Dünya'nın farklı bölgelerinde yaşayan Uygur Türkleri deprem bölgeleri için seferber oldu. Kazakistan ve Kırgızistan'da yaşayan Uygurlar 5 Milyon TL'den fazla bağış toplayarak Türkiye'ye ulaştırdı.
Yazıların kategorisi: “Türkiye’de”
Uygur Türklerinden 500'ü aşkın gönüllü deprem bölgesine gitti. Farklı Uygur STK'ları tarafından birçok il ve ilçede her gün 10 bine yakın kişiye yemek dağıtıldı. Dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan Uygur Türkleri, deprem bölgeleri için seferber oldu.
Uygur iş adamı depremzedeler için şirketi adına yaptığı ve kampanya ile topladığı toplam 256,800 dolar bağışı Ahbap Derneği'ne gönderdi.
Arama- kurtarma çalışmalarına yardım etmek için İli Meşrep Uygur Vakfı öncülüğünde Hatay'a ulaşan Uygur Türkleri, yardım faaliyetlerini sürdürüyor.
Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremden etkilenen kardeşlere destek olmak amacıyla Dünya Uygur Kurultayı öncülüğünde dünya çapındaki Uygur sivil toplum kuruluş temsilcileri çevrimiçi olarak seferberlik toplantısı düzenledi.
Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremden sonra Dünya Uygur Kurultayı Vakfı çağrı metni yayımlayarak Uygur Türklerini kan bağışı yapmaya çağırdı.
Türkiye'de yaşayan Uygurlar, deprem bölgesinde yardım çalışmalarına gönüllü olarak katılıyor. Uygur dernekleri afet bölgelerine ihtiyaç duyulan malzemeler hazırlamak ve ulaştırmak için tüm imkanlarıyla çalışıyor.
Uygur vakıfları, 5 Şubat 1997’de Doğu Türkistan’ın Gulca kentinde yaşanan katliamın 26. yıl dönümünde katliam şehitlerini anmak adına politikacı, STK temsilcileri ve gazetecilerin de davet edildiği bir toplantı düzenledi.
5 Şubat Gulca Katliamı'nın 26. yıldönümü münasebetiyle Doğu Türkistan STK'larınca Ankara Ulus Meydanı'nda basın açıklaması düzenlendi.
İstanbul'da 5 Şubat Gulca Katliamı'nın 26. yıldönümü münasebetiyle Doğu Türkistan sivil toplum kuruluşları tarafından şehitleri anma etkinliği düzenlendi.
Türkiye, 1950'li ve 60'lı yıllarda Çin baskısından dolayı vatanını terk etmek zorunda kalan binlerce Doğu Türkistanlıyı Pakistan ve Afganistan'dan getirerek ülkeye yerleştirmişti.
Uygur Akademisi Vakfı'nın İstanbul Sefaköyde bulunan yeni ofisinin açılışı bugün gerçekleştirildi.
Bugün TBMM'de Doğu Türkistan'daki soykırım gündeme geldi. İYİ Parti grubu tarafından verilen araştırma komisyonu kurulması önergesi AK Parti ve MHP oylarıyla yine reddedildi.
Zeytinburnu'da bir Uygur genç, diğer Uygurların fotoğraflarını çekerken yakalandı. Genç kendisinin Çin istihbaratı tarafından Doğu Türkistan'daki annesine zarar vermekle tehdit edilerek muhbirlik yapmaya zorlandığını itiraf etti
Türkiye’de eğitimleri devam eden yüzlerce Doğu Türkistanlı, yıllar önce tatillerde memleketine döndüğünde, Çin polisleri tarafından gözaltına alınıp toplama kampına gönderildi, hapse atıldı veya pasaportuna el konuldu. Daha önce Türkiye’den mezunlar da hapsedildi, hatta kimileri işkenceler sonucu vefat etti. Uygur Haber olarak bunlardan bazılarının akibetlerini araştırdık.
Milletvekili İbrahim Halil Oral, TBMM'deki İçişleri Bakanlığı bütçe görüşmelerinde, hükumetin Türkiye'ye gelen Uygur Türklerinin sorunlarıyla yeterince ilgilenmediğini dile getirdiği için Bakan Süleyman Soylu tarafından Amerika'ya hizmet etmekle suçlandı.
Toplama Kamp Mağdurları Platformu üyeleri ve avukatları, suç duyurusunda bulundukları çinli yöneticiler ile memurlar hakkındaki soruşturma dosyasına ek deliller sundu. Süreç hakkında bilgi vermek amaçlı Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması düzenledi.
Doğu Türkistan’da 1933 ve 1944 yılları 12 Kasım'da ilan edilen iki cumhuriyetin kuruluş yıldönümleri münasebetiyle, Bursa'da "Dünü, Bügünü, Yarını ile Doğu Türkistan" adlı panel gerçekleştirildi.
Doğu Türkistan’da 1933 ve 1944 yılları kurulmuş iki cumhuriyetin kuruluş yıldönümleri münasebetiyle, 12 Kasım 2022 tarihinde İstanbul'da Doğu Türkistan Cumhuriyet Günü etkinliği düzenlendi.
Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 50 ülke, keyfi olarak özgürlüklerinden mahrum bırakılan milyonlarca Uygurun serbest bırakılması ve kayıp kişilerin akıbetinin acilen açıklığa kavuşturulması çağrısında bulundu.
Almanya'da Hamburg limanının Çin'e satılmak istenmesi tartışma yarattı. Peki Çin yatırımlarının Türkiye ekonomisi için önemi ne? Çin projeleri neden tartışmalı?
Türkiye'nin de aralarında olduğu 19 ülke, Uygur Türklerine karşı ciddi insan hakları ihlalleri işlemekle suçlanan Çin'e, B M İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ile iş birliği ve Uygur Türklerinin haklarının korunması çağrısında bulundu.
CHP Uygur soykırımı, Tayvan meselesi ve Hong Kong demokrasisinin gasp edilmesi gibi konularda Batılı siyasi partilere nazaran oldukça sessiz. Uygur meselesini adeta milliyetçi ve siyasal İslamcı gruplara havale etmiş durumda.
Ali Babacan “Sadece kimliklerinden dolayı hapse atılan Uygurlarla aynı yerdeyiz... Tayvan'da Çin emperyalizmine meydan okuyanlarla ayını yerdeyiz” dedi.
Isparta’dan Keyfine Dağcılık ekibi, 2571 metre yüksekliğindeki Honaz Dağı'na tırmandı. Hedeflediği zirveye ulaşan dağcılık ekibi gök bayrak açarak Doğu Türkistan'a desteğini ifade etti.
Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşu ile Doğu Türkistan'ın işgal edilişinin 73. yıldönümü münasebetiyle Uygur Türkleri, Çin Başkonsolosluğu önünde Çin'in soykırım politikalarını protesto etti.
Erdoğan, BM Genel Kurulu'nda Uygurları bir cümle ile andı: "Çin'in toprak bütünlüğüne, tek Çin anlayışına ve egemenlik haklarına kesinlikle halel getirmeyecek şekilde, Müslüman Uygur Türklerinin temel hak ve özgürlüklerinin korunması hususunda hassasiyet gösteriyoruz."
Erdoğan’ın “Hedefimiz Şangay İşbirliği Örgütü’ne (ŞİÖ) tam üyelik” açıklamasını değerlendiren Kılıçdaroğlu: "Bizim otoriterliğe özenmememiz gerekiyor. Yerimiz demokrasidir, demokrasiyi savunan uluslararası kurumların yeridir"
Sinan Ülgen, Erdoğan'ın “Hedefimiz Şangay İşbirliği Örgütü’ne tam üyelik” sözlerini değerlendirdi: "Üyelik Çin dahil mevcut üyelerin onayına tabi. Böylesi bir adaylıktan Türkiye'nin Uygur meselesinde Çin'in uygulamalarını eleştirmeyeceği anlamı da çıkar"
İİT ofisinin önüne gitmelerine izin verilmeyen Uygurlar bütün gün BM ofisi yakınlarında hükümet yetkililerine seslerini duyurmak için bekleyişlerini sürdürdü. 23.00 sularında çevik kuvvet ekiplerinin de gelmesi üzerine polisin baskısı sonucu otobüslerine bindirilen Uygurlar, polis araçlarının takibi altında İstanbul’a geri dönüyor.





























