İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Çin’in “uzun kolu” Avustralya’da: Uygurlar izleniyor

Çin yönetiminin Doğu Türkistan merkezli baskı politikalarının yalnızca bölgeyle sınırlı kalmadığı, dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Uygur Türklerini de hedef aldığı ortaya çıktı. Human Rights Watch tarafından yayımlanan son rapor, Avustralya’daki Uygur diasporasına yönelik sistematik baskıyı gözler önüne serdi.

Rapora göre, Doğu Türkistan’ı ziyaret eden Uygur asıllı Avustralya vatandaşları Çinli yetkililer tarafından sorgulanıyor ve Avustralya’daki Uygur toplumu hakkında bilgi toplamaya zorlanıyor.

DİASPORA ÜZERİNDE “SOĞUTUCU ETKİ”

Human Rights Watch bugün icra direktörü Philippe Bolopion, Çin yönetiminin aile bağlarını bir baskı aracına dönüştürdüğünü belirterek, “Ailelerinden ayrı yaşayan Uygurların kırılganlığı istismar ediliyor. Bu durum diaspora faaliyetleri üzerinde ciddi bir caydırıcı etki oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

Raporda ayrıca Avustralya’nın Sidney, Melbourne ve Adelaide şehirlerinde görüşülen Uygurların, Doğu Türkistan’a yaptıkları ziyaretler sırasında yoğun gözetim altında tutulduklarını ve defalarca sorguya çekildikleri kaydedildi.

ZORLA İSTİHBARAT TOPLAMA BASKISI

Görüşülen kişilerden biri, saatler süren sorgulamalarda Avustralya’daki Uygur aktivistlerin adres ve telefon bilgilerinin istendiğini belirtti. Aynı kişi, Çinli yetkililerin kendisinden Avustralya’ya döndükten sonra Uygur toplumu içindeki etkinlikleri izlemesini ve fotoğraflar çekmesini talep ettiğini söyledi.

Bir diğer tanık ise yaşadığı baskıyı, “Orada hayır deme şansınız yok. Ailenizin güvenliği söz konusu” sözleriyle anlattı.

AİLELER ÜZERİNDEN KURULAN BASKI MEKANİZMASI

Raporda, Doğu Türkistan’daki aile üyelerinin Çin yönetimi tarafından adeta “rehin” olarak kullanıldığına dikkat çekildi. Avustralya’da yaşayan birçok Uygur, ülkedeki faaliyetlerinin Doğu Türkistan’daki yakınlarına zarar verebileceği endişesiyle sessiz kalmak zorunda bırakılıyor. Bazı Uygurlar ise yıllardır ailelerinden hiçbir haber alamadıklarını, iletişimin sıkı devlet denetimi altında gerçekleştiğini ifade ediyor.

UYGUR KÜLTÜRÜ VE DİLİ HEDEFTE

Çinli yetkililerin özellikle Avustralya’daki Uygur dil okullarına odaklandığı belirtiliyor. Sorgulamalarda, çocukların bu okullara gidip gitmediği ve öğretmenlerin kim olduğu gibi sorular yöneltiliyor.

Bu durumun, Doğu Türkistan’da sistematik şekilde baskı altına alınan Uygur dili ve kültürünün diaspora üzerinden de hedef alındığını ortaya koyduğu değerlendiriliyor.

KORKU İKLİMİ SOSYAL HAYATI DA ETKİLİYOR

Rapora göre Çin’in baskı politikaları yalnızca siyasi faaliyetleri değil, günlük yaşamı da etkiliyor. Bazı Uygurların, aktivistlerle aynı ortamda görünmemek için düğün ve sosyal etkinlik davetlerinden kaçındığı ifade ediliyor. Bu durum, diaspora içinde görünmez duvarlar örerek toplumsal bağları zayıflatıyor.

ULUSLARARASI ÇAĞRI: SOMUT ADIM ATILMALI

Human Rights Watch, Avustralya hükümeti başta olmak üzere ilgili ülkelere çağrıda bulunarak şu adımların atılmasını önerdi:

  • Uygurlar için özel seyahat uyarıları yayımlanması
  • Transnasyonel baskıya karşı yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi
  • Failler hakkında soruşturma ve yaptırım uygulanması
  • Aile birleşimi süreçlerinin hızlandırılması

İNSANLIĞA KARŞI SUÇ VURGUSU

Raporda ayrıca, Xi Jinping döneminde 2016’da başlatılan politikalar kapsamında Doğu Türkistan’da kitlesel gözaltılar, zorla çalıştırma ve kültürel asimilasyon uygulamalarının “insanlığa karşı suç” teşkil ettiği vurgulandı.

Uzmanlar, Çin’in sınır ötesi baskı stratejisinin yalnızca Uygurlarla sınırlı kalmadığını, farklı ülkelerdeki muhalif toplulukları da hedef aldığını belirtiyor.

Avustralya’daki tablo ise şu soruyu gündeme getiriyor: Pekin’in “uzun kolu” daha kaç ülkeye uzanacak? Raporun tamamı için:

Australia: Chinese Government Menaces Uyghur Diaspora | Human Rights Watch: Çin’in “uzun kolu” Avustralya’da: Uygurlar izleniyor

İlk yorum yapan siz olun

Bir Yorum Yazın