İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Uygur Türklerinden BM’ye tarihi başvuru

Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti (DTSH), Birleşmiş Milletler’e (BM) sunduğu 25 sayfalık dilekçeyle Çin’in bölgedeki varlığının sömürgeci bir işgal olarak tanınmasını resmen talep etti.

Uygur Türkleri, DTSH ve Doğu Türkistan Milli Hareketi aracılığıyla 5 Mayıs 2026 tarihinde BM Dekolonizasyon Özel Komitesi’ne (C-24) numaralı bir dilekçe sundu. Başvuru, Doğu Türkistan’ın resmen “Kendi Kendini Yönetemeyen/İşgal Edilmiş Bölge ” (Non-Self-Governing Territory) olarak kaydedilmesini talep ediyor.

Çin’in işgal ettiğini her yönüyle anlatan, Yeni Hudut, Yeni Toprak anlamlarını taşıyan “Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi” olarak adlandırığı Doğu Türkistan, 1949 yılında Pekin yönetimi tarafından resmen işgal edilmiş bir Türk yurdudur.

“DOĞU TÜRKISTAN HALKI DA AYNI HAKKI RESMEN TALEP EDIYOR”

DTSH başkanı Dr. Mamtimin Ala, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“80’den fazla ulus, BM dekolonizasyon (sömürgecilikten kurtulma) çerçevesi aracılığıyla bağımsızlığını kazandı. Doğu Türkistan halkı artık aynı hakkı resmen talep ediyor. Mücadelemiz sadece bir insan hakları meselesi değil; uluslararası bir bağımsızlık mücadelesidir. Bu tarihi başvuru; Uygur, Kazak, Kırgız ve diğer Türk halklarına yönelik 13. yılına giren soykırımı durdurmakta mevcut insan hakları mekanizmalarının yetersiz kalması üzerine yapıldı. BM’nin 2022 raporundaki ‘insanlığa karşı suç’ tespitlerine, ABD, İngiltere, Hollanda ve Kanada başta olmak üzere Avrupa’daki birçok ülke parlamentosunun ‘soykırım’ kararlarına rağmen; kitlesel toplama kampları ve zorla çalıştırma uygulamaları kesintisiz devam etmektedir. Son olarak Ocak 2026’da BM Özel Raportörleri, devlet eliyle yürütülen zorla çalıştırma transferlerinin uluslararası hukuka göre ‘insanlığa karşı suç kapsamında köleleştirme’ teşkil edebileceği uyarısında bulunmuştur.”

ÇİN’İN İŞGALCİ OLARAK TANINMASI ŞART

25 sayfalık başvuru dosyasında, Çin’in 2026 yılında yürürlüğe koyduğu “Etnik Birliği ve İlerlemeyi Teşvik Yasası”nın, etnik ve kültürel yok etme aracı olarak kullanıldığına dikkat çekiliyor. Dilekçe ile BM Genel Kurulu’ndan şu taleplerde bulunuluyor:
• ÇHC’nin, Doğu Türkistan üzerinde resmen bir “işgalci güç” olarak tanımlanması.
• Doğu Türkistan’ın devredilemez kendi kaderini tayin ve bağımsızlık hakkının teyit edilmesi.
• Tüm devletlerin ve BM kuruluşlarının, Doğu Türkistan halkının haklı bağımsızlık mücadelesine maddi ve manevi yardımda bulunması.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Yorum Yazın