Başkent Ankara’da 27 Nisan 2026 tarihinde düzenlenen “Dünyada Uygur Türkleri ve Asya’da Uygur Türklerine Yönelik İnsan Hakları İhlalleri” başlıklı konferans, akademisyenler, sivil toplum temsilcileri ve davetlilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Programda hem Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri hem de Çin’in artan küresel etkisinin Türk dünyasına yansımaları kapsamlı biçimde ele alındı.
SALONUN DILI: SEMBOLLER VE MESAJLAR
Konferansın yapıldığı salonda Türk bayrağı ile Doğu Türkistan bayrağının yan yana asılması dikkat çekerken, sahne arkasındaki dev ekranda etkinliğin başlığı Türkçe ve İngilizce olarak yansıtıldı. Katılımcı kurumların logoları ve Uygur toplumuna dair görseller, toplantının uluslararası boyutunu vurguladı. Panel masasında konuşmacılar mikrofon başında yer alırken, düzenli ve resmi atmosfer akademik bir tartışma zemini oluşturdu.

ALANINDA UZMAN ISIMLER KONUŞTU
Panele Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden akademisyenler katıldı:
- Abdulhakim İdris (Uygur Araştırmaları Merkezi Müdürü)
- Prof. Dr. Ömer Kul (İstanbul Üniversitesi)
- Prof. Dr. Ragıp Kutay Karaca (İstanbul Aydın Üniversitesi Rektör Yardımcısı)
- Prof. Dr. Işık Kuşçu Bonnenfant (ODTÜ)
- Prof. Dr. Bülent Aksoy (Gazi Üniversitesi)
Panelin moderatörlüğünü ise Yesevi Hareketi Ankara Şube Başkanı Miraç Gür üstlendi.
“ÇIN’IN ETKISI DOĞU TÜRKISTAN’I AŞMIŞ DURUMDA”
Konuşmacılar, Çin’in ekonomik ve jeopolitik etkisinin yalnızca Doğu Türkistan ile sınırlı kalmadığını, giderek daha geniş bir coğrafyada hissedildiğini vurguladı. Türkiye’nin dış ticaret açığına dikkat çekilerek, ekonomik bağımlılığın uzun vadede stratejik riskler doğurabileceği ifade edildi.
Türk dünyasının bazı ülkelerinde Çin’e olan borçluluğun kritik seviyelere ulaştığına işaret eden konuşmacılar, Kırgızistan örneğinde bu oranın milli gelire yakın seviyelere çıktığını dile getirdi. Bu durum, “ekonomik bağımlılık üzerinden siyasi etki” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
DOĞU TÜRKISTAN’IN STRATEJIK ÖNEMI
Panelde Doğu Türkistan’ın Çin açısından yalnızca bir bölge olmadığı, enerji kaynakları ve ham madde tedariki açısından kritik bir jeopolitik hat üzerinde bulunduğu vurgulandı. Bölgenin, Çin’in büyüme stratejisinde “vazgeçilmez” bir rol oynadığı ifade edildi.

Ayrıca Kuşak ve Yol Girişimi (BRI), Orta Asya enerji politikaları ve Çin’in bölgesel stratejileri de detaylı şekilde analiz edildi.
İNSAN HAKLARI VE DIASPORA VURGUSU
Konferansta Uygur Türklerinin yaşadığı insan hakları ihlallerine geniş yer ayrıldı. Diasporaya sığınabilenlerin canlarını kurtardığı, bölgede kalanların ise ağır baskı ve kısıtlamalarla karşı karşıya olduğu ifade edildi.
Bazı konuşmacılar, Uygur meselesinin yalnızca bölgesel değil, aynı zamanda insani ve kültürel bir sorumluluk olarak ele alınması gerektiğini belirtti.
“TÜRK DÜNYASI IÇIN KRITIK EŞIK”
Panelde yapılan değerlendirmelerde, Doğu Türkistan’ın Türk dünyası açısından bir “jeopolitik kalkan” niteliği taşıdığı ifade edilirken, bu bölgedeki gelişmelerin tüm bölgeyi etkileyebileceği uyarısı yapıldı.
Konferans, katılımcıların soru-cevap bölümüyle sona ererken, organizasyonun uluslararası akademik iş birliklerinin artırılması açısından önemli bir zemin oluşturduğu vurgulandı.





İlk yorum yapan siz olun