bir ilaç yutmaya zorlanıyorlardı ve ayda bir 'duyguları uyuşturan' bir iğne yapılıyordu."
“Odamda, parmaklarına çiviler çakıldığı için kanlar içinde kalan kızlar ve yediği dayaklar yüzünden ölenler vardı.”
Dört gün boyunca uyumadan sorgulandığını, saçının kazındığını ve kişisel mahremiyetini ve beden dokunulmazlığını hiçe sayan tıbbi muayenelerden geçirildiğini söyleyen Mihrigül, "Bu şekilde işkence çekmektense ölmeyi tercih ederdim. O nedenle beni öldürmeleri için yalvardım" dedi.






















