İstanbul’da 19 Nisan 2026 tarihinde düzenlenen 21. Yarı Maratonu sırasında kaydedilen görüntüler, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Yarışmacıları Türk bayrağı ve Doğu Türkistan bayraklarıyla selamlayan Doğu Türkistan Vakfı Gençlik Meclisi üyerlerini , köprü üzerinde bulunan Çinliler tarafından uzun süre boyunca izlenip kayda alındığı görüldü.

Görüntülerde, köprü korkuluklarına yaslanmış bir grup Çinlinin , aşağıdaki kalabalığı ve özellikle bayrak taşıyan Türk gençlerini dikkatle takip ettiği dikkat çekiyor. Zaman zaman telefonlarıyla görüntü alan ve görüşmeler yaptığı öne sürülen bu kişilerin Çinli casuslar olabileceği ise tartışma konusu oldu.
GENÇLER: “DAKİKALARCA İZLENDİK”
Olay anına tanıklık eden gençler, kendilerini izleyen Çinlilerin davranışlarının sıradan olmadığını ifade etti. Ayrıca söz konusu Çinlilerin yalnızca kısa süreli bir merakla değil, bilinçli ve uzun süreli bir gözlem gerçekleştirdi.

Bazı gençler, bu Çinlilerin sürekli telefonla konuştuğunu ve özellikle bayrak taşıyan gruba odaklandığını dile getirirken, durumun kendilerinde tedirginlik oluşturduğunu belirtti.
“TAKİP” VE GÜVENLİK TARTIŞMASI
Sosyal medyada hızla yayılan görüntüler sonrası, bu Çinli grubun“takip” amaçlı hareket ettiği yönünde çeşitli iddialar gündeme geldi. Herhangi bir resmi doğrulama bulunmamakla birlikte, olay Türkiye’de yaşayan Doğu Türkistanlı bireylerin güvenliği konusunu yeniden tartışmaya açtı.

Uzmanlar, bu tür iddiaların dikkatle incelenmesi gerektiğini ve kesin yargılara varmadan önce resmi makamların değerlendirmesinin önemli olduğunu vurguluyor.

HMAYIS AYINDAKİ OPERASYON AKILLARA GELDİ
Bu görüntüler, Türkiye’de Mayıs 2025’te ortaya çıkarılan büyük casusluk operasyonunu yeniden gündeme taşıdı. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), sahte baz istasyonları kurarak veri toplayan 7 kişilik yabancı uyruklu bir casusluk şebekesini çökertmişti. Operasyonda ortaya çıkan bilgilere göre: şebeke, “hayalet baz istasyonu” cihazları kullanıyordu
- Bu sistemler, gerçek GSM bazlarını taklit ederek telefonları kendine bağlıyordu
- Hedef alınan kişilerin konum, mesaj ve iletişim verileri ele geçiriliyordu
- Toplanan veriler doğrudan yurtdışına aktarılıyordu

Daha da dikkat çekici olan ise hedef kitlenin Türkiye’deki Uygur Türkleri ve Kamu görevlileri olmasıydı.
5 İLDE KURULAN GİZLİ AĞ
Yapılan tespitlere göre bu sistem yalnızca tek bir noktada değil; İstanbul, İzmir, Manisa, Balıkesir ve Bursa’da aktif şekilde kullanıldı. Cihazların ülkeye parça parça sokulduğu, anten, batarya ve diğer bileşenlerin farklı kişiler tarafından getirildiği ortaya çıktı.

Bu yöntem, klasik bir teknolojik operasyon değil; adeta sessiz bir sinyal savaşı olarak değerlendirildi.





İlk yorum yapan siz olun