Uygur Türklerinin diline, dinine ve kimliğine yönelik tehdit oluşturan, sistematik baskı ve asimilasyon politikaları uygulayan Çin yönetimi, işgali altında tuttuğu Doğu Türkistan’da çeşitli yasaklar ve insanlık dışı uygulamalarla halk üzerindeki baskısını sürdürüyor.
Dini ibadetlerin, geleneksel yaşam biçiminin yanı sıra Uygur Türkçesinin de yasaklandığı Doğu Türkistan’da Çinli polisler, halkın toplama kamplarına kapatılmasına yönelik uygulamaların bir parçası olarak adeta tetikte bekliyor.
Çin Komünist Partisi Lideri Şi Cinping’in 2013’te göreve gelmesinden bu yana, kamuoyunda Çincenin zorunlu hâle getirilmesinin kültür ve eğitim düzeyini yükseltmekle ilgili olmadığı, bunun Çin yönetimine bağlılık dayatmasının bir parçası olduğuna dikkat çekiliyor.
DOĞU TÜRKİSTAN’DA ANA DİLİ KONUŞMAK MESLEĞE MÂL OLUYOR
Geçen hafta Doğu Türkistan’ın Gulca kentinde, karakolda görev yapan 8 polis memuru, Uygurca konuştukları gerekçesiyle görevden uzaklaştırıldı. 16 Ekim 2026’da RFA’ya (Radio Free Asia) konuşan bir polis memuru, Uygurların bölgede çoğunlukta olmasına rağmen Uygurca konuşamadıklarını belirtti. Aynı polis memuru, bu nedenle yaklaşık 100 polisin işten çıkarıldığını ifade etti.
Bazı eski polis memurları ise geçmişte Uygur polislerin kendi aralarında ana dillerini konuşabildiklerini ve kendilerine iletilen bilgilerin Uygurca metinler hâlinde hazırlandığını aktardı.



İlk yorum yapan siz olun