Kazakistan’da, “Nagyz Atajurt Gönüllüleri” adlı Kazak savunuculuk grubunun başkanı Bekzat Maksutkhan ve aralarında 18 kişinin daha bulunduğu sanıklar hakkında “Çin halkına karşı ulusal (ya da etnik) düşmanlığı körüklemek” iddiasıyla dava açılması, Kazak yargısının bağımsızlığına ilişkin endişeleri artırdı.
“Bitter Winter” sitesinde yayımlanan değerlendirmede, Doğu Türkistan ve Uygurlar üzerine çalışan antropolog Rune Steenberg, soruşturma ve iddiaların niteliğinin, Çin makamlarının Kazakistan’ın hukuk mekanizmasını siyasi amaçlarla kullanabileceği şüphesini güçlendirdiğini belirtti. Steenberg’e göre bu tür davalar, eleştirmenleri susturmanın yanı sıra Çin’in Xinjiang bölgesinden(Doğu Türkistan) gelen Kazaklara yönelik baskının sınır ötesine taşınması riskini de gündeme getiriyor.
Steenberg, “Bir topluluğa karşı nefreti kışkırtma” veya “bir halkın onurunu hedef alma” suçlamasının hukuken geçerli sayılabilmesi için, hedefin bir hükümet ya da belirli bir siyasetçi değil, doğrudan “o halk” olması gerektiğini vurguladı. Bu nedenle delillerin, Çin hükümeti veya politikalarına yönelik eleştirinin ötesinde, Çinlilere bir halk olarak yönelen açık hakaret ya da nefret ifadesi içerdiğinin net biçimde ortaya konulması gerektiğini ifade etti.
Haberde, iddianamede örnek gösterilen ifadelerin büyük bölümünün, 2025 yılı içinde Çin makamlarınca hapsedildiği belirtilen Kazakistan vatandaşı Alimnur Turganbay’a ilişkin protesto ve toplantılarla bağlantılı olduğu aktarıldı. Buna göre grubun eylemlerinde öne çıkan tema, söz konusu kişinin tutuklanmasına karşı çıkılması ve serbest bırakılması çağrıları oldu.
Değerlendirmede ayrıca, paylaşılan ifadelerin herhangi bir ulusal veya etnik gruba karşı düşmanlığı körükleme ya da Çin vatandaşlarının “ulusal onur ve haysiyetini” hedef alma kapsamına girmediği savunuldu. Aksine, keyfi gözaltı iddialarına karşı çıkıldığı, hukuka uygunluk ve insan hakları vurgusuyla serbest bırakma talebinin dile getirildiği kaydedildi.
Kaynak: IANS, Bitter Winter



İlk yorum yapan siz olun