Dünya Uygur Kurultayı (DUK), ABD Başkanı Donald Trump’a, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Washington ziyareti sırasında işgal altındaki Türk yurdu Doğu Türkistan’da yaşanan insan hakları ihlalleri ve soykırım iddialarını gündeme taşıma çağrısında bulundu.
DUK tarafından yapılan açıklamada, Uygur meselesinin ABD–Çin ilişkilerinde ikincil bir başlık değil, merkezi bir konu olması gerektiği vurgulandı. Açıklamada, Pekin yönetiminin politikalarına karşı uluslararası düzeyde hesap verebilirlik talep edildi.
ABD KONGRESİNDEN ORTAK ÇAĞRI
23 Eylül’de aralarında çok sayıda Temsilciler Meclisi üyesinin bulunduğu 37 Kongre üyesi de Trump’a benzer bir çağrıda bulundu. Kongre üyeleri, Çin’in yürürlüğe koyduğu “Etnik Birlik ve İlerleme Yasası”nın başta Uygurlar olmak üzere Tibetliler ve diğer topluluklar üzerinde asimilasyon baskısını artıracağına dikkat çekti. Ayrıca Çin’in sınır ötesinde muhalifleri hedef alan uygulamalarına da işaret edildi.
ZİBA MURAT’TAN ÇAĞRI
ABD vatandaşı Uygur aktivist Ziba Murat, zirve sırasında yaptığı açıklamada annesi Dr. Gulşen Abbas’ın durumunu gündeme getirdi.
2018 yılında gözaltına alınan ve daha sonra 20 yıl hapis cezasına çarptırıldığı açıklanan Abbas’ın serbest bırakılması için Trump’a çağrıda bulunan Murat, Çin’in keyfi tutuklama uygulamalarına dikkat çekti.
Aynı gün Washington’da Beyaz Saray önünde toplanan Uygurlar, Tibetliler ve diğer gruplar, Şi’nin ziyaretini protesto ederek Çin’in insan hakları ihlallerine son verilmesini talep etti.
UYGUR HEYETİ BM’DE
22 Eylül’de Uygur temsilciler, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin 63. oturumuna katılarak uluslararası topluma çağrıda bulundu.
Toplantıda, Uygurların maruz kaldığı baskılar, mülteci durumundaki Uygurların karşı karşıya olduğu riskler ve uluslararası hesap verebilirliğin gerekliliği gündeme taşındı.
Avrupa Birliği ve bazı Avrupa ülkeleri de Çin’deki insan hakları ihlallerine dikkat çekerek Birleşmiş Milletler’in 2022 tarihli raporundaki tavsiyelerin uygulanmasını istedi.
ZORLA ÇALIŞTIRMA GÜNDEMDE
DUK ve UZDM tarafından düzenlenen bir panelde, Uygurların zorla çalıştırılması meselesi küresel tedarik zincirleri bağlamında ele alındı.
Uzmanlar, şirketlerin tedarik zincirlerinde zorla çalıştırma bağlantılarını tespit etme ve önleme sorumluluğuna dikkat çekti. Sivil toplum kuruluşlarının bu süreçte oynayabileceği rolün de altı çizildi.
BM’DEN SINIR ÖTESİ BASKI UYARISI
23 Eylül’de 130’dan fazla Birleşmiş Milletler insan hakları uzmanı, sınır ötesi baskı uygulamalarına ilişkin dikkat çekici bir çağrı yayımladı.
Açıklamada, diasporadaki aktivistleri hedef alan keyfi gözaltı, seyahat yasağı, aile bireyleri üzerinden baskı ve dijital gözetim gibi yöntemlerin giderek yaygınlaştığı belirtildi.
Uzmanlar, devletlere ve uluslararası kuruluşlara daha güçlü koruma mekanizmaları oluşturma çağrısında bulundu.



İlk yorum yapan siz olun