Fransız futbolcu Kylian Mbappé, Mao Zedong’la ilişkilendirilen bir internet mizahına yönelik sözlerinin Çin’de tepki çekmesinin ardından 27 Ekim’de Çince, Fransızca ve İngilizce özür açıklaması yayımladı. Dongpeng, Mengniu ve Milkground şirketleri futbolcuyla ticari iş birliklerini sonlandırırken, Çin’de La Liga yayınlarına yönelik kısıtlamalar da gündeme geldi.

Tartışmanın merkezindeki videonun gerçekliği bağımsız olarak doğrulanamadı. Ancak sonrasında yaşananlar, Çin’de siyasi açıdan hassas konuların uluslararası spor ve ticaret dünyasında nasıl sonuçlar doğurabildiğini gösterdi.
ELEŞTİRİYE TAHAMMÜLSÜZLÜK, DOĞU TÜRKİSTAN’DA YILLARDIR GÜNDEMDE
ÇKP rejiminin eleştiriye yönelik sert tepkileri, Uygur Türklerinin yıllardır dile getirdiği baskıları yeniden hatırlatıyor. Doğu Türkistan’da kitlesel keyfî gözaltılar, dinî ve kültürel yaşama yönelik kısıtlamalar ve zorla çalıştırma iddiaları uluslararası kuruluşların raporlarına yansıdı.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, 2022 tarihli değerlendirmesinde Doğu Türkistan’daki ciddi insan hakları ihlallerinin insanlığa karşı suç teşkil edebileceği sonucuna vardı.

Mbappé olayı, Doğu Türkistan’daki ihlallerle aynı ölçekte değerlendirilemez. Ancak bir kişinin sözleri nedeniyle ticari ortaklıkların sonlandırılması ve yayınların kısıtlanması, ekonomik baskının nasıl bir araca dönüşebildiğini ortaya koyuyor.
KÂR UĞRUNA HANGİ DEĞERLERDEN VAZGEÇİLİYOR?
Olay, uluslararası şirketlerin ifade özgürlüğü ve insan hakları konusundaki söylemleriyle ticari çıkarları arasındaki çelişkiyi de gündeme taşıdı. Çin pazarındaki ekonomik çıkarlar tehlikeye girdiğinde şirketlerin ne kadar hızlı pozisyon değiştirebildiği görüldü.
Uygurların yıllardır yaşadığı baskılara sessiz kalan uluslararası çevreler, benzer baskı mekanizmaları kendi alanlarına uzandığında mı tepki gösterecek?
Mbappé krizi, bu soruyu bir kez daha gündeme getiriyor.



İlk yorum yapan siz olun