İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Çin’in Politikaları ve Entegrasyon Süreci

Mehmet Emin Hazret’in “Doğu Türkistan: Sessizliğe Gömülmüş Bir Soykırım: Tanıklar. Kanıtlar. Yüzünü Çeviren Bir Dünya” Kitabından Bir Bölüm

Çin Gelmeden Liderler Yok Edildi: 1949 Sovyet Suikastı

1940’lı yılların ikinci yarısında, İkinci Doğu Türkistan Cumhuriyeti, Sovyetler Birliği’nin desteğiyle özellikle İli, Tarbagatay ve Altay bölgelerinde özerk ve bağımsız bir yapıda yönetiliyordu. Cumhuriyetin başında halk tarafından benimsenen, karizmatik ve eğitimli liderler vardı:
Ehmetcan Kasimi – Cumhurbaşkanı
Abdukerim Abbasof – İçişleri Bakanı, aydın ve halk önderi
Delilqan Sugurbayof – Savunma Bakanı, Kazak kökenli ordu komutanı
İhsakbek Mononof – Kırgız general, başkomutan, milliyetçi fikirleriyle tanınır
Bu liderler, Çin Komünist Partisi ile yapılacak birleşme görüşmelerine katılmak üzere Pekin’e davet edildi. Fakat oraya hiçbir zaman ulaşamadılar.

27–30 Ağustos 1949: Uçak Kazası mı, Devlet Suikastı mı?

Sovyetler, liderlerin “güvenli geçiş” için bindiği uçağın Baykal Gölü yakınlarında düştüğünü ilan etti. Ancak bu olay başından beri ciddi şüphelerle karşılandı:
Uçağın enkazı bağımsız kaynaklarca hiçbir zaman tespit edilemedi.
Çin kaynakları yıllarca sessiz kaldı.
Sovyet arşivleri olayı “özel dosya” olarak sakladı.
Bugün birçok tarihçi, bu olayın Sovyet istihbaratı (NKVD/KGB) tarafından planlanan bir siyasi tasfiye olduğunu belirtmektedir. Çünkü bu liderler:
Çin’in mutlak kontrolüne razı değildi,
Sovyet güdümlü bir özerkliğe tamah etmiyordu,
Gerçek bağımsızlık isteyen bir akıl birliği oluşturuyorlardı.
Bu da hem Çin hem Sovyetler için tehlikeli bir ihtimaldi.

Yerlerine Kukla Yönetim

Liderlerin ortadan kaldırılmasından hemen sonra, Sovyetler ve Çin’in belirlediği itaatkâr ve pasif kadrolar Doğu Türkistan yönetimine getirildi. Böylece Çin Halk Kurtuluş Ordusu, 1949’un sonlarında bölgeye hiçbir dirençle karşılaşmadan girdi ve ilhak sürecini tamamladı.
Bu suikast, sadece birkaç liderin hayatını değil;
bir halkın geleceğini, ideallerini ve iradesini de yok etti.

Tarihin Unutturulmak İstenen Sayfası

Bu olay hem Sovyetler hem de Çin tarafından gizli tutuldu.
Ehmetcan Kasimi ve arkadaşlarının adı, hiçbir resmî anma töreninde yer almadı.
Doğu Türkistan halkı içinse bu suikast,
haince bir darbe
ve kalplerinde onulmaz bir yara olarak kaldı.
Bugün hâlâ, Ehmetcan Kasimi’nin ölmeden önce son günlerini geçirdiği gizemli Sovyet karantina merkezleri, spekülasyonlara ve araştırmalara konu olmaktadır.

Lider Portreleri: Ehmetcan Kasimi (1914 – 1949)

“Bize vatanın havası, özgürlüğün nefesi yeter.”
Kimdir?
Ehmetcan Kasimi, 1914 yılında Gulca şehrinde doğdu. Eğitimini Sovyetler Birliği’nde, özellikle Taşkent ve Moskova’daki siyasi-pedagojik kurumlarda aldı.
Türkçe, Rusça, Çince ve Arapça bilen Kasimi; genç yaşta aydın, yazar ve öğretmen kimliğiyle tanındı.
İkinci Doğu Türkistan Cumhuriyeti’nin en dikkat çeken figürüydü. Ancak sadece Sovyet yönlendirmesiyle hareket eden biri değil, halkın çıkarını savunan, bağımsızlık fikrini koruyan ilkeli bir lider olarak hafızalara kazındı.

Siyasi Rolü:

1944 yılında başlayan ayaklanmalar sonrası kurulan cumhuriyetin başkanlığını üstlendi. Bu süreçte:
Eğitim reformları
Basın ve yayın faaliyetleri
Yerel yönetim yapılanmaları
Halkla doğrudan iletişim kuran şeffaf politikalar
gibi birçok alanda öncü adımlar attı.
Kasimi’nin hedefi, kendi kaderini tayin eden, özgür, dışa bağımlı olmayan bir Doğu Türkistan’dı.

Tehlikeli Dengeler

Kasimi, Sovyet desteğiyle kurulmuş bir devlette görev alsa da, bağımsız hareket etme kararlılığıyla öne çıkıyordu.
Çin ile birleşme görüşmelerinde, özerkliğin bir vitrin değil, gerçek yetkilerle donatılmış bir yapı olması gerektiğini savunuyordu.
Bu tavır, hem Sovyetler hem Çin için kabul edilemezdi.

Ölümü ve Gizemli “Kaza”

1949’un Ağustos ayında Çin tarafından Pekin’e davet edilen Kasimi ve beraberindeki liderler, Sovyetler tarafından sağlanan uçakla yola çıktı.
27 Ağustos 1949: Uçak, Baykal Gölü civarında düştü denildi. Tüm heyetin hayatını kaybettiği açıklandı.
Ancak birçok araştırmacıya göre bu olay, Çin ve Sovyetler arasında yapılan gizli bir tasfiye anlaşmasının parçasıydı.

Halkın Hafızasındaki Kasimi

Ehmetcan Kasimi, Doğu Türkistan halkı tarafından bugün hâlâ:
“Halkçı lider”,
“Aydın önder”,
“Şehit cumhurbaşkanı”
olarak anılır.
Baskı dönemlerinde dahi onun ismi şiirlerde, ağıtlarda, sokak fısıltılarında yaşamaya devam etti.
“O, ne bir Sovyet kuklasıydı, ne Çin’e biat etmişti.
O, bir milletin gözündeki kıvılcımı diri tutan adamdı.”
Ehmetcan Kasimi öldü, ama onun temsil ettiği irade — Doğu Türkistan’ın hürriyete dair inancı — hâlâ yaşamaktadır. Çünkü gerçek liderler, halkın yüreğinde ölmeyi bilmez.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir