İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

DUK 9 Aralık Uygur Soykırımını Tanıma Günü’nü Andı

Dünya Uygur Kurultayı, 9 Aralık Uygur Soykırımını Tanıma Günü ve 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde, Çin’in Doğu Türkistan’da sürdürdüğü soykırım politikalarına karşı harekete geçme çağrısında bulundu.

Dünya Uygur Kurultayı (DUK) bu hafta yayımladığı basın açıklamasıyla iki önemli tarihi andı: Uygur Mahkemesi’nin tarihi kararının dördüncü yıldönümüne denk gelen 9 Aralık Uygur Soykırımını Tanıma Günü ve insanlık onurunu ve özgürlükleri savunma sorumluluğunu hatırlatan 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü.

9 Aralık, Uygur Mahkemesi’nin 2021’de açıkladığı nihai karara dayanıyor. Haziran 2020’de DUK’un talebiyle kurulan ve ünlü hukukçu Sir Geoffrey Nice’ın başkanlık ettiği bağımsız heyet; hukukçular, akademisyenler ve sivil toplum temsilcilerinden oluştu. Mahkeme, tanık ifadeleri ve uzman raporlarının kapsamlı incelemesi sonucunda Çin Halk Cumhuriyeti’nin Uygurlara ve diğer Türk halklarına karşı soykırım ve insanlığa karşı suçlar işlediği sonucuna ulaştı.

DUK Başkanı Turgunjan Alawdun, Mahkeme kararının öneminin sürdüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:

“9 Aralık bize soykırımın tarih kitaplarına ait bir kavram olmadığını hatırlatıyor. Uygurlar için bu acı günlük bir gerçekliktir. Eğer bir halka karşı işlenen soykırım devam ederse, er ya da geç diğer toplulukları da tehdit eder.”

Karardan bu yana en az on ülkenin parlamentosu Çin’in uygulamalarını resmen soykırım olarak tanıdı. Ancak DUK, sembolik açıklamaların yeterli olmadığına dikkat çekiyor. Çin’in küresel kurumlar üzerindeki etkisini artırması ve demokratik ülkelere kadar uzanan sınır ötesi baskı uygulamaları, Uygur soykırımıyla mücadelenin küresel güvenlik ve uluslararası hukuk düzeni açısından zorunlu hale geldiğini gösteriyor.

Pekin yönetimi “eğitim kamplarının” kapatıldığını iddia etse de, toplu tutuklamalar farklı biçimlerde devam ediyor. Eski tutuklular uzun süreli hapis cezalarına çarptırılıyor veya zorla çalıştırma programlarına sevk ediliyor. Serbest bırakılanların büyük bölümü ise hayat boyu süren ağır gözetim altında tutuluyor. Aileler parçalanmış durumda ve çocuklar devlet yurtlarına zorla yerleştiriliyor.

İşkence, cinsel şiddet, aç bırakma, zorla çalıştırma, zorunlu doğum kontrolü, dini ve kültürel alanların yok edilmesi ve yaygın gözetim gibi insan hakları ihlalleri Doğu Türkistan’da sistematik bir şekilde devam ediyor.

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü vesilesiyle DUK, hükümetlere Çin ile diplomatik ilişkilerde Uygur soykırımının öncelik haline getirilmesi çağrısını yineledi ve aşağıdaki adımların atılmasını talep etti:

  • Tüm kampların ve gözaltı merkezlerinin kapatılması, tüm tutukluların serbest bırakılması
  • Zorla çalıştırma, zorla evlendirme ve zorunlu doğum kontrolü uygulamalarının durdurulması
  • Dini ve kültürel mirasın yok edilmesinin engellenmesi
  • Sınır ötesi baskının önlenmesine yönelik uluslararası mekanizmaların güçlendirilmesi
  • Uygur mülteci ve sığınmacıların korunması

DUK, Uygurların haklarının korunmasının; evrensel insan haklarını ve uluslararası adalet ilkesini savunmaya yönelik küresel iradenin en önemli sınavı olduğunu vurguladı.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir