İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Çin’in terörist kriteri: Türkiye’de öğrenim görmek

Türkiye’de eğitimleri devam eden yüzlerce Uygur öğrenci, yıllar önce tatillerde memleketine döndüğünde, Çin polisleri tarafından gözaltına alınıp toplama kampına gönderildi, hapse atıldı veya pasaportuna el konuldu. Daha önce Türkiye’den mezunlar da hapsedildi, hatta kimileri işkenceler sonucu vefat etti. Uygur Haber olarak bunlardan bazılarının akibetlerini araştırdık.

2016 yılından önce her sene Doğu Türkistanlı Uygur, Kazak ve Kırgız Türkü öğrenciler, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının Çin’e tanıdığı kontenjanla (Doğu Türkistanlılara özel değil) Türkiye Bursları kapsamında Türkiye’ye eğitim amacıyla geliyorlardı. Bunların haricinde de binlerce Doğu Türkistanlı öğrenci Türkiye’de kendi imkanlarıyla eğitim almak için geliyordu. Çin’in soykırım politikalarının dozu arttıkça Doğu Türkistan’dan Türkiye’ye okumaya gelenlerin sayıları yıl geçtikçe azaldı ve 2016 yılının sonlarına geldiğinde bu yol tamamen kapandı.

Çin’in Doğu Türkistan’da toplama kamplarıyla beraber soykırım politikalarını daha da geniş ve kararlı biçimde başlattığı 2017 yılından itibaren Doğu Türkistan’dan Türkiye’ye yeni öğrenci gelmedi.

Türkiye’den aile ziyareti için Doğu Türkistan’a giden öğrenciler de okuluna geri dönemedi. Daha da kötüsü Türkiye’deki üniversitelerden eski tarihlerde mezun olanlar da dahil Türkiye’de okuyanların aşağı yukarı tamamının toplama kampına alındığı veya hapis cezasına çarptırıldığına dair haberler gelmeye başladı.

O dönemde kaybolan öğrencilerden bazılarını bilgilerine ulaşıldı. Aralarında Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının, Çin’e tanıdığı kontenjan kapsamında devlet bursuyla üniversitelere yerleştirdiği öğrenciler de yer alıyor:

ÇİN’E GÖRE TÜRKİYE SAKINCALI ÜLKE

İnsanları hapse atmak veya toplama kampına kapatmak için sudan sebeplere başvuran Çin hükümetinin en çok kullandığı bahaneler içinde “hassas ülkelerden birini ziyaret etmek” de yer alıyor. Çin’in ‘hassas ülkeler’ listesi Doğu Türkistan halkı ile ırkı veya dini bağları olan Türkiye dahil 26 ülkeden oluşuyor.

Doğu Türkistanlı gençler eğitim için bu ülkeler arasına genellikle Türkiye’yi tercih ederler ve yurtdışında en çok Türkiye’de okurlar. Dolayısıyla Çin’in “hassas ülkelerden birini ziyaret etme” suçuyla toplama kampına attığı, hapis cezasına çarptırdığı veya fabrikalarda zorla çalıştırıldığı Uygurlar, genellikle Türkiye’ye seyahat edenler, Türkiye’de eğitim alan öğrenciler veya Türkiye mezunlarıdır.

Bu konuyu değerlendiren Çin Toplama Kamp Mağdurları Platformu sözcüsü Mirzahmet İlyasoğlu, “Türkiye ve diğer Müslüman ülkeleri Çin’in kara listesinde ve buralara gidenleri Çin, tehlikeli şahıs ve hatta terörist olarak görüyor” dedi. Platform başkanı Medine Nazimi, “Türkiye’de okuduktan sonra Doğu Türkistan’a dönen bir sürü öğrencilerin toplama kampına alındığını biliyorum. Mesela, kız kardeşim Mevlüde Hilal, İstanbul Üniversitesi mezunuydu. Türkiye’de okuduğu ve yaşadığı için kampa alındı. Onun arkadaşı İlmire, Samsun 19 Mayıs Üniversitesinde okumuştu. Onun da Türkiye’de okuduğu için 10 sene hapis cezasına çaptırıldığını öğrendim. Bir arkadaşımın kuzeni Azimet Samsun 19 Mayıs Üniversitesi mezunuydu. Yine Türkiye’de okuduğu için 25 sene hapis cezasına çarptırıldı” ifadeleriyle sadece Türkiye’de okumak suçuyla Uygurların toplama kampları kapatıldığını hatta 25 seneye kadar hapis cezasına çarptırıldığının altını çizdi.

“TÜRKİYE’DE OKUYANLARIN TAMAMI BENZER AKIBETE UĞRUYORLAR”

Türkiye’de okumuş olanların aşağı yukarı tamamının cezalandırıldığına vurgu yapan İlyasoğlu, “Benim çevremdeki Türkiye mezunu ve vatana dönen arkadaşlarımdan cezalandırılmayanı yok. Sayılarını tahmin edemiyorum. Fakat Tanıdığım 7 kişinin tamamı toplama kampına alınmış olduğuna bakılırsa, Türkiye’den Doğu Türkistan’a geri dönen öğrencilerin veya mezunların tamamının benzer akıbetlere uğramış olduğunu tahmin ediyorum” dedi.

TATİL İÇİN AİLESİNE DÖNEN ÖĞRENCİLER OKULUNA DÖNEMEDİ

2016 sonrası Türkiye’de eğitimi devam eden öğrencilerden yüzlercesi, yaz ve kış tatillerinde Doğu Türkistan’daki ailesine ziyaret için gittiğinde, Çin polisleri tarafından gözaltına alınıp toplama kampına gönderildi, hapis cezasına çarptırıldı veya pasaportuna el konulduğu için Türkiye’ye geri dönemedi ve eğitimlerine devam ettiremedi.

Bursa Uludağ Üniversitesi’nin bir mezunu, 2013 yılında Türkiye Bursları burslusu olarak Türk Dili ve Edebiyat Bölümüne yüksek lisans eğitimi için gelen Meryem Abdughupur’un, 2016 yılında ailesine ziyaret için Doğu Türkistan’a gittiğini, pasaportuna el konulup toplama kampına veya ev hapsine alındığını, şu an hakkında herhangi bir bilgi edinemediğini aktardı. Arkadaşının aktardığına göre Meryem’in yüksek lisans tezi tamamlanmak üzereydi ve ailesinden geri dönünce tezini savunmayı düşünüyordu.

Uludağ Üniversitesi öğrencisi, Rabia adlı okul arkadaşının da Doğu Türkistan’da toplama kamplarına atılmış olma ihtimalini belirtiyor ve “işletme bölümü yüksek lisans öğrencisi Rabia, Ocak 2017 Doğu Türkistan’a aile ziyareti için döndü. Kumul’daki evine ulaştığı ilk gün sosyal medyada son fotoğrafını paylaştı. O günden bu yana haberi alınamıyor” ifadesini kullandı.

ESKİ TARİHLERDE TÜRİYE’DEN MEZUN OLANLAR DA CEZALANDIRILYOR

Daha önceki tarihlerde Türkiye’de eğitim almış ve mezun olduktan sonra Doğu Türkistan’a dönen Türkiye mezunları da Çin’in tarafından suçlu muamelesine maruz kaldı. Kimileri toplama kamplarına kapatıldı. Kimileri hapis cezasına çarptırıldı. Hatta kimileri işkenceler sonucu vefat etti.

İlyasoğlu’nun aktardığına göre, Uygur Türkü Seyide Memet ve Aygül Eli 2011 Eylül Gazi üniversitesinin biri İşletme, diğeri de Muhasebe bölümünde yüksek lisans eğitimini başladı. 2015 yılında Mezun oldu ve Doğu Türkistan’a döndüler. Her ikisinin 2017 yılında toplama kampına alındığı öğrenildi. Saide Memet’in 15 senelik hapis cezasına çarptırıldığı bilgisine ulaşılabildi. Aygül Eli’den haber alınamıyor.

ARALARINDA İŞKENCEYLE ÖLDÜRÜLERNLER DE VAR

Uygur Türkü Ekrem Mehmet, 2016’da Ankara Üniversitesi Dil, Tarih, Coğrafya Fakültesi’nde yüksek lisansını tamamladı. Türkiye Bursları burslusuydu. Aynı yıl içinde Doğu Türkistan’a döndü. Ürümçi Maarif Üniversitesi’nde okutmanlığı yaptı. 2018 başında Türkiye’de okuduğu için tutuklanarak toplama kampına gönderildi. Haziran ayının son haftası içinde, muhtemelen 2018 sonuna doğru toplama kampında hayatını kaybettiği teyit edildi. Ekrem’in eşi Hatice de Türkiye mezunuydu. Ekrem tutuklandığında, Hatice hamileydi ve ev hapsindeydi. Hatice’nin ve babasını hiç görmemiş olan çocuğunun akıbeti şu an belirsiz. 

Ekrem ile ilgili acı habere yönelik duygularını paylaşan Dr. Mehmet Volkan Kaşıkçı, “Türkiye’de nerdeyse hiç dikkat çekmeyen, kimsenin vicdanını sızlatmayan bir konu; sadece Türkiye’de okuduğu, Türkiye’de yaşadığı için hayatı karartılan, toplama kamplarına gönderilen, onlarca yıl hapis cezası alan ve ne yazık ki Ekrem kardeşimiz gibi nihayetinde yaşamından da olanlar. Bir arkadaşı, meslektaşı, öğrencisi Türkiye’de üniversitede okuduğu için hayatı elinden alınırken insanlar nasıl susabiliyor, nasıl yeri göğü inletmiyor anlamak mümkün değil” ifadelerini kullandı. Kaşıkçı ayrıca “Ekrem elbette tek örnek değil. Ekrem gibi yüzlerce belki binlerce Doğu Türkistanlı Türkiye’de eğitim aldığı için toplama kamplarına, hapislere, köle gibi çalıştırıldıkları fabrikalara gönderildiler. Ekrem’i kaybettik ne yazık ki. Ancak daha Ekrem gibi niceleri Doğu Türkistan’da tutsak durumda” diyerek Ekrem gibi binlerce kişinin daha benzer akıbetlerle karşı karşıya olduklarına ve onlar için harekete geçilmesi gerektiğine işaret etti.

EVLADINI TÜRKİYE’DE OKUTANLAR DA CEZALANDIRILIYOR

Çin’in Doğu Türkistanlıları toplama kampına alma bahaneleri arasında “yurtdışında akrabaları bulunmak” ve “yurtdışında biri ile iletişim geçmek” suçları da yer almaktadır. Anne ve babaları toplama kampına alınan veya haksız yere hapis cezasına çarpıtılan Uygur Türkü öğrencileri, genellikle kendisinin Türkiye’de eğitim almasını desteklemiş olması veya kendisiyle iletişim kurmuş olmasından dolayı cezalandırılmış olabileceğini öne sürüyorlar.

Türkiye’de okuduğu için ailesinin toplama kampına alındığını aktaran Cevlan Şirmehmet, “En son Ocak 2018’de ailemle iletişime geçmiştim. 2 seneye yakın bir süre onlardan hiçbir haber alamadım. 2019 Aralık’ta babam, annemin ve kardeşimin toplama kampına götürüldüğünü, nedeninin de benim Türkiye’de okuduğum olduğunu öğrendim. Annem Suriye Tursun emekliliği yaklaşan devlet memuruydu. Halen suçsuz yere Çin hapishanesinde tutuluyor” ifadesini kullandı.

Sayfanızda kullanırsanız kaynağını belirtmeyi UNUTMAYINIZ!

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir