İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Uygur şairin soykırım tanıklıkları: “Gece Yarısı Tutuklanmayı Beklemek” kitabı Türkçede

Uygur şairin soykırım tanıklıkları olan “Gece Yarısı Tutuklanmayı Beklemek” kitabı Timaş Yayınları tarafından Türkçeye kazandırıldı. Kitapta soykırım başlangıcındaki korkular, umutsuzluklar, insanların birer birer kayboluşları yalın bir dille aktarılıyor.

Modern Uygur şiirinin en güçlü seslerinden Tahir Hamut İzgil’in çarpıcı tanıklıkları Türkçeye kazandırıldı. Şairin “Gece Yarısı Tutuklanmayı Beklemek – Bir Uygur Şairinin Soykırım Tanıklıkları” adlı eseri, Eylül ayında Timaş Yayınları tarafından yayımlandı. Kitap, Uygurcadan Prof. Dr. Nur Ahmet Kurban tarafından Türkçeye çevrildi.

Çin’in 2017’de Doğu Türkistan’ı devasa bir açık hava hapishanesine çevirdiği dönemde yaşanan kitlesel tutuklamalar, toplama kampları ve “sözde eğitim merkezleri”nin gölgesinde yazılan eser, baskı politikalarının başlamasından hemen önce yurtdışına çıkmayı başaran Tahir Hamut İzgil’in gözünden bir milletin yok edilişini anlatıyor.

İzgil, kitabında gündelik korkuları, umutsuzluğu, insanların birer birer kayboluşunu ve sınırlı direniş yollarını yalın bir dille aktarıyor. Şairin şiirsel duyarlılığıyla kaleme alınan eser, yalnızca Doğu Türkistan’da yaşananları belgelemekle kalmıyor, aynı zamanda güçlü bir edebî yapıt ortaya koyuyor.

Kitap, uluslararası ünlü yayınevlerinde İngilizce olarak yayınlanmasından sonra uluslararası alanda da büyük yankı uyandırdı. 2023 Amerikan Ulusal Kitap Eleştirmenleri Birliği John Leonard Ödülü ve 2024 Moore İnsan Hakları Kitap Ödülü’ne layık görüldü.

“KAÇIŞI OLMAYAN BİR YANGIN YERİ MANZARASI”

Doğu Türkistan’da aslında çok daha önce başlayan ancak 2017 yılında bir fırtınaya dönen toplu tutuklama dalgalarıyla toplama kamplarında kapatılan bazı mağdurlar, gördükleri işkenceleri anlattıkları zaman yalnızca birkaç dakika dinlemeye tahammül edebilmiştim,” diyerek Uygurların yaşadığı faciaların boyutuna dikkat çeken Prof. Dr. Nur Ahmet Kurban, kitap hakkında şu değerlendirmede bulunuyor:

İzgil’in bu eserini okurken tutuklamalara giden süreç ve kampların dışında yaşanan korku dolu bekleyişler, gözümün önünde kaçışı olmayan bir yangın yeri manzarasını canlandırmıştı. Eminim ki eseri okuyan herkes aynı duyguyu yaşayacaktır. Bu açıdan eserin, Doğu Türkistanlıların yürüttüğü bağımsızlık mücadelesinin ne kadar haklı bir mücadele olduğunun ispati niteliğinde olduğuna inanıyorum“.

“KONTROLSÜZ DEVLET GÜCÜNE KARŞI EDEBİ BİR ŞİKAYET”

Eser hakkında yazar ve hukukçu Philippe Sands, kitabı “lirik bir anlatım ve derin bir cesaretle kaleme alınmış, kontrolden çıkmış devlet gücüne karşı yapılan edebî bir şikâyet” sözleriyle değerlendirdi. Pulitzer ödüllü gazeteci Ian Johnson ise eseri “insanı ürperten ve derinden etkileyen, korku romanlarından daha endişe verici tasvirlerle bir diktatörlüğün gerçek hikâyesini anlatan” bir çalışma olarak niteledi.

“Gece Yarısı Tutuklanmayı Beklemek”, yalnızca Doğu Türkistan’da yaşanan soykırımı belgelemekle kalmıyor, aynı zamanda son derece edebî bir duyarlılıkla kaleme alınmış güçlü bir sanat eseri olarak öne çıkıyor. Uluslararası ödüllerle onurlandırılması da kitabın, Uygur soykırımının çok az bilinen ayrıntılarını dünyaya aktarmada ne kadar önemli bir rol oynadığını gösteriyor.

Uygur Haber kaynağını belirtmeyi unutmayın.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir