İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ÇKP içinden şok itiraf: Doğu Türkistan’daki kamplar kapatılmadı

Çin Komünist Partisi (ÇKP) bünyesinde 24 yıl görev yapan ve sistemin iç işleyişine yakından tanıklık eden Hui kökenli Müslüman yetkili Ma Ruilin, ABD’ye iltica ettikten sonra yaptığı açıklamalarla Çin’deki dini baskı ve azınlık politikalarına dair çarpıcı iddialar ortaya koydu.

Şubat 2024’te Amerika Birleşik Devletleri’ne sığınan Ma Ruilin, 12 Mart 2026 tarihinde CNN’e verdiği röportajda özellikle Doğu Türkistan’daki toplama kamplarının kapatılmadığını ve gözaltı uygulamalarının devam ettiğini söyledi.

ÇKP SİSTEMİNDEN GELEN TANIKLIK

ÇKP içinde yıllarca görev yapan Ma Ruilin, son olarak Kansu eyaletinde faaliyet gösteren Birleşik Cephe Çalışma Departmanı’nda Parti Sekreter Yardımcısı olarak görev yaptı. Çin’de azınlıklar, dini gruplar ve parti dışı toplumsal kesimlerle ilgili politikaların yürütülmesinden sorumlu olan bu yapı, parti yönetiminin en etkili kontrol mekanizmalarından biri olarak biliniyor. Ma, sistem içinde çalıştığı yıllarda yaşadığı iç çatışmayı şu sözlerle anlattı:

“Yaptığımız şeylerin halka faydası olmadığını hissediyordum. Sistem her zaman şeytaniydi. Bu kafes gibi hayattan kaçmak istedim.”

ABD’ye kaçarken annesini ve kız kardeşlerini Çin’de bırakmak zorunda kaldığını belirten Ma, bu nedenle onları bir daha görememe ihtimalinin bulunduğunu da ifade etti.

DOĞU TÜRKİSTAN’DA KAMPLAR DEVAM EDİYOR

Ma Ruilin’in açıklamalarındaki en dikkat çekici bölüm ise Doğu Türkistan’daki toplama kamplarıyla ilgili oldu. Eski Çinli yetkili, kampların kapatıldığı yönündeki resmi söylemin gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü.

“Özellikle Xinjiang’da (Doğu Türkistan) İslami inancınızı açıkça ifade ederseniz hedef haline geliyorsunuz. Devasa sayıda insanı toplama kamplarına kapattılar ve şu anda bile insanların tutuklanıp bu tesislere gönderildiğini biliyorum.”

Ma, Çin yönetiminin azınlık politikalarını “sistematik bir asimilasyon ve etnik temizlik stratejisi” olarak tanımladı.

CAMİLER YIKILIYOR, ÇOCUKLARA DİN YASAKLANIYOR

Röportajında Çin’de din üzerindeki baskının sistematik olduğunu söyleyen Ma Ruilin, ibadet özgürlüğünün ciddi şekilde sınırlandırıldığını vurguladı. Eski yetkiliye göre dini hayatın toplumdan tamamen silinmesini hedefleyen uygulamalar yürütülüyor.

Ma, bu politikaları şu sözlerle anlattı:

“İslam söz konusu olduğunda camileri yıkıyorlar. Hristiyanlıkta haçları söküyorlar. Hangi din olursa olsun çocukların ibadethanelere girmesi kesinlikle yasak. Bu kural tek başına bile dinin nesilden nesile aktarılmasını kesiyor.”

Ma ayrıca birçok caminin girişinde yüz tanıma kameraları bulunduğunu, güvenlik birimlerinin dini grupların içine muhbir yerleştirdiğini ve Hacca giden kafilelerin dahi devlet tarafından yakından takip edildiğini belirtti.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Yorum Yazın