Gazeteci ve yazar Taha Kılınç’ın Doğu Türkistan’ı gezdikten sonra kaleme aldığı Kayıp Coğrafyanın İzinde: Doğu Türkistan Seyahatnamesi kitabı yayınlandı. “Çalışma, Çin’in propaganda duvarını paramparça eden somut delillerle doludur.”
Gazeteci ve yazar Taha Kılınç’ın, Doğu Türkistan’a yaptığı kapsamlı gezi devamında karşılaştığı zorluklar, bizzat şahit olduğu olaylar ve yaşadığı tecrübeleri kaleme aldığı Kayıp Coğrafyanın İzinde: Doğu Türkistan Seyahatnamesi adlı eser, Ketebe Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Doğu Türkistan’ın hem güncel durumuna hem de tarihsel ve kültürel derinliğine ışık tutan eser, sahadan doğrudan gözlemlerle kaleme alınmış nadir çalışmalardan biri olarak öne çıkıyor.
Yazar, kitabın hazin hatıralarla dolu bir seyahatin notlarından oluştuğunu belirtiyor. Uzun yıllardır konuşulan, dert edilen ve anlaşılmaya çalışılan Doğu Türkistan’da bizzat yaşadıklarını, şahit olduklarını ve bunların kendisine düşündürdüklerini müstakil bir kitap halinde okura sunduğunu ifade ediyor.
Yazar, kitabı kaleme alırken üç temel hedef güttüğünü vurguluyor: İlki, Müslüman Uygurların karşı karşıya olduğu dramı ve gerçekliği anlaşılır bir şekilde aktarmak. İkinci olarak, bugünün tanıklıklarını geleceğe bir kanıt ve kayıt olarak bırakmak. Üçüncü olarak da Doğu Türkistan’ın coğrafi, tarihi ve kültürel yönlerini daha iyi anlaşılır kılmak.
Kılınç, kitabının girişinde, Doğu Türkistan meselesinin Türkiye’de yeterince gündeme gelemediğini de şu sözlerle ifade ediyor:
“Doğu Türkistan meselesi, hem sahadan doğru haber almanın zorlukları hem de Çin’in uyguladığı çok boyutlu dezenformasyon sebebiyle, ülkemizde ne yazık ki hak ettiği ilgiyi göremiyor. ‘Gözden ırak olan gönülden de ırak olur’ misali, kendi yakın çevremizdeki krizlerin gerisinde ve gölgesinde kalan bir dava Doğu Türkistan.”
Kitapla ilgili Uygur Haber’e değerlendirmelerde bulunan araştırmacı Dr. Abdullah Oğuz ise eserin önemini şu ifadelerle dile getirdi:
“Komünist Çin rejiminin 2016’dan bu yana Doğu Türkistan’da işlenen soykırımı örtbas etmek için satın aldığı ya da kontrolündeki ‘gazeteciler’ aracılığıyla sergilediği tiyatral gösteriler ve yalan propagandası artık herkesin malûmudur. Gazeteci-yazar Taha Kılınç ise gazeteci kimliğini gizleyerek Doğu Türkistan’ın neredeyse tüm bölgelerine girip bizzat tanıklık etmiş, geniş kapsamlı fotoğraf ve gözlemlerle gerçekleri kayda geçirmiştir; bu çalışma, Çin’in propaganda duvarını paramparça eden somut delillerle doludur. Kitabın yaygın dağıtımı ve olabildiğince çok kişiye ulaşması hayati önemdedir.”
Kayıp Coğrafyanın İzinde: Doğu Türkistan Seyahatnamesi, yalnızca güncel tanıklıklar sunmakla kalmıyor; aynı zamanda Doğu Türkistan’ın tarihsel derinliği ve kültürel zenginliğini de okura göstererek, meseleyi hem insani hem de kültürel bir perspektifle ele alıyor.
Kitap, Çin’in davetiyle Doğu Türkistan’a gidip Çinli yetkililerin güdümüyle bölgeyi gezdikten sonra rejimin söylemlerini yineleyen ve Uygurlara yönelik soykırımı örtbas etmeye çalışan bazı sözde gazetecilerin gündeme geldiği bir dönemde yayımlandı. Bu yönüyle eser, sahadan elde edilen gerçek gözlemlerle Çin’in propagandalarına güçlü ve ikna edici bir cevap niteliği taşıyor.
Yazarın aktardığına göre, Kayıp Coğrafyanın İzinde: Doğu Türkistan Seyahatnamesi’nin İngilizce başta olmak üzere farklı dillerde yayımlanması için çalışmalar başlatıldı. Böylece kitabın, Doğu Türkistan gerçeğini uluslararası kamuoyuna doğrudan tanıklıklar üzerinden aktararak daha geniş bir kitleye ulaştırması hedefleniyor.
Uygur Haber kaynağını belirtmeyi unutmayın!




İlk yorum yapan siz olun