Dünya Uygur Kurultayı (WUC), Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 23 Eylül 2025 tarihinde Ürümçi’ye yaptığı ziyareti “Uygur soykırımı sürerken sahnelenen çirkin bir propaganda gösterisi” olarak nitelendirdi. Şi’nin ziyareti, Pekin’in 70 yıl önce ilan ettiği Sözde “Sincan Uygur Özerk Bölgesi”nin kuruluş yıldönümü kapsamında gerçekleşti.
Çin devlet medyasına göre, Şi Cinping üst düzey yetkililerle birlikte Ürümçi’de organize kalabalıklar tarafından karşılandı; Uygur sanatçılar ve çocuklar ellerinde bayraklarla törene katıldı. WUC ise bu manzarayı “Uygurlar için acı bir hakaret” olarak değerlendirdi. Açıklamada, “Sahte tebessümlerin arkasında toplama kampları, zorla çalıştırma programları, kitlesel gözetim, ailelerin parçalanması ve kültürel yok etme politikaları var” denildi.
Şi Cinping ziyaret sırasında “istikrar, ekonomik büyüme ve etnik uyum” mesajları verdi. Ancak WUC, bu ifadelerin “gözetim ve korku, zorla çalıştırmaya dayalı ekonomik sömürü, zorla evlilikler ve Uygur kimliğinin silinmesi” anlamına geldiğini vurguladı. WUC Başkanı Turgunjan Alawdun, “Bu ziyaret bir kutlama değil, insanlığa karşı işlenen suçların aklanma çabasıdır” dedi.
Ziyaret, Çin Devlet Konseyi’nin 19 Eylül 2025’te yayımladığı yeni “Beyaz Kitap” ile aynı döneme denk geldi. Belgede Pekin’in politikalarının Uygurlara “mutluluk” getirdiği iddia edilirken, Uygur İnsan Hakları Projesi bu açıklamaları “tehlikeli propaganda” olarak nitelendirdi.
WUC açıklamasında, Beyaz Kitap’ın “hukukun üstünlüğü, etnik birlik, kültürel kimlik, refah ve uzun vadeli Parti liderliği” gibi kavramlarla güvenlikçi ve asimilasyoncu politikaları yeniden markalaştırdığına dikkat çekildi. Belgedeki ekonomik büyüme, turizm ve askeri-sivil projeler gibi verilerin de gerçekte Uygur dili ve kültürel haklarının aşındırılması, dinin devlet ideolojisine zorla uyumlandırılması ve yaygın gözetim sistemleriyle mümkün kılındığı belirtildi.
Dünya Uygur Kurultayı, uluslararası toplum, hükümetler ve medyaya çağrıda bulunarak Pekin’in “yanlış anlatılarını” reddetmeye, Çin’i işlediği suçlardan sorumlu tutmaya ve Uygur halkıyla dayanışma göstermeye davet etti. Açıklamada ayrıca, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin 2022 raporu ve diğer BM denetim mekanizmalarının ortaya koyduğu bulguların dikkate alınması gerektiği ifade edildi.





İlk yorum yapan siz olun