Türkiye’nin en kadim arkeolojik miras alanlarından biri olan Şanlıurfa’daki kazı çalışmalarına yönelik yeni gelişme, kamuoyunda tartışma yarattı. Kültür ve Turizm Bakanlığının yürüttüğü “Taş Tepeler Projesi” kapsamında Çinli arkeologların Yoğunburç’ta kazı yapmasına izin verilmesi, “Türk tarihinin yabancı ellere teslim edildiği” eleştirilerine neden oldu.
TÜRK TARİHİNE YABANCI ELLER Mİ YÖN VERECEK?
Karaköprü ilçesinde yer alan Yoğunburç’ta başlatılan kazı çalışmaları, Çin Devlet Kültürel Miras İdaresi’ne bağlı bir ekip tarafından yürütülüyor. Prof. Dr. Gan Caichao başkanlığındaki ekipte 7 Çinli arkeoloğun yer alması dikkat çekti. Toplam 22 kişilik ekip, yaklaşık 12 bin yıllık geçmişe sahip olduğu değerlendirilen Neolitik kalıntıları gün yüzüne çıkarmayı hedefliyor.
Ancak bu durum, Türkiye’nin tarihsel mirasının araştırılması sürecinde yabancı devletlerin etkin rol alması tartışmasını da beraberinde getirdi.
“TAŞ TEPELER” PROJESİ TARTIŞMA KONUSU OLDU
Göbeklitepe ve Karahantepe gibi insanlık tarihini yeniden yazdıran merkezleri kapsayan Taş Tepeler Projesi, bugüne kadar Türkiye’nin bilimsel prestij projelerinden biri olarak gösteriliyordu. Ancak Yoğunburç kazısında Çinli ekiplerin aktif rol üstlenmesi, projenin yönü hakkında soru işaretleri doğurdu.
Uzmanlar, bu tür stratejik arkeolojik alanların yalnızca bilimsel değil aynı zamanda kültürel ve jeopolitik anlamlar taşıdığına dikkat çekerek, “Bu alanlar sadece kazı sahası değil, aynı zamanda kimlik ve tarih inşasının merkezidir” değerlendirmesinde bulunuyor.
DOĞU TÜRKİSTAN GERÇEĞİ GÖLGE Mİ DÜŞÜRÜYOR?
Çin’in Doğu Türkistan’daki politikaları uluslararası kamuoyunda yoğun eleştirilere konu olurken, aynı ülkenin Türkiye’de Türk tarihine yön veren arkeolojik çalışmalarda aktif rol alması çelişki olarak değerlendiriliyor.
Eleştirilerde, “İşgal ettiği Doğu Türkistan’da Türk kimliğini inkâr eden ve soykırım uygulayan bir yönetimin, Anadolu’daki Türk tarihini araştırması ne kadar sağlıklı?” sorusu öne çıkıyor.
BULGULAR MI, ALGI OPERASYONU MU?
Kazı çalışmalarında boncuk, çakmak taşı ve hayvan kalıntıları gibi bulgular elde edildiği belirtilirken, bu verilerin nasıl yorumlanacağı da ayrı bir tartışma konusu haline geldi. Tarih yazımının yalnızca bulgularla değil, bu bulguların nasıl yorumlandığıyla şekillendiğine dikkat çeken uzmanlar, “Bilimsel faaliyet adı altında algı oluşturulabilir” uyarısında bulunuyor.
KAMUOYU ŞEFFAFLIK BEKLİYOR
Tartışmaların odağında ise Kültür ve Turizm Bakanlığı yer alıyor. Projenin hangi kriterlere göre uluslararası işbirliğine açıldığı, Çinli ekiplerin hangi yetkilerle çalıştığı ve elde edilen verilerin nasıl denetleneceği soruları henüz netlik kazanmış değil.
Kamuoyu, Türkiye’nin tarihsel mirasının korunması ve yorumlanması sürecinde daha şeffaf ve milli bir yaklaşım talep ediyor.
Türkiye’nin 12 bin yıllık hafızası kazılırken, asıl soru giderek daha yüksek sesle soruluyor: Bu kazılar sadece toprağı mı açıyor, yoksa tarihin yönünü de mi değiştiriyor?



İlk yorum yapan siz olun