İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Aynı odada muhbir: Uygur öğrenciye dört yıl gizli takip

İşgal altındaki Türk yurdu Doğu Türkistan’dan bir Uygur Türkü olan Zümrüt’ün tanıklığı, Çin yönetiminin gençler üzerindeki sistematik baskı ve gözetim mekanizmasını bir kez daha gözler önüne serdi. Üniversite eğitimi boyunca aynı yurtta kalan Zümrüt, dört yıl boyunca oda arkadaşı tarafından adım adım izlenip raporlandığını mezuniyetine kısa süre kala öğrendi.

“NE YAPTIĞIMI, KİMLE GÖRÜŞTÜĞÜMÜ KAYDEDİYORDU”

Zümrüt’ün aktardığına göre, kendisiyle aynı odayı paylaşan kişi, üniversite yönetimi tarafından özel olarak görevlendirildi. Bu kişi, Zümrüt’ün günlük yaşamını detaylı şekilde izleyerek; dini eğilimleri, sosyal ilişkileri ve ders dışındaki hareketlerini düzenli olarak kayıt altına aldı.

Tanıklıkta yer alan ifadelere göre, gözetim görevlisinin sorumlulukları arasında “dini eğilim belirtileri”, “şüpheli davranışlar” ve “kimlerle temas kurduğu” gibi başlıklar yer aldı. Hatta ders saatleri dışında yurtta bulunmadığı zamanlarda nereye gittiği dahi takip edildi.

VİCDAN AZABI GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDI

Gerçek ise tesadüfen ortaya çıktı. Zümrüt’ün son sınıfta oda arkadaşı değiştirildi. Yeni gelen öğrenci, kendisine verilen görevi “vicdanen kabul edemediğini” belirterek durumu Zümrüt’e anlattı. Böylece yıllarca süren gizli gözetim ilk kez ifşa edildi.

GENÇLER ÜZERİNDE ‘GİZLİ DENETİM’ SİSTEMİ

Uzmanlara göre bu tür uygulamalar, Çin yönetiminin Uygur gençleri üzerinde kurduğu geniş çaplı denetim sisteminin bir parçası. Eğitim kurumları, yalnızca akademik faaliyetlerin yürütüldüğü yerler olmaktan çıkarılarak, aynı zamanda ideolojik kontrol ve toplumsal mühendislik araçlarına dönüştürülüyor.

Zümrüt’ün tanıklığı, Doğu Türkistan’da bireylerin en mahrem alanlarının dahi nasıl devlet kontrolüne açıldığını ve gençlerin sürekli bir “şüpheli” gibi izlenmeye tabi tutulduğunu ortaya koyuyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Yorum Yazın