Çin’in davetiyle Şanghay’da resmi temaslara başlayan Prof. Dr. Hüseyin Bağcı öncülüğündeki 12 kişilik Türk heyetine, Doğu Türkistan’daki ağır insan hakları ihlallerini gündeme taşıma çağrısı yapıldı. Doğu Türkistan Ulemaları Derneği Genel Sekreteri Abdullah Ucatlı, ziyaretin yalnızca diplomatik bir program değil, aynı zamanda “kamu vicdanı önünde bir sınav” olduğunu vurguladı.
ZİYARETİN GÖLGESİNDE AĞIR SORUMLULUK
Çinli yetkililerin eşlik ettiği temasların, sıradan bir kültürel ya da akademik gezi olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Ucatlı, Doğu Türkistan’daki kronikleşmiş hak ihlallerinin bu ziyaretin en kritik boyutunu oluşturduğunu ifade etti.

Ucatlı’ya göre, bu süreç yalnızca resmi görüşmelerden ibaret değil; aynı zamanda Türk kamuoyunun beklentilerinin test edileceği bir dönüm noktası niteliği taşıyor.
KAYIP VE TUTUKLU AKADEMİSYENLER GÜNDEMDE Mİ?
Açıklamada, özellikle Doğu Türkistanlı akademisyenlerin durumunun heyetin ana gündem maddesi olması gerektiği vurgulandı.
Başta İlham Tohti, Rahile Dawut, Taşpolat Tayip ve Halmurat Ghopur olmak üzere uzun süredir haber alınamayan veya ağır hapis cezalarına çarptırılan isimlerin akıbetinin sorulması gerektiği ifade edildi.
“Bilimsel işbirliği” söyleminin, o coğrafyanın bilim insanları yok sayılarak sürdürülemeyeceğine dikkat çekildi.
HEYETE YÖNELTİLEN KRİTİK SORULAR
Dernek, heyetin Çinli yetkililere yöneltmesi gereken soruları da açık şekilde sıraladı:

- Tutuklu akademisyenlerin sağlık ve hukuki durumlarına ilişkin resmi ve doğrulanabilir bilgi talep edildi mi?
- Bu isimlerin tutulduğu cezaevi veya kampları ziyaret etme girişiminde bulunuldu mu?
- Akademik faaliyetleri nedeniyle cezalandırılan kişiler için serbest bırakılma ya da adil yargılama çağrısı yapıldı mı?
Bu soruların yanıtlarının, ziyaretin gerçek niteliğini ortaya koyacağı belirtildi.
“DİPLOMASİ AKLAMA ARACINA DÖNÜŞMEMELİ”
Açıklamada, diplomasi ve akademik diyaloğun önemine dikkat çekilirken, bu temasların Çin’in politikalarını meşrulaştıran bir araca dönüşmemesi gerektiği ifade edildi. Heyetin Türkiye’ye dönüşünde sunacağı raporun, resmi temaslardan ziyade Doğu Türkistan’daki gerçek duruma ışık tutması gerektiği vurgulandı.
BEKLENTİ: FOTOĞRAF DEĞİL, HAKİKAT
Türk kamuoyunun beklentisinin net olduğu belirtilen açıklamada, heyetin protokol fotoğrafları yerine Doğu Türkistan’daki baskı altındaki akademisyenlerin durumuna dair somut ve sansürsüz bilgilerle dönmesi gerektiği ifade edildi.
Ziyaretin sonunda ortaya çıkacak tablo, yalnızca diplomatik başarılarla değil, susturulan seslerin ne ölçüde duyurulduğuyla değerlendirilecek.



İlk yorum yapan siz olun