İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Çin’in sınır ötesi baskısı bu kez Paris’te görüldü

Paris’te yaşayan Uygur Türkü müzisyen Mirkamil Turghun, Uygurlar hakkında konuştuğu bir radyo programının hemen ardından Urumçi’den geldiği söylenen gizemli bir Signal çağrısı aldı. Açık bir tehdit yoktu; ancak arayan kişi ailesini, geçmişini ve özel hayatını ayrıntılarıyla biliyordu.

Paris’te yaşayan Uygur Türkü müzisyen ve aktivist Mirkamil Turghun, Uygurların maruz kaldığı baskıları kamuoyunda dile getirmesinin ardından Doğu Türkistan’ın Ürümçi kentinden geldiği belirtilen gizemli bir Signal çağrısıyla karşı karşıya kaldı. Açık bir tehdit içermeyen, ancak kişisel bilgiler, aile vurgusu ve “samimi” bir tonla yürütülen 23 dakikalık görüşme, uzmanlara göre Çin’in Uygur diasporasına yönelik sınır aşan baskı yöntemlerinin çarpıcı bir örneği.


“SIGNAL’DEN ARIYORLARSA, O POLİSTİR”

42 yaşındaki Turghun, çağrının Signal üzerinden, numarası gizlenmiş bir hesaptan geldiğini belirterek durumu şu sözlerle özetledi:

“WeChat kullanmıyorum. Ürümçi’den biri Signal’le arıyorsa, bu polisten başkası olamaz.”

Kendisini açıkça polis olarak tanıtmayan arayan kişi, Turghun’un okul yıllarını, müzik geçmişini ve ailesini ayrıntılarıyla bildiğini gösteren ifadeler kullandı. Görüşme Turghun tarafından kaydedildi.

Paris’te yaşayan Uygur Türkü müzisyen Mirkamil Turghun, Uygurlar hakkında konuştuğu bir radyo programının hemen ardından Urumçi’den geldiği söylenen gizemli bir Signal çağrısı aldı. Açık bir tehdit yoktu; ancak arayan kişi ailesini, geçmişini ve özel hayatını ayrıntılarıyla biliyordu.

“DÜŞMANIN DEĞİLİM” DİYEN SES

Arayan kişi, resmi bir kimliği olmadığını vurgulayarak güven oluşturmaya çalıştı:

“Beni asla düşmanın gibi görme. Sadece sıradan biriyim.”

Ancak Turghun bu samimiyeti reddetti:

“Sizi tanımıyorum. Tanımadığım birinin benim iyiliğimi istemesi mantıklı değil.”

Görüşmenin ilerleyen dakikalarında konu Turghun’un kamuoyundaki açıklamalarına geldi. Arayan kişi, Uygur aktivistleri “siyasi oyunun piyonları” olarak tanımladı ve yaşananların abartıldığını savundu.

Turghun ise iddiaların bizzat mağdurlarla yaptığı görüşmelere dayandığını söyledi. Buna karşılık, Avrupa’da yaşayan eski bir kamp tutsağının tanıklığı küçümsendi ve itibarsızlaştırılmaya çalışıldı.


AİLE ÜZERİNDEN KURULAN BASKI

Görüşmenin merkezinde ise aile vardı. Arayan kişi, Turghun’un yaşlı babasını defalarca gündeme getirerek duygusal bir baskı kurdu:

“Baban 80’lerinde. İnsan sevdiklerini hayattayken görmeli.”

Turghun’un yanıtı netti:

“Ailem bana sahip olmamayı kabullensin. Ağlama zamanı geçti.”

Uzmanlara göre bu yöntem, Çin’in yurtdışındaki Uygurlar üzerinde en sık kullandığı baskı araçlarından biri.


“BU SINIR AŞAN BASKIDIR”

Çekya Bilimler Akademisi’nden araştırmacı Dilnur Reyhan, görüşmenin Çin’in transnasyonel baskı stratejisini yansıttığını söyledi:

“Açık tehdit yok. Bunun yerine ima, tanıdıklık ve aile üzerinden kurulan sessiz bir baskı var.”

Reyhan, Fransa’daki başka Uygurların da benzer çağrılar aldığını, ancak çoğunun bunu belgeleyemediğini belirtti.


AİLESİNİ KORUMAK İÇİN BAĞLARI KOPARDI

Turghun, yıllar önce Çin’deki ailesiyle tüm bağlarını kopardığını, bunun onları korumak için alınmış bir karar olduğunu söyledi.

“Aracı istemedim. Onlarla doğrudan yüzleşmek istedim.”

Arayan kişi kendisini “köprü” olarak sunarak sorunun çözülebileceğini öne sürdü. Turghun’un yanıtı kısa ve kesindi:

“Çözülemeyecek çok şey var.”


“DÖNSEM DE, DÖNMESEN DE AYNI”

Turghun, Çin’e dönme ihtimali sorulduğunda ise şunları söyledi:

“Gidip ailemi görüp dönebilirim ya da doğrudan hapse atılabilirim. Benim için ikisi de aynı.”


BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VE FRANSA’NIN TUTUMU

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, 2022’de yayımladığı raporda Çin’in Uygurlara yönelik uygulamalarının insanlığa karşı suç teşkil edebileceğini belirtmişti. Çin yönetimi bu raporu reddetti.

Fransa Ulusal Meclisi ise 20 Ocak 2022’de, Uygurlara yönelik baskıları soykırım olarak tanıyan sembolik bir kararı kabul etmişti.


“İNSANLAR BU NASIL OLDOĞUNU DUYSUN İSTEDİM”

Görüşmenin ardından kaydı defalarca dinleyen Turghun, ses kaydını kamuoyuyla paylaşmaya karar verdi. Kayıt ilk olarak bağımsız Uygur medya kuruluşu Kashgar Times tarafından yayımlandı.

“İnsanlar bunun nasıl olduğunu duysun istedim. Bağıran bir ses değil… Sıradan kelimelerin içine gizlenmiş baskı.”

İlk yorum yapan siz olun

Bir Yorum Yazın