İstanbul’da yaşayan iki çocuk annesi Uygur Türkü kadın, 21 Mayıs 2026 tarihinde yaptığı insani ikamet izni uzatma başvurusunun reddedilmesinin ardından, herhangi bir resmi gerekçe açıklanmadan Kumkapı Geri Gönderme Merkezi’ne sevk edildi.
Edinilen bilgilere göre, söz konusu Migrigül Tayurak hakkında kamuoyuna yansımış bir suçlama bulunmuyor. Ancak buna rağmen alınan idari karar, hem hukuki şeffaflık hem de insan hakları açısından tartışmaları beraberinde getirdi.
ÇOCUKLAR AYRILIK RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA
Tayurak’ın geri gönderme merkezine alınmasıyla birlikte, iki çocuğun annelerinden koparılma ihtimali doğdu. Uzmanlara göre bu tür durumlar, özellikle çocukların psikolojik gelişimi açısından ciddi riskler barındırıyor.
Ailenin hukuki süreciyle ilgili net bir açıklama yapılmazken, kamuoyunda “idari gözetim” kararlarının keyfiliği ve denetimi yeniden tartışma konusu oldu.
HUKUKİ BELİRSİZLİK VE ŞEFFAFLIK TARTIŞMASI
Türkiye’de yabancılar hakkında alınan idari gözetim kararları, genellikle sınır dışı işlemleri kapsamında uygulanıyor. Ancak bu tür uygulamalarda, ilgili kişiye yöneltilen suçlama ya da gerekçenin açıkça belirtilmesi bekleniyor.
Bu olayda ise herhangi bir resmi suçlama veya detaylı gerekçe paylaşılmaması, sürecin şeffaflığına yönelik soru işaretlerini artırdı.
UYGUR TÜRKLERİNE YÖNELİK ENDİŞELER ARTIYOR
Son yıllarda Türkiye’de yaşayan Uygur Türklerine yönelik uygulamalar, uluslararası insan hakları örgütlerinin de dikkatini çekiyor. Human Rights Watch tarafından yayımlanan bir raporda, 2018–2025 yılları arasında Türkiye’de geri gönderme merkezlerinde tutulan çok sayıda Uygur vakasının belgelendiği ifade ediliyor.
Raporda ayrıca bazı kişilerin “gönüllü geri dönüş” belgelerini imzalamaya zorlandığı ve bu durumun hukuki açıdan tartışmalı olduğu belirtiliyor.
İki çocuk annesi Tayurak’ın gerekçesiz şekilde geri gönderme merkezine alınması, sadece bireysel bir vaka olarak değil, daha geniş bir hukuki ve insani sorunun parçası olarak değerlendiriliyor.
Sessiz ilerleyen bu süreç, en çok da kapının ardında bekleyen çocukların hayatında derin izler bırakma potansiyeli taşıyor.



İlk yorum yapan siz olun