İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Çin, Hong Kong’un en zengin muhalefini hapse attı

Hong Kong’da demokrasi yanlısı dev medya patronu Jimmy Lai’ye verilen 20 yıl hapis cezası, Pekin’in Ulusal Güvenlik Yasası aracılığıyla kentin vaat edilen özgürlüklerini nasıl geri aldığına dair en çarpıcı örnek oldu. Karar, Hong Kong’da basın özgürlüğü ve özerkliğin geleceğine dair endişeleri yeniden alevlendirdi.

Hong Kong’da bir mahkeme, demokrasi yanlısı medya patronu Jimmy Lai’yi Çin’in Ulusal Güvenlik Yasası kapsamında 20 yıl hapis cezasına çarptırdı. Karar, yasanın 2020’de yürürlüğe girmesinden bu yana verilen en ağır ceza olarak kayıtlara geçti.

İNGİLİZ VATANDAŞLIĞI BİLE İŞE YARAMADI

İngiliz vatandaşlığı da bulunan 70’li yaşlarındaki Lai, kapatılmadan önce Hong Kong’un en çok okunan gazetelerinden Apple Daily’nin sahibiydi. Aynı davada gazetenin altı eski yöneticisine 6 ile 10 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi. Pekin’in 2020’de Hong Kong’a dayattığı Ulusal Güvenlik Yasası, ayrılıkçılık, yıkıcılık ve “yabancı güçlerle iş birliği” gibi geniş tanımlı suçlar içeriyor. İnsan hakları örgütleri ve Batılı hükümetler, yasanın Hong Kong’a Çin’e devrildiği 1997’de vaat edilen ifade özgürlüğü ve yargı bağımsızlığını fiilen ortadan kaldırdığını savunuyor.


PEKİN’İN HEDEFİ HALİNE GELMİŞTİ

Hong Kong lideri John Lee Ka-chiu, kararın ardından yaptığı açıklamada Lai’yi sert sözlerle eleştirdi. Lee, Apple Daily’nin “toplumu kutuplaştırdığını, gerçekleri çarpıttığını ve yabancı ülkeleri yaptırıma teşvik ettiğini” öne sürerek kararı savundu. Jimmy Lai, 2019 yılında yüz binlerce kişinin katıldığı ve daha fazla demokrasi talep edilen protestoların en görünür destekçilerinden biri olarak öne çıkmıştı. Apple Daily, bu süreçte protestolara geniş yer vermesi ve Çin Komünist Partisi’ni açıkça eleştirmesiyle Pekin’in hedefi haline gelmişti.

Tutuklanmadan kısa süre önce BBC’ye konuşan Lai, İngiliz vatandaşlığına rağmen Hong Kong’dan ayrılmayı reddettiğini söylemişti. “Sahip olduğum her şeyi bu şehre borçluyum” diyen Lai, Hong Kong’un özgürlüklerini savunmayı “kendi sorumluluğu” olarak tanımlamıştı.

Analistler, verilen cezanın yalnızca Jimmy Lai’ye değil, Hong Kong’daki bağımsız medya ve muhalif seslere yönelik açık bir caydırma mesajı taşıdığı görüşünde. Karar, “tek ülke, iki sistem” çerçevesinde Hong Kong’a tanınan özerkliğin giderek daraldığına dair endişeleri yeniden gündeme getirdi.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Yorum Yazın