İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Eski Çin polisi konuştu: Sistem sürüyor, yöntem değişti

Çin Komünist Partisi’ne bağlı güvenlik birimlerinde yaklaşık on yıl görev yapan Zhang Yabo’nun ifadeleri, Doğu Türkistan’daki baskı politikalarının sona ermediğini, aksine biçim değiştirerek sürdüğünü gözler önüne serdi. 2025 yılında Almanya’ya kaçarak sığınma talebinde bulunan Zhang, Münih’te Dünya Uygur Kongresi yetkilileriyle temas kurduktan sonra yaşadıklarını uluslararası araştırmacılarla paylaştı.

TANIKLIK: SİSTEMİN İÇİNDEN GELEN İTİRAF

2006 yılında Doğu Türkistan’a yerleşen Zhang, önce öğretmenlik yaptı, ardından 2014’te polis teşkilatına katıldı. 2014–2016 yılları arasında nezarethane görevlisi olarak çalıştığı dönemde, gözaltındaki Uygur Türklerine yönelik sistematik işkencelere doğrudan tanık olduğunu belirtti.

Anlattıklarına göre gözaltı merkezlerinde şiddet sıradan bir uygulamaydı. Tutukluların düzenli olarak darp edildiği, bazılarının saatlerce tavana asıldığı ve işkencenin bir “disiplin yöntemi” olarak benimsendiği ifade edildi.

İŞKENCE VE ÖLÜMLER: “ÇIĞLIKLAR HALA AKLIMDA”

Zhang’ın en sarsıcı ifadelerinden biri, bir tutuklunun işkence sonucu hayatını kaybetmesine tanıklık etmesi oldu. Genç bir Uygur’un ağır darp sonucu öldüğünü belirten Zhang, bu anın etkisini “Onun çığlıklarını hâlâ duyuyorum” sözleriyle dile getirdi.

Ayrıca sorgu sırasında cinsel saldırı vakalarının yaşandığını, kötü muamele nedeniyle birçok tutuklunun hayatını kaybettiğini iddia etti.

KEYFİ GÖZALTILAR: SUÇ YOK, ŞÜPHE YETER

Zhang’a göre gözaltı gerekçeleri çoğu zaman sıradan davranışlara dayanıyordu. Şarkı söylemek, dua etmek ya da kültürel bir ifade bile tutuklama sebebi sayılabiliyordu.

Bu durum, bölgede hukuki bir çerçeveden ziyade keyfi bir kontrol mekanizmasının işlediğine işaret ediyor.

2023 SONRASI: GİZLİ AMA SÜREKLİ BASKI

Zhang’ın aktardığına göre, 2021 sonrasında Çin yönetimi yöntem değişikliğine gitti. Kitlesel ve açık gözaltılar yerini daha düşük profilli ama sürekli baskıya bıraktı.

2023 itibarıyla yerel yetkililere yeni gözaltı kotaları verildi. Ancak bu kez yöntem farklıydı: kısa süreli fakat tekrarlayan gözaltılarla toplum üzerinde kalıcı bir baskı oluşturulması hedeflendi.

YENİ DÖNEMİN “SUÇLARI”

Yeni dönemde gözaltı gerekçeleri daha da genişletildi. Zhang’ın ifadelerine göre şu eylemler dahi gözaltı sebebi sayılabiliyor:

  • Resmi törenlere katılmamak
  • Zorunlu çalışmaya karşı çıkmak
  • Evde spor ekipmanı bulundurmak

Bu uygulamalar, gündelik hayatın dahi denetim altına alındığını gösteriyor.

DIŞARIYA “NORMAL”, İÇERİDE BASKI

Tüm bu iddialara rağmen Çin yönetiminin uluslararası kamuoyuna farklı bir tablo sunduğu belirtiliyor. Özellikle yabancı yatırımcılar ve iş insanlarına yönelik olarak bölgenin “istikrarlı ve sorunsuz” olduğu yönünde bir imaj çizilmeye devam ediyor.

SONUÇ: GÖRÜNMEZLEŞEN BİR SİSTEM

Zhang Yabo’nun tanıklığı, Doğu Türkistan’daki politikaların sona ermediğini, yalnızca daha az görünür hale geldiğini ortaya koyuyor. Açık kampların yerini daha parçalı ve süreklilik arz eden bir kontrol sistemi alırken, bölgedeki baskının biçim değiştirerek sürdüğü iddia ediliyor.

Bu anlatım, sis perdesi aralanınca görünen manzarayı hatırlatıyor: sahne değişmiş olabilir, fakat oyun hâlâ devam ediyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Yorum Yazın