Uygurlara yönelik hakları savunmak için on yıldır mücadele eden insan hakları avukatı Reyhan Esat, ABD Cumhurbaşkanı Donald Trump’ın 14–15 Mayıs tarihleri arasında Pekin’de gerçekleşecek Xi Jinping zirvesinde kardeşi Ekpar Esat’ın serbest bırakılmasını talep etmesi gerektiğini söyledi. Washington Post’ta bugün yayımlanan bir köşe yazısıyla sesini duyuran Reyhan Esat, bu talebini “hem ahlaki bir zorunluluk hem de diplomatik bir fırsat” olarak nitelendirdi.
Ekber Esat 10 yıldır tutuklu
Uygur girişimci Ekpar Esat, Bagdash Tori adı altında toplumsal ve yereldeki yönetimsel meseleleri gün yüzüne çıkaran ve devlet ile toplum arasında iletişim köprüsü kuran çok yönlü bir internet medyası kurmuştu. Bu platform bölgedeki Uygurların kendi sosyal meselelerini tartışabildiği ve devlete kendi sesini ulaştırabildiği en büyük ve en etkin Medya ağıydı.
Ekpar Esat 2016’da ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı’na katılımı sonrası aynı yılı Nisan ayında Çin tarafında Tutuklandı.
Daha sonra yargılanan Ekpar Esat, “etnik nefret ve etnik ayrımcılığı kışkırtmak” suçlamasıyla 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Uluslararası uzmanlar bu tutukluluğu “keyfi” olarak nitelendirdi, BM de bu yönde bir karar aldı.
Reyhan Esat, Mart 2026’da Associated Press’e yaptığı açıklamada, Trump’ın yaklaşan Çin zirvesinde kardeşinin davasını Xi Jinping’e doğrudan iletmesini umduğunu belirtti. Bu hafta Washington Post’ta kaleme aldığı yazıda ise Trump’ın bu adımı atmaması için hiçbir gerekçenin kalmadığını vurguladı: “Ekpar Esat, serbest bırakılması için Amerikan hükümetinin bizzat davet ettiği bir programın katılımcısıydı. ABD’nin bu davadan sıyrılması söz konusu olamaz.”
ABD Dışişleri Bakanlığı Demokrasi, İnsan Hakları ve Emek Bürosu Müsteşarı Riley Barnes, X hesabından yaptığı paylaşımda “Ekpar Esat’ın Çin hükümeti tarafından tutuklanmasının üzerinden 10 yıl geçti, bir kez daha derhal ve koşulsuz serbest bırakılması çağrısında bulunuyoruz” dedi.
Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Jim Risch ve Chris Coons, Rick Scott, Tim Kaine, Todd Young dahil on ABD’li senatör ortak bir açıklama yayımladı. Senatörler açıklamalarında şunları söyledi:
“On yıl önce Çin hükümeti, Uygur girişimci Ekpar Esat’ı keyfi olarak tutukladı. Son on yılda yıllarca hücre hapsine maruz kalan Ekpar, suç işlemeksizin 15 yıl hapis cezasına çarptırılmış olarak sevdiklerinden uzakta tutulmaya devam ediyor. Adil bir yargılama yapılmaksızın verilen bu cezayı en güçlü ifadelerle kınıyoruz ve derhal ve koşulsuz serbest bırakılması çağrısında bulunuyoruz.”
Senatörler aynı açıklamada Ekpar Esat davasını Çin’in Xinjiang’daki sistematik politikalarıyla ilişkilendirdi. “Ekpar, ne yazık ki Çin hükümetinin Uygurlar ve diğer etnik ve dini azınlıklara yönelik kapsamlı soykırım kampanyasının yalnızca bir örneğidir. 2017’den bu yana Çin hükümeti bir milyondan fazla Uyguru gözaltına aldı; sansür, zorla çalıştırma, din özgürlüğüne ağır kısıtlamalar, zorla kısırlaştırma ve zorla kürtaj uygulamalarından oluşan otoriter bir sistem kurdu” dediler.
Trump ile Xi’nin 14–15 Mayıs’ta Pekin’de bir araya gelmesi planlanıyor. ABD’li yetkililer zirvede ticaret ilişkilerinin gündemin başına oturmasını öngörse de pek çok insan hakları kuruluşu ve Kongre üyesi, siyasi tutukluların serbest bırakılmasının da masaya yatırılması gerektiğinde ısrarcı.
Reyhan Esat: “Umudu Kaybetmedim”
Reyhan Esat, Amnesty International için kaleme aldığı yazıda “On yıl acı, belirsizlik ve özlem dolu geçti. Ama bu kadar uzun süren bir haksızlığın sonsuza kadar süremeyeceğine inancım tam” dedi.
Reyhan Esat ile yaptığımız röportaj sırasında Reyhan hanım insan hakları ilkesinin ABD dış politikasındaki önemi hakkında şöyle diyor:
“Başkan Ronald Reagan bir keresinde şöyle demişti: ‘Bu ulus, insan onuru için çabalayan herkes için bir umut ışığı olmayı sürdürmelidir ve sürdürecektir.’ Bu sözler bugün de geçerliliğini koruyor. İnsan hakları, ABD dış politikasının merkezinde yer almaya devam etmelidir. Başkan Trump Çin’i ziyaret ettiğinde, siyasi mahkumların durumlarını gündeme getirmeli ve Amerika’nın insan onuruna olan bağlılığının pazarlık konusu olmadığını açıkça belirtmelidir.”
Trump-Xi zirvesine sayılı günler kala Reyhan Esat’ın çağrısı, Washington’da giderek daha güçlü yankı buluyor. Kardeşi Ekpar ise Uygur bölgesindeki bir cezaevinde hücre hapsinde beklemeye devam ediyor.





İlk yorum yapan siz olun