İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Çin bağlantılı medya platformu Türk siyasetçileri ve yazarları hedef gösterdi

Türkiye’de faaliyet gösteren Çin bağlantılı medya platformu CGTN Türk’te yayımlanan bir haber, siyaset ve medya çevrelerinde yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Haberde bazı siyasi partiler, sivil toplum yapıları ve kamuoyunda bilinen isimlerin “Doğu Türkistan” söylemi üzerinden “yalan kampanyası yürüttüğü” iddia edildi.

Haberde özellikle İYİ Parti ve Zafer Partisi çevresinin öne çıkarıldığı; bu kapsamda Müsavat Dervişoğlu ve Buğra Kavuncu gibi isimlerin açıklamalarına atıf yapıldığı görülüyor. Ayrıca geçmiş dönemde Meral Akşener liderliğinde sürdürülen politik söylemlerin de bu çerçevede değerlendirildiği ifade ediliyor.

Benzer şekilde haberde, Dünya Uygur Kurultayı ile Türkiye’deki siyasi aktörler arasındaki temaslar da dikkat çekici biçimde ele alınıyor. 2024 yılında Kurultay tarafından Özgür Özel’e verilen plaket ve sonrasında kurulan ilişkiler, haberde “siyasi destek ağı” olarak sunuluyor.

“Uluslararası ağ” vurgusu

CGTN Türk’te yer alan içerikte, Kurultay yöneticilerinden Dolkun İsa’nın Batılı medya ve kuruluşlarla ilişkileri de “Çin karşıtı kampanyaların merkezi” şeklinde tanımlanıyor. Türkiye’de düzenlenen etkinlikler, konferanslar ve medya faaliyetleri ise bu ağın yerel uzantıları olarak gösteriliyor.

Öte yandan haberde yalnızca siyasi aktörler değil, medya ve kanaat önderleri de hedef alınan gruplar arasında yer alıyor. Yazar Yusuf Kaplan’ın sosyal medya paylaşımlarına atıf yapılırken, bazı dijital platformların içerikleri de eleştiri konusu ediliyor.

“Hedef gösterme” tartışması

Söz konusu haber, Türkiye’de farklı çevreler tarafından “açık hedef gösterme” olarak yorumlandı. Eleştirilerde, belirli siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve bireylerin isim verilerek işaret edilmesinin, medya etiği ve ifade özgürlüğü açısından sorunlu olduğu vurgulanıyor.

Uzmanlara göre bu tür içerikler, yalnızca bir görüş aktarımı olmanın ötesine geçerek, kamuoyunda belirli kesimlere karşı algı oluşturma riski taşıyor. Özellikle uluslararası bağlantılı medya organlarının yerel siyasi tartışmalara bu şekilde dahil olması, “etki operasyonu” iddialarını da beraberinde getiriyor.

Tartışmanın arka planı

“Doğu Türkistan” meselesi, uzun süredir Türkiye’de hem siyasi hem de toplumsal düzlemde hassas bir konu olarak öne çıkıyor. Farklı kesimler meseleyi insan hakları perspektifinden ele alırken, bazı uluslararası aktörler bu tartışmayı jeopolitik bir zeminde değerlendiriyor.

CGTN Türk’te yayımlanan son haber ise bu tartışmayı yeni bir boyuta taşıyarak, Türkiye’deki aktörlerin doğrudan hedef alınması iddiasıyla dikkat çekiyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Yorum Yazın