Çin İsrail’e yatırım yasağı getirdiğini açıkladı. Ancak uluslararası insan hakları raporları, Çin’in kamuoyuna yansıttığı bu söylemin perde arkasında bambaşka bir tablo olduğunu ortaya koyuyor.
Çin hükümeti 5 Şubat 2026 tarihinde yaptığı açıklamayla, İsrail’e yönelik yeni yatırımları yasakladığını duyurdu. Pekin yönetimi bu kararı, İsrail’in son dönemdeki politikalarına tepki olarak sundu. Ancak uluslararası insan hakları raporları, Çin’in kamuoyuna yansıttığı bu söylemin perde arkasında bambaşka bir tablo olduğunu ortaya koyuyor.
Rapora göre Çin, Filistin’i desteklediğini iddia ederken, İsrail’in Filistinlilere yönelik baskı ve kontrol mekanizmalarında kullanılan gözetim teknolojilerine fiilen destek vermeye devam ediyor.
DOĞU TÜRKİSTAN’DA DENENDİ, DOĞU KUDÜS’TE DEVREDE
Filistin Dayanışma Eylem Ağı’nın 23 Mart 2024 tarihli raporunda, Uluslararası Af Örgütü’nün “Automated Apartheid (Otomatik Irk Ayrımı)” başlıklı çalışmasına atıf yapıldı. Raporda, Filistinlilerin toplu halde bulunabildiği nadir kamusal alanlardan biri olan Şam Kapısı’nın 7 gün 24 saat akıllı kameralarla izlendiği tespit edildi.

Söz konusu kameraların, Çinli gözetim devi Hikvision tarafından üretildiği ve bu sistemlerin Doğu Türkistan’da Uygur Türkleri üzerinde saha testi yapılan yüz tanıma ve etnik profilleme teknolojilerine sahip olduğu vurgulandı. Aynı teknolojilerin, bugün İsrail’in işgali altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te Filistinlilerin günlük yaşamını denetlemek için kullanıldığı kaydedildi.
ABD KARA LİSTEYE ALDI, İNGİLTERE TEHDİT DEDİ
Raporda Hikvision’un dünyanın en büyük video gözetim ekipmanı üreticilerinden biri olduğu belirtilirken, şirketin uluslararası alandaki konumuna da dikkat çekildi. Buna göre Hikvision:
• Uygur Türklerine yönelik baskı politikalarına teknolojik destek sağladığı gerekçesiyle ABD tarafından kara listeye alındı,
• Birleşik Krallık tarafından ulusal güvenlik tehdidi olarak tanımlandı.
Uluslararası Af Örgütü, Doğu Kudüs’te yüzlerce Hikvision kamerası tespit edildiğini ve bu kameraların başta Şam Kapısı, Müslüman Mahallesi, Ermeni Mahallesi ve Silvan olmak üzere eski şehir ve çevresindeki askeri altyapılara yerleştirildiğini bildirdi.
Rapora göre kameralar, yüz tanıma algoritmaları sayesinde kişilerin kimliğini, yaşını ve etnik kökenini ayırt edebiliyor. Bu teknolojilerin, Uygur Türkleri üzerinde geliştirildiği ve İsrail polisinin sahadaki kontrolünü önemli ölçüde kolaylaştırdığı ifade edildi.

“İNSAN HAKLARINI CİDDİYE ALMIYORLAR”
Gözetim teknolojileri üzerine araştırmalar yapan Internet Protocol Video Market (IPVM) Hükümet Araştırmaları Direktörü Conor Healy, 14 Kasım 2023’te The Guardian’a yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Hikvision’ın Doğu Türkistan’daki Müslümanları gözetleme ve baskı altına alma sürecindeki kritik rolü ve şirketin hesap verebilirlikten kaçması, insan haklarını ciddiye almadığını açıkça gösteriyor.”
YATIRIM YASAĞI VAR, TEKNOLOJİ ORTAKLIĞI SÜRÜYOR
Çin’in bugün İsrail’e yönelik yeni yatırımları yasakladığını açıklamasına rağmen, insan hakları örgütleri bu kararın siyasi bir vitrin hamlesi olduğu görüşünde. Uzmanlara göre Pekin yönetimi, Doğu Türkistan’da geliştirdiği gözetim ve kontrol modelini, İsrail üzerinden Filistin sahasına taşımayı sürdürüyor.




İlk yorum yapan siz olun