Türkiye’de yaşayan Doğu Türkistanlı Güzelnur Kamil’in Radio Free Asia Uygur Servisi’ne verdiği bilgiye göre, 4 Temmuz 2026 tarihinde Ürümçi’de yaşayan annesi Bahargül Tohti ile kız kardeşleri Gülcennet Kamil ve Gülzeper Hekim Çin polisi tarafından gözaltına alındı.
Polisin, aileyi hedef almasına gerekçe olarak Türkiye ile yürütülen ticari faaliyetleri gösterdiği belirtildi. Soruşturma kapsamında özellikle Türkiye’ye gönderilen mallar mercek altına alındı.
SORGULAR, DNA ÖRNEKLERİ VE ANİ KAYBOLUŞ
Güzelnur Kamil’in aktardığına göre süreç 1 Temmuz’da başladı. Anne ve iki kız kardeş defalarca sorguya çağrıldı. 4 Temmuz’da ise polis tarafından “nazik bir çağrı” ile karakola davet edildiler.

Kamil, yaşananları şöyle anlattı:
“Kan örneklerini aldılar, fotoğraflarını çektiler, her açıdan kayıt yaptılar. Sonra hiçbir açıklama yapmadan alıp götürdüler.”
Üç kişinin, Ürümç, Tanrıdağ Bölgesi’ne bağlı Nanjiao Polis Karakolu tarafından götürüldüğü ancak nereye nakledildiklerinin açıklanmadığı ifade edildi.
ENGELLİ KARDEŞİ DE GÖZALTINDA
Gözaltına alınan Gülcennet Kamil’in daha önce 2017 sonrası üç yıl toplama kampında tutulduğu öğrenildi. Kamptan çıktıktan sonra sağlık durumu ağırlaşan ve felç geçiren Kamil’in bir kolu ve bir bacağı kullanılamaz hale gelmişti.
Buna rağmen polis tarafından gözaltına alınması, olayın boyutunu daha da ağırlaştırdı.
AİLENİN GEÇMİŞİ DE HEDEFTE
Ailenin diğer bireylerinden Gülmire Kamil’in de geçmişte uzun süreli tutukluluk yaşadığı ortaya çıktı. 2009 Ürümçi olayları sırasında gözaltına alınan Kamil, 10 yıl hapis cezasına çarptırılmış, ardından 2017’de başlayan kitlesel gözaltılar kapsamında yeniden toplama kampına gönderilmişti.
“HER ŞEY BELGELİ AMA YİNE DE SUÇLANDIK”
2016’dan bu yana İstanbul’da yaşayan ve dört çocuğunu tek başına büyüten Güzelnur Kamil, tüm ticari faaliyetlerinin kayıtlı olduğunu vurguladı.
“Her şeyin faturası var. Kimden alındığı, nereye gönderildiği belli. Buna rağmen ‘sizi soruşturmaya devam edeceğiz’ dediler.”
YENİ YASA SONRASI İLK VAKA
Norveç’te yaşayan Uygur aktivist Abduveli Eyüp, olayın 1 Temmuz’da yürürlüğe giren “Milletler Arası Birliği Geliştirme Kanunu” sonrası kamuoyuna yansıyan ilk vakalardan biri olduğunu duyurdu.
“BEN ŞİMDİ NE YAPMALIYIM?”
Ailesinin akıbetinden habersiz olan Güzelnur Kamil, yaşadığı çaresizliği şu sözlerle dile getirdi:
“Biri yetim bir kız, biri annem, biri engelli kardeşim… Ben şimdi ne yapmalıyım?”







İlk yorum yapan siz olun