İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Doğu Türkistan’da son 10 yıl: Sistematik soykırım!

Dünya Uygur Kurultayı (DUK) ile Uygur Demokrasi ve İnsan Hakları Merkezi (UZDM), 29 Eylül 2026’da yayımladıkları “10 Years of the Uyghur Genocide” başlıklı raporla, işgal altındaki Türk yurdu Doğu Türkistan’da son on yılda yürütülen politikaların kapsamlı bir dökümünü ortaya koydu.

Raporda, Çin yönetiminin 2014 sonrası dönemde uygulamaya koyduğu politikaların, yalnızca güvenlik gerekçeleriyle açıklanamayacağı; aksine Uygur kimliğini hedef alan sistematik bir devlet stratejisi olduğu vurgulandı.

TOPLAMA KAMPLARI VE KİTLESEL TUTUKLAMALAR

Raporda öne çıkan en kritik başlıklardan biri, kitlesel gözaltı ve toplama kampları oldu. Uluslararası rapor ve tanıklıklara da atıfla, milyonlarca Uygur Türkü ve diğer Müslüman toplulukların keyfi şekilde alıkonulduğu belirtilirken, bu sistemin modern dönemin en büyük kitlesel gözaltı mekanizmalarından biri olduğu ifade edildi.

Birleşmiş Milletler ve bağımsız araştırmalar da bölgede yaygın ve sistematik hak ihlallerine dikkat çekerek bu uygulamaların “insanlığa karşı suçlar” kapsamında değerlendirilebileceğini ortaya koymuştu.

ZORLA ASİMİLASYON VE KÜLTÜREL YOK ETME

Rapor, yalnızca fiziksel baskı mekanizmalarına değil, kültürel ve dini kimliğin hedef alınmasına da geniş yer verdi.

  • Camilerin yıkımı veya işlevsiz hale getirilmesi
  • Uygurca dilinin kamusal alandan silinmesi
  • Çocukların ailelerinden koparılarak yatılı sistemlere alınması
  • Dini pratiklerin kriminalize edilmesi

Bu uygulamaların, Uygur toplumunun kolektif hafızasını ve kimliğini ortadan kaldırmaya yönelik olduğu kaydedildi.

ZORLA ÇALIŞTIRMA VE DEMOGRAFİK MÜHENDİSLİK

Raporda ayrıca zorla çalıştırma sisteminin geniş çaplı bir ekonomik mekanizmaya dönüştüğü vurgulandı. Uluslararası analizlerde de yer aldığı üzere, Uygurların zorla iş gücü programlarına dahil edilerek hem ekonomik sömürüye maruz bırakıldığı hem de sosyal bağlarının parçalandığı ifade edildi.

Bunun yanı sıra doğum kontrol politikaları, zorla kısırlaştırma ve nüfus politikaları yoluyla demografik yapının değiştirilmesine yönelik uygulamaların da raporda detaylandırıldığı bildirildi.

ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI

DUK ve UZDM, raporun sonunda uluslararası topluma açık çağrıda bulunarak:

  • Bağımsız soruşturma mekanizmalarının kurulması
  • Sorumlulara yönelik yaptırımların artırılması
  • Zorla çalıştırma ürünlerine karşı küresel tedbirler alınması gerektiğini vurguladı.

“10 YILDIR DEVAM EDEN BİR SİSTEM”

Raporda öne çıkan temel değerlendirme ise şu oldu: Doğu Türkistan’da yaşananlar, geçici güvenlik politikalarının değil; uzun vadeli, planlı ve çok boyutlu bir dönüşüm stratejisinin parçası.

Bu çerçevede son on yıl, yalnızca baskının yoğunlaştığı bir dönem değil; aynı zamanda Uygur kimliğinin sistematik biçimde hedef alındığı bir süreç olarak tanımlanıyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Yorum Yazın