İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Uygur kadınlar

Her yıl 8 Mart’ta kadınların emekleri, sorumlulukları ve taşıdıkları yüklerin yeniden hatırlandığı Kadınlar Günü, dünyanın dört bir yanında kutlanıyor. Ancak Şi Cinping’in asimilasyon ve baskı politikası altında kalan Doğu Türkistan’daki Uygur kadınlar bugünü daha da acı bir şekilde hatırlıyor.

RAMAZAN’I ÖZGÜRCE YAŞAYAMIYORLAR

Kendi toprakları içinde dinini özgürce yaşayamayan Uygur kadınların başını kapatmaları, ibadet etmeleri ve birbirleriyle topluca görüşmeleri yasak. Bu yıl Ramazan ayına denk gelen Dünya Kadınlar Günü’nde ayrıca Kur’an-ı Kerim okumanın da yasak olduğu Doğu Türkistan topraklarında kadınlar, büyük bir baskı çemberinin içine alınmış durumda. Ayrıca orucun yasaklandığı bu Türk yurdunda yemek yediği videolarını Çin polisleri ile paylaşmaları zorunlu.

FABRİKALARDA ZORUNLU İŞÇİ OLARAK ÇALIŞTIRILIYORLAR

Çoğu zaman dikiş tutturamadığı ekonomisi ile ticari sektörlerde dünya kamuoyunda öne çıkan Çin, fabrikalarda Uygur kadınları saatlerce çalıştırmakla yükümlü tutuyor. Geleneksel işçiliği bir yana bırakmak mecburiyetindeki Uygur kadınlar, zorla Çin’e götürülüp sayım yaptırılıp 12 saati aşkın mesai ile Çin’in üretim fabrikalarında çalıştırılıyor. Shein, Temu gibi Çin mağazalarında insani koşulların hiçe sayıldığı markalar dışında Zara, H&M gibi dünya markalarında da Uygur kadınların emekleri ucuz işçilikle sömürülüyor.

“ANNE, BİR ELİYLE BEŞİĞİ BİR ELİYLE DÜNYAYI SALLAR”

Eşlerinin toplama kampına gönderilmesiyle evlerinde çaresiz bırakılan Uygur kadınlar iğrenç bir politikanın da içinde kaldı. Şi Cinping’in emriyle Doğu Türkistan’da eşi toplama kamplarına gönderilen Uygur kadınların evine “Çinli erkek yerleştiriliyor.” Evde yabancı bir erkekle yaşamaya zorlanan Uygur kadınlar proje adı altında tek tek gözlemleniyor. Bir elinde dünyayı bir elinde beşiği sallayan Uygur anneler, gözleriyle ibadet etmeye, sessizce Allah’a yakarmaya, çocuklarını bütün bu baskılara rağmen milli şuuru yüksek bir Türk evladı olarak yetiştirmeye gayret ediyor.

TOPLAMA KAMPLARI VE KÜRTAJ

Öte yandan Uygur kadınlar birer birer Çin’in eğlencesi haline gelen, 2016’dan bu yana Doğu Türkistan’da çok sayıda inşa edilen toplama kamplarına kapatılıyor. Herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin çıplak bir şekilde aranan, saçları kazıtılan, tecavüze uğrayan Uygur kadınlar büyük bir insanlık dramı yaşıyor. Yattığı yer ile ihtiyacını giderdiği ve yemek yediği aynı yerde 20 ile 30 Uygur kadın tek bir hücreye kapatılıyor. Her gün aynı saatlerde Çin’in millî marşına, yeminine ve tecavüzüne maruz bırakılıyor.

Ayrıca hamile Uygur kadınlar kürtaja, zorunlu doğum kontrol hapları içmeye zorlanıyor.

İşte bugün Uygur Türkü kadınlar, Dünya Kadınlar Günü’nü böyle yaşıyor. Baskı ile tecavüz ile şiddet ile…

İlk yorum yapan siz olun

Bir Yorum Yazın