İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Uzmanlar Londra’da Çin’in sınır ötesi baskılarını ele aldı

Dünyanın dört bir yanından gelen uzmanlar, Uygur diasporasına odaklanan, Çin’in sınır ötesi baskılarını önlemeye yönelik stratejileri tartışmak üzere Londra’da bir araya geldi.

Sheffield Üniversitesi’nden Dr. David Tobin öncülüğünde 26–27 Haziran 2025 tarihlerinde Londra’da düzenlenen “Sınır Ötesi Baskının Önlenmesi” başlıklı çalıştay, Uluslararası Eleştirel Çin Çalışmaları Ağı (INCCS) tarafından organize edildi. ABD, Avrupa, Avustralya ve Türkiye dâhil olmak üzere birçok ülkeden akademisyenler ve sivil toplum temsilcileri, Çin’in sınır ötesi baskılarını (TNR) önlemeye yönelik stratejileri değerlendirmek üzere buluştu.

Çalıştayda, Dr. David Tobin ile araştırmacı Nyrola Elimä tarafından hazırlanan “Sınır Ötesi Baskının Önlenmesi – Uygur Diasporası Örneği” başlıklı yakında yayımlanacak araştırma raporu da ele alındı. Rapor, Çin Komünist Partisi’nin Uygur diasporası üyeleri ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik tacizlerinin yanı sıra, TNR’nin tanımı ve işleyiş mekanizmalarını inceliyor.

Öne Çıkan Öneriler

Çalıştay kapsamında yapılan oturumlarda, hükümetlere, sivil topluma ve uluslararası aktörlere yönelik kapsamlı öneriler geliştirildi:

  • TNR’nin Tanımı ve Taktiklerine Dair Netlik Sağlanmalı: Gözetim, dijital tehditler, ailelere yönelik baskı ve zorla geri göndermeler gibi uygulamaları içeren TNR’ye dair ortak tanımlar oluşturulmalı ve bu süreçler belgelendirilmelidir.
  • Güvenli, Erişilebilir ve Anonim İhbar Mekanizmaları Geliştirilmeli: Korku nedeniyle ihbarın yetersiz kalmaması için yardım hatları, mobil uygulamalar ve anonim bildirim platformları gibi kanallar hayata geçirilmelidir.
  • Kurumlar Arası ve Uluslararası Koordinasyon Güçlendirilmeli: Etkili önlem mekanizmaları, hükümetler arası işbirliği, ortak veri tabanları ve koordinasyon sistemleriyle sağlanabilir.
  • Güçlü Hukuki Çerçeveler Oluşturulmalı: TNR uygulamaları ulusal yasalarla suç sayılmalı ve devlet destekli insan hakları ihlallerinin sorumluları cezalandırılmalıdır.
  • Eğitim ve Farkındalık Artırılmalı: Diaspora toplulukları ve kamu görevlilerine yönelik farkındalık kampanyaları ve TNR ile nasıl mücadele edileceğini anlatan eğitimler düzenlenmelidir.
  • Araştırma ve Sivil Topluma Mali Destek Sağlanmalı: Mağdur topluluklarla doğrudan çalışan akademik çalışmalar ve taban örgütlenmeleri sürdürülebilir biçimde desteklenmelidir.
  • Mağdur Destek ve Koruması Önceliklendirilmeli: Hükümetler ve STK’lar, travma odaklı bakım, iltica süreçlerinde öncelik ve mağdura yönelik geri bildirim mekanizmaları geliştirmelidir.

“Daha fazla desteğe ihtiyaç var”

İlham Tohti İnisiyatifi’nin kurucu başkanı ve kıdemli insan hakları savunucusu Enver Can, çalıştayın önemine dikkat çekerek Uygur Haber’e şu değerlendirmede bulundu. Can “Çin, insan hakları savunucularına yönelik sınır ötesi baskılarını giderek artırırken, bu baskılara karşı mağdurları savunmayı ve Çin Komünist Partisi’nin Batı demokrasilerine sızma girişimlerini engellemeyi hedefleyen daha fazla sivil toplum inisiyatifi ortaya çıkıyor. Çin’in batıya doğru yayılma ve sızma stratejilerine karşı alınacak önlemlerin bir parçası olarak, taban hareketlerinin daha güçlü biçimde desteklenmesi gerekiyor,” dedi.

Bu yazıyı kopyalayacak veya yeniden yayımlayacaksanız lütfen kaynağını belirtiniz.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir