6 Şubat felaketinin ardından Türkiye yasa boğulurken, binlerce kilometre öteden gelip bu toprakları vatan bilenler sessiz sedasız bir destan yazdı. Kendi acılarını unutup enkaz başına koşan, dondurucu soğukta dev kazanlarda “kardeşlik pilavı” pişiren ve haftalarca bayatlamayan “Nan” ekmeğiyle köylere can suyu olan Uygur Türkleri, asrın felaketinde nasıl bir dayanışma sergiledi?
6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Türkiye yasa boğulurken, yardıma ilk koşanlar arasında Türkiye’de yaşayan Uygur Türkleri yer aldı. Kendilerini “muhacir değil, bu vatanın bir parçası” olarak tanımlayan binlerce Uygur Türkü, “Şimdi vefa zamanı” diyerek deprem bölgesinde hem arama-kurtarma hem de insani yardım çalışmalarında devleşti.

6 Şubat 2023 sabahı yaşanan asrın felaketi sonrası, İstanbul’dan Kayseri’ye, Ankara’dan Konya’ya kadar Türkiye’nin dört bir yanındaki Uygur diasporası ayağa kalktı. Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği çatısı altında organize olan gönüllüler, felaketin henüz ilk saatlerinde yollara koyuldu.
Enkaz Başında ve Mutfakta Gece Gündüz Mesai
Arama-kurtarma tecrübesi olan yaklaşık 500 Uygur Türkü, AFAD ile koordineli bir şekilde Kahramanmaraş ve Hatay’da enkaz çalışmalarına katıldı. Sosyal medyada büyük yankı uyandıran görüntülerde, Uygur gençlerinin enkaz altından can kurtarmak için dondurucu soğukta verdikleri mücadele Türk halkının takdirini topladı.

Sahadaki teknik desteğin yanı sıra, depremzedelerin en büyük ihtiyacı olan sıcak yemek konusunda da Uygur Türkleri öncü bir rol üstlendi. Kahramanmaraş merkezde kurulan dev sahra mutfaklarında pişirilen meşhur “Uygur Pilavı”, her gün 10 binden fazla depremzedeye ulaştırıldı.
“Nan” Ekmeği Köylere Can Suyu Oldu
Lojistik zorlukların yaşandığı ilk günlerde, Uygur Türklerinin geleneksel ekmeği olan “Nan”, stratejik bir öneme sahip oldu. Katkısız yapısı sayesinde haftalarca bozulmadan kalabilen binlerce Nan ekmeği, Zeytinburnu ve Sefaköy’deki fırınlarda gece gündüz pişirilerek helikopterler ve tırlarla ulaşılması güç köylere sevk edildi.

“Vatan Bize Kucak Açtı, Biz Vatanı Bırakmayız”
Yapılan yardımların maddi boyutundan çok, arkasındaki manevi motivasyon dikkat çekti. Bölgede çalışan bir Uygur gönüllüsü, duygularını şu sözlerle ifade etti:
“Biz Doğu Türkistan’da evimizi kaybettik, Türkiye bize vatan oldu. Bugün vatanımızın bir parçası yıkılmışken, biz sıcak evimizde oturamazdık. Biz buraya yardım etmeye değil, kardeşlik görevimizi yapmaya geldik.”

Rakamlarla Uygur Türklerinin Yardımları:
- Gönüllü Sayısı: 500+ aktif saha görevlisi.
- Sıcak Yemek: Günlük 10.000 kişilik pilav ve çorba dağıtımı.
- Ayni Yardım: 60 tır dolusu giysi, battaniye ve tıbbi malzeme.
- Nakdi Destek: Global Uygur ağından aktarılan milyonlarca liralık bağış.
Türkiye’nin yaşadığı bu büyük acıda, Uygur Türklerinin sergilediği bu dayanışma, iki toplum arasındaki sarsılmaz bağın en somut nişanesi olarak tarihe geçti.




İlk yorum yapan siz olun