İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Mao’nun arşivdeki sözleri, Çin’in Uygur tarih anlatısıyla çelişiyor

Çin Komünist Partisinin (ÇKP) kurucu lideri Mao Zedong’un, 1960 yılında Arnavut komünistlerle yaptığı görüşmede Uygur Türkleri ile Türkiye Türklerinin aynı milliyetten olduğunu söylediği kaydedildi. Arnavutluk Devlet Arşivleri’nde muhafaza edilen görüşme tutanağında Mao’nun, Türklerin tarihî hareketleri ve Han Çinlilerinin kökenleri hakkında da dikkat çekici değerlendirmelerde bulunduğu görülüyor.

Prof. Dr. Mehmet Akif Okur’un X hesabında paylaştığı belge, Çin yönetiminin Uygur Türklerinin tarihî kökenlerine ilişkin günümüzdeki resmî yaklaşımıyla karşılaştırıldığında önem kazanıyor.

MAO, UYGUR LİDER SEYFEDDİN AZİZİ’DEN SÖZ EDİYOR

7 Haziran 1960 tarihli görüşme tutanağına göre Mao Zedong, Türkiye’nin geçmişteki gücünden söz ederken Türklerle Uygur lider Seyfeddin Azizi arasında milliyet bağı kuruyor.

Mao’ya atfedilen sözlerde, Türklerin geçmişte bugünkü Çin topraklarından batıya doğru hareket ettiği ve geride kalan topluluklardan birini Seyfeddin Azizi’nin temsil ettiği ifade ediliyor.

Tutanakta Mao’nun şu sözleri yer alıyor:

“Onlar Doğu’dan geldiler ve Yoldaş Seyfeddin ile aynı milliyettendirler.”

Mao, konuşmasının devamında Türklerin 7, 8 ve 9. yüzyıllar civarında bugünkü Çin topraklarından sürüldüğünü ileri sürüyor. Ardından, bölgede kalan boylardan birinin Seyfeddin Azizi tarafından temsil edildiğini belirtiyor.

Belge, Mao’nun Uygur Türkleri ile Türkiye Türkleri arasında ortak bir milliyet bağı kurduğunu göstermesi bakımından dikkat çekiyor.

ÇİN’İN 2019 TARİHLİ BEYAZ KİTABI NE DİYOR?

Mao’nun sözlerini güncel kılan temel unsur, Çin yönetiminin Uygur Türklerinin tarihine ilişkin resmî anlatısıyla ortaya çıkan farklılık.

Çin Devlet Konseyi Enformasyon Ofisi, Temmuz 2019’da “Sincan’a İlişkin Tarihî Meseleler” başlıklı bir beyaz kitap yayımladı. Belgenin dördüncü bölümünde Uygurların başlıca atalarının Sui ve Tang hanedanları döneminde Moğol Platosu’nda yaşayan eski Uygur toplulukları olduğu savunuluyor.

Beyaz kitapta ayrıca batıya göç eden Türk topluluklarının Anadolu’ya ulaşarak yerel halklarla kaynaştığı, ancak günümüz Uygurlarının Türklerin torunları olmadığı ileri sürülüyor.

Pekin yönetiminin bu yaklaşımı, Uygur Türklerinin tarihî ve etnik kimliğini Türk dünyasıyla ilişkilendiren görüşlerden açıkça ayrılıyor.

Mao’ya atfedilen 1960 tarihli ifadeler ile Çin yönetiminin 2019 tarihli beyaz kitabı arasındaki fark, Pekin’in Uygur tarihine ilişkin resmî anlatısının tarihsel belgeler ışığında yeniden incelenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

MAO, HAN ÇİNLİLERİNİN KÖKENLERİNE DE DEĞİNDİ

Görüşme tutanağında Mao’nun değerlendirmeleri yalnızca Türkler ve Uygur Türkleriyle sınırlı kalmıyor.

Mao, Han Çinlilerinin kan bakımından saf bir topluluk olmadığını, farklı küçük boyların kaynaşmasıyla oluştuğunu söylüyor. Guangdong bölgesinin nüfus yapısına ve burada konuşulan farklı lehçelere de değiniyor.

Tutanakta Mao’nun şu ifadeleri yer alıyor:

“Han milliyeti kan bakımından saf değildir; çeşitli küçük boyların kaynaşmasından oluşur.”

Mao’nun bu sözleri, Çin toplumunun etnik oluşumuna ilişkin kendi değerlendirmesini yansıtıyor. Ancak bu ifadeler, tek başına Han Çinlilerinin tarihsel kökenleri hakkında bilimsel bir sonuca ulaşmak için yeterli değil.

BELGE NEREDE MUHAFAZA EDİLİYOR?

Söz konusu görüşmenin arşiv künyesi, Arnavutluk’un başkenti Tiran’daki Merkez Devlet Arşivleri’ne işaret ediyor.

Belge, Çin Komünist Partisi ile ilişkiler dosyasında şu bilgilerle kayıtlı:

  • Arşiv: Arkivi Qendror Shtetëror, Tiran, Arnavutluk
  • Fon: 14/AP
  • Dosya yılı: 1960
  • Dosya: 3
  • Varaklar: 1-9
  • Görüşme tarihi: 7 Haziran 1960

Görüşmenin İngilizce kaydı ve arşiv künyesi, Wilson Center’ın dijital arşiv koleksiyonunda da yer alıyor. Kayıt, Mao Zedong’un Arnavut heyetinden Lira Belishova, Haxhi Lleshi ve Vasil Nathanaili ile yaptığı görüşmeyi kapsıyor.

Arşiv belgesinin ortaya koyduğu husus, Mao’nun 1960 yılında Uygur lider Seyfeddin Azizi ile Türkiye Türkleri arasında ortak bir milliyet bağı kurmuş olmasıdır. Bununla birlikte, tutanakta yer alan tarihsel değerlendirmeler ile bilimsel araştırmaların sonuçları birbirinden ayrılmalı; belgenin içeriği, dönemin siyasi koşulları ve tarihsel kaynaklar birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynaklar: Arnavutluk Merkez Devlet Arşivleri, Fon 14/AP, 1960, Dosya 3, Varak 1-9; Wilson Center Dijital Arşivi; Çin Devlet Konseyi Enformasyon Ofisi, Temmuz 2019 tarihli Historical Matters Concerning Xinjiang beyaz kitabı.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Yorum Yazın