İşgal altındaki Türk yurdu Doğu Türkistan’a kendi imkânlarıyla bir haftalık ziyaret gerçekleştiren Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Adalet Meslek Yüksekokulu Hukuk Bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr. Ahmet Özkan, 13 Eylül 2026 tarihli X paylışımında bölgedeki gözlemlerini paylaştı. Özkan’ın Gulca, Kaşgar ve Ürümçi şehirlerini kapsayan seyahat notları, bölgede dil, din ve temel haklar açısından ağır bir baskı ortamına işaret etti.
“DİL, DİN VE İBADET ÖZGÜRLÜĞÜNE DAİR HİÇBİR MÜSPET TABLO YOK”
Özkan, ziyaret ettiği tüm şehirlerde dil ve din özgürlüğü açısından olumlu bir tabloyla karşılaşmadığını belirterek, özellikle ibadet alanlarının fiilen kullanılamaz hâlde olduğunu vurguladı. Bölgede konuşulan dilin büyük ölçüde Çinceye dönüştüğünü, tabelaların ise tamamen Çinceye çevrildiğini ifade etti.

HER ADIMDA GÖZETİM: KAMERALAR, KAYITLAR VE KISITLAMALAR
Seyahat boyunca sık sık pasaport kontrolüne tabi tutulduklarını aktaran Özkan, bölge halkının ileri teknoloji gözetim araçlarıyla sürekli denetlendiğine dikkat çekti. Kamera sistemleri, ses kayıt mekanizmaları, telefon uygulamaları ve internet kısıtlamalarıyla insanların adeta dijital bir çember içine alındığını belirtti.
CAMİLER KAPALI, İBADET ENGELLENİYOR
Özkan’ın en dikkat çekici tespitlerinden biri ise camilerin durumu oldu. Ziyaret ettiği şehirlerdeki camilerin tamamının ibadete kapalı olduğunu ifade eden Özkan, bazı camilerin belirli saatlerde turistik amaçlı açıldığını ancak ibadet için girişlere izin verilmediğini söyledi.
GULCA’DA BEYTULLAH CAMİSİ: “RESTORASYON” PERDESİ
Doğu Türkistan’daki ilk duraklarının Gulca (Yining) şehrindeki Beytullah Camii olduğunu belirten Özkan, caminin etrafının kapatıldığını ve içeride çalışma yapıldığını gördüklerini aktardı. Yetkililerin bu durumu “restorasyon” olarak açıkladığını ifade etti.

HEYTGÂH CAMİİ: TURİSTİK ZİYARET VAR, NAMAZ YOK
Kaşgar’daki Heytgâh Camii’ne ilişkin gözlemler de dikkat çekici. Özkan, caminin turistik ziyaret için belirli saatlerde açıldığını ancak bu saatlerde ibadetin mümkün olmadığını belirtti. İki gün üst üste camiye girişlerine izin verilmediğini, üçüncü gün ise pasaport kontrolüyle sınırlı şekilde giriş yapabildiklerini aktardı.
TARİHİ TÜRBELERE ENGEL: SATUK BUĞRA HAN VE KAŞGARLI MAHMUD
Kaşgar’daki ziyaretlerinde Abdülkerim Satuk Buğra Han’ın Artuş’taki türbesine ulaşmak istediklerini belirten Özkan, yaklaşık bir saatlik yolculuğa rağmen türbeye yakın bir noktada durdurulduklarını ve girişlerine izin verilmediğini söyledi.
Kaşgarlı Mahmud’un türbesinde ise külliyeye giriş yapabildiklerini ancak türbeye ulaşan yolların kapalı olduğunu ifade eden Özkan, türbe kapısının kilitli olduğunu ve yerleşkenin bakımsız bir görüntü sergilediğini aktardı.

YUSUF HAS HACİP TÜRBESİ AÇIK, DİĞERLERİ KAPALI
Kaşgar’daki Yusuf Has Hacip’in türbesinin ziyarete açık olduğunu belirten Özkan, burası dışında birçok tarihî ve dinî mekânda benzer kısıtlamalarla karşılaştıklarını vurguladı.
URUMÇİ: TİCARET VAR, İBADET YOK
Seyahatin son durağı olan Urumçi’de çok sayıda cami gördüklerini ifade eden Özkan, bu camilerin tamamının kapalı olduğunu ve kaderine terk edildiğini söyledi. Şehrin önemli bir ticaret merkezi olmasına rağmen dinî hayatın görünür şekilde baskılandığını dile getirdi.

“DOĞU TÜRKİSTAN’DA GÖRÜNEN TABLO ENDİŞE VERİCİ”
Doç. Dr. Ahmet Özkan’ın sahadan aktardığı bu gözlemler, işgal altındaki Doğu Türkistan’da dinî özgürlükler, kültürel kimlik ve temel insan haklarına yönelik baskıların sürdüğüne dair dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.





İlk yorum yapan siz olun