İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Diyanet Akademisi Başkanı Kaan’ın Çin röportajı infial yarattı: Hiç mi vicdan kalmadı

Diyanet Akademisi Başkanı Kaan’ın Çin devlet medyasına verdiği röportajda Doğu Türkistan’ı “gelişmiş, güvenli ve istikrarlı” bir yer olarak anlatması tepki çekti. Prof. Dr. İbrahim Maraş, Kaan’ın “Hiç mi vicdan kalmadı? Çin’in reklamına alet oldu” derken Prof. Dr. Abdürreşit Celil Karluk, açıklamaları “ÇKP anlatısı” olarak nitelendirdi.

Çin devlet medyasına verdiği röportajda Doğu Türkistan için “gelişmiş, güvenli ve istikrarlı” ifadelerini kullanan Diyanet Akademisi Başkanı Doç. Dr. Enver Osman Kaan’a tepkiler büyüyor. Akademisyenler, Kaan’ın açıklamalarını sert sözlerle eleştirerek “ÇKP anlatısını tekrar ettiğini” savundu.

“ÇİN’İN REKLAMINA ALET OLUYOR”

Kaan’ın açıklamalarına tepki gösteren Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Maraş, Diyanet Akademisi Başkanı’nın açıklamalarına sert tepki gösterdi.

“Bu şahıs Diyanet Akademisi Başkanı. Nasıl da her şeyin çok güzel olduğunu anlatıyor ve Çin’in reklamına alet oluyor. Konuşmasının başında da ‘Bütün Diyanet personelini ben yetiştiriyorum’ diye hava atıyor. Yazık gerçekten. Hiç mi vicdan kalmadı insanlarda?”

Türk kamuoyundan, özellikle Doğu Türkistanlılardan ÖZÜR DİLEMELİ idi.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdürreşit Celil Karluk da Kaan’ın açıklamalarının Çin Komünist Partisi söylemiyle örtüştüğünü vurguladı. Ayrıca Karluk, kendisine ulaşan görüntüler ve daha sonra Kaan’ın X üzerinden yorumsuz paylaştığı Doğu Türkistan paylaşımı üzerine şu ifadeleri kullandı:

“Maalesef gerçek. ÇKP anlatısını kendi ağzıyla beyan ettiği açık. Yorum sizin. Bana göre, Diyanet akademisi gibi kutsallarımızla doğrudan ilişkili bir makamda oturan kişiye düşen ise günah çıkarırcasına hemen bir radyoda Uygurlar ve Doğu Türkistan ile ilgili sohbet yapmak ve bunu X’de yorumsuz paylaşmak olmamalıydı, Bunun yerine gelen tepkiler ve oluşan mağduriyet karşısında samimiyeti ve fazileti ile Türk kamuoyundan, özellikle Doğu Türkistanlılardan ÖZÜR DİLEMELİ idi. Diyanet gibi bir kurumun yetkilileri ticaret ve siyaset kurumundakilerden farklı olmak zorunda ve mecburdur. Bilindiği gibi, Müslüman Müslümanın kardeşidir, asla zalim ile saf tutmaz, nefsine de köle olmaz. Zira Doğu Türkistanlılar tam da bunun bedelini ödüyor.”

KAAN NE DEMİŞTİ?

Çin’in propaganda platformlarından birine konuşan Kaan, Doğu Türkistan’daki şehirlerin “modern”, ortamın ise “güvenli ve istikrarlı” olduğunu savundu.

Ziyaretinin ardından bölgenin “gelişmişliğinden etkilendiğini” söyleyen Kaan, uluslararası raporlarda yer alan hak ihlallerine ise değinmedi.

BM RAPORLARI NE DİYOR?

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından yayımlanan raporlarda, Doğu Türkistan’daki Uygur Türkleri ve diğer Müslüman topluluklara yönelik uygulamaların insanlığa karşı suç kapsamına girebileceği belirtiliyor.

2026 yılı başında yapılan açıklamalarda da zorla çalıştırma ve keyfî gözaltı iddialarına dair kaygılar yinelendi.

KAAN’DAN SAVUNMA: “DİPLOMATİK KONUŞTUM”

Tepkiler sonrası açıklama yapan Kaan ise Çin’deki görüşmelerinde dinî kısıtlamalarla ilgili sorular yönelttiğini savundu. Röportajda “diplomatik bir dil” kullandığını öne süren Kaan, sözlerinin örtülü mesaj içerdiğini iddia etti.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Yorum Yazın