İnsan Hakları İzleme Örgütü , Kanada Başbakanı Mark Carney’nin 13–17 Ocak 2026 tarihlerinde Çin’e yapacağı ziyaret öncesi Ottawa’ya güçlü bir mesaj verdi: Görüşmelerin merkezinde insan hakları olmalı. Ziyaret, bir Kanada başbakanının Çin’e sekiz yılı aşkın süredir yaptığı ilk resmi temas olması nedeniyle dikkat çekiyor.
Uygurlar ve diğer Türk Müslüman topluluklar adına konuşan hak savunucuları, Pekin’in Doğu Türkistan’da yürüttüğü politikaların yalnızca Çin sınırları içinde kalmadığını, küresel tedarik zincirlerine ve diğer ülkelerin iç düzenine kadar uzandığını vurguluyor. HRW’ye göre Çin yönetiminin artan baskısı, Kanada’nın değerlerini ve çıkarlarını da doğrudan etkiliyor.
Kanada-Çin ilişkileri son yıllarda ciddi gerilimler yaşadı. HRW, 2018–2021 döneminde iki Kanadalının Çin tarafından hukuka aykırı biçimde alıkonulmasını, Pekin’in dış politikada baskı aracı kullandığının somut örneği olarak hatırlatıyor.
Kanada hükümeti ise ziyaretin amacını ekonomik dayanıklılığı artırmak ve ABD’ye bağımlılığı azaltmak olarak tanımlıyor; ticaret, enerji, tarım ve uluslararası güvenlik başlıklarında “etkileşimi yükseltme” hedefinden söz ediyor. HRW Asya Direktör Yardımcısı Maya Wang, Carney’nin “Çin hükümetinin derinleşen baskısının sadece Çin’deki insanların haklarını değil, giderek Kanada’nın temel çıkar ve değerlerini de tehdit ettiğini” kabul etmesi gerektiğini belirtiyor.
Uygurlar açısından en kritik başlıklardan biri, zorla çalıştırma iddialarıyla bağlantılı ürünlerin uluslararası piyasaya girişi. HRW, Doğu Türkistan ile bağlantılı bazı firmaların Kanada’ya ürün sevk ettiğine dair bulgulara işaret ederken, Kanada hukukunun da tamamen ya da kısmen zorla çalıştırma ile üretilen malların ithalatını yasakladığını hatırlatıyor. Birleşmiş Milletler ve çeşitli hak örgütleri, yıllardır Doğu Türkistan’daki uygulamalara ilişkin “insanlığa karşı suç” değerlendirmeleri içeren raporlar yayımlıyor.
Kaynak: Jurist News



İlk yorum yapan siz olun