İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Doğu Türkistan’da zekat vermek de suç sayıldı: 18 yıl hapse mahkûm edildi!

Çin yönetiminin işgal altındaki Türk yurdu Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine yönelik baskı politikalarının yeni bir örneği daha ortaya çıktı. Tanınmış Uygur iş insanı Elican İsmail, Müslümanların dinî yükümlülüklerinden biri olan zekât kapsamında yaptığı yardımlar ve siyasi tutukluların ailelerine verdiği destek nedeniyle 18 yıl hapis cezasına mahkûm edildi.

Radio Free Asia’nın (RFA) haberine göre İsmail, 2017 yılında Ürümçi’de gözaltına alındı. 2018 yılında ise siyasi tutukluların ailelerine de bağış yaptığı gerekçesiyle “devleti bölmeye teşvik” suçlamasından 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

YARDIMLAŞMA FAALİYETLERİ SUÇLAMA KONUSU YAPILDI

2000’li yıllarda tanınan Uygur girişimciler arasında yer alan Elican İsmail, memleketi Maralbeşi’de kurduğu Sadakat Biyoteknoloji şirketini 2008 yılında Ürümçi’ye taşıdı. İş insanı burada, özellikle hastanelerde tedavi gören ihtiyaç sahiplerine yardım eden bir grup Uygur girişimciyle birlikte çalışmaya başladı.

Norveç merkezli Uygur Hjelp (Uygur Yardım) kuruluşunun kurucusu Abduveli Ayup’un RFA’ya verdiği bilgilere göre İsmail ve beraberindeki iş insanları, 2014 yılından itibaren 10 binden fazla kişiye para ve ayni yardım ulaştırdı.

Yardım alanlar arasında yoksul ailelerin yanı sıra siyasi nedenlerle tutuklanan kişilerin eşleri ve çocukları da bulunuyordu. RFA’ya konuşan bir polis memuru, İsmail’in yardım ettiği aileler arasında siyasi tutukluların yakınlarının da olduğunu doğruladı.

DOĞU TÜRKİSTAN’DA ZEKÂT UYGULAMASINA BASKI

Olayın dikkat çeken boyutlarından biri de zekât uygulamasına yönelik kısıtlamalar. İslam dininde maddi imkânı bulunan Müslümanların mallarının belirli bir bölümünü ihtiyaç sahiplerine vermesini öngören zekât, Doğu Türkistan’da Çin yönetiminin dinî faaliyetlere yönelik baskılarından etkilenen uygulamalar arasında yer alıyor.

Abduveli Ayup, Çin yönetiminin 2016 yılından itibaren zekât uygulamasını çok sınırlı istisnalar dışında yasakladığını ve yardım faaliyetlerine katılan iş insanlarının polis tarafından “etnik ayrılıkçı grup” olarak nitelendirildiğini belirtti.

Böylece ihtiyaç sahiplerine yardım etmek ve dinî bir yükümlülüğü yerine getirmek amacıyla gerçekleştirilen faaliyetler, Çin makamlarının güvenlik soruşturmalarının konusu hâline geldi.

20’DEN FAZLA KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

RFA’nın haberinde yer alan bilgilere göre İsmail’in davasıyla bağlantılı olarak 20’den fazla kişi de gözaltına alındı. Haberin yayımlandığı Ağustos 2024 itibarıyla bu kişilerin hiçbirinin serbest bırakılmadığı bildirildi.

Maralbeşi’ndeki bir güvenlik yetkilisi, İsmail’in 18 yıl hapis cezasına “yasa dışı toplanan paraları dağıtan iş insanlarına öncülük ettiği” gerekçesiyle çarptırıldığını ileri sürdü.

İsmail’in 1990’ların sonunda Çin’de öğrenim gördüğü sırada da “etnik ayrılıkçılık” suçlamasıyla karşı karşıya kaldığı belirtiliyor. Uygur Hjelp kurucusu Ayup, geçmişteki bu suçlamanın ve İsmail’in 2017 yılında Kazakistan’a yaptığı seyahatin Çin makamlarının şüphelerini artırdığını aktardı.

Elijan İsmail’in hikâyesi, Doğu Türkistan’da yalnızca dinî kimliğin değil, toplumsal dayanışmanın ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmenin de güvenlik suçlamalarına konu edilebildiğini gösteriyor. Bir iş insanının yoksullara ve tutuklu ailelerine uzattığı yardım eli nedeniyle 18 yıl hapse mahkûm edilmesi, Çin yönetiminin Uygur toplumunun sosyal ve dinî hayatı üzerindeki kontrolünün boyutlarını bir kez daha gündeme taşıyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Yorum Yazın