İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Türkiye, Uygurların haklarının korunması için BM’ye çağrıda bulundu

Türkiye, Uygur Türkleri ve diğer Müslüman azınlıklar konusundaki ilkeli ve kararlı tutumunu Birleşmiş Milletler 75.Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirilen Sosyal, Kültürel ve İnsani İşler’den sorumlu 3. Komite toplantısında ortaya koydu. 

Türkiye beyanında, etnik, kültürel ve dini bağlara sahip olduğu Uygur Türklerinin haklarının korunması için tüm dünyaya çağrıda bulundu.

BM 75. Genel Kurulu III. Komitesinin 5 Ekim 2020 Tarihli Toplantısında Türkiye Cumhuriyetimizin Uygur Türkleri Konusundaki Ulusal Beyanı:

Sayın Başkan,

Bu platformda da vurgulamakta olduğumuz gibi, Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesindeki insan hakları durumu endişe kaynağı olmayı sürdürmektedir.

Sincan’daki Uygur Türkleri ve diğer Müslüman azınlıklara yönelik uygulamalara ilişkin olarak uluslararası toplumun endişe ve beklentilerinin ele alınmasında BM’nin rolüne önem atfediyoruz. İlgili BM organları, bölgedeki insan hakları durumunu kayda geçirme ve somut önerilerde bulunmada önemli bir rol oynamaktadır.

Bu bağlamda, BM Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesinin 2018 Ağustos ayında Çin’e 8 tavsiyede bulunduğunu hatırlatmak isteriz. Komitenin dile getirdiği endişe ile tavsiyeler bugün de geçerliliğini korumakta ve bu konuda adımlar atılması gerekmektedir.

Sayın Başkan,

Çin’in toprak bütünlüğüne saygı gösterirken, ülkemizin, gerek uluslararası toplum gerek Çin makamlarınca gayet iyi bilinen beklentisi, Sincan’daki Uygur Türkleri ve diğer Müslüman azınlıkların Çin’in eşit vatandaşları olarak barış ve huzur içinde yaşamaları; ayrıca, kültürel ve dini kimliklerine saygı gösterilmesi ve bunların garanti altına alınmasıdır.

Uygur Türkleriyle etnik, dini ve kültürel bağları olan bir ülke olarak, son zamanlarda kamuoyuna yansıyan rapor ve haberlerde Sincan’daki Uygur Türkleri ve diğer Müslüman azınlıklara yönelik insan hakları uygulamaları bizi özellikle endişeye sevketmektedir.

Türkiye, bu meseleyi BM ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) gibi çeşitli uluslararası platformlarda takip ederken, Çin ile ikili düzeyde doğrudan ve yapıcı diyaloğu sürdürecektir.

Nihai olarak, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserinin, Sincan’a, anlamlı, kapsamlı ve kısıtlama olmadan bir ziyaret düzenlemesi ve Çin’in bu konuda şeffaf davranması yönündeki beklentimizi muhafaza ediyoruz.

Kaynak: Dışişleri Bakanlığı Resmi Sitesi

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Aksoy: Duyduğumuz endişe ifade edilmiştir

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, BM Daimi Temsilciliğinin Çin’in Uygur Özerk Bölgesi’yle ilgili yaptığı beyan hakkındaki soruya yazılı cevap verdi.

7 Ekim 2020, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy’un BM 75. Genel Kurulu III. Komitesi Toplantısında Ülkemizin Uygur Özerk Bölgesiyle İlgili Yaptığı Beyan Hakkındaki Soruya Cevabı:

Etnik, kültürel ve dini bağlara sahip olduğumuz Uygur Türklerinin huzur, güvenlik, refah ve mutluluğuna özel önem atfediyoruz. Uygurlu kardeşlerimizle ilgili gelişmeleri her zaman yakından ve büyük hassasiyetle takip ediyoruz.

Gerek Çin’le ikili temaslarımızda gerek uluslararası platformlarda Uygur Türkleri ve diğer Müslüman azınlıkların durumuyla ilgili beklentilerimizi açık ve net olarak dile getirmekteyiz. Bu bağlamda Uygur Türklerinin ve Müslüman azınlıkların din ve inanç özgürlükleri başta olmak üzere temel hak ve özgürlüklerine saygı gösterilmesi gerektiğini sürekli olarak gündemde tutuyoruz.

Bu ilkesel tutumumuz, 6 Ekim tarihinde BM 75. Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirilen Sosyal, Kültürel ve İnsani İşlerden sorumlu III. Komite toplantısında Daimi Temsilciliğimiz tarafından yapılan ulusal beyanda da ortaya konmuştur. Bu konuda ülkemizin milli bir çizgisi bulunmaktadır. Bu çerçevede kendi milli beyanını yapmıştır. Beyanımızda, son dönemde kamuoyuna yansıyan rapor ve haberlerde yer alan, Sincan’daki Uygur Türkleri ve diğer Müslüman azınlıklara yönelik insan hakları uygulamalarından duyduğumuz endişe ifade edilmiştir. Bunun yanısıra, Uygur Türklerinin ve diğer Müslüman azınlıkların Çin’in eşit vatandaşları olarak barış ve huzur içinde yaşamaları; ayrıca, kültürel ve dini kimliklerine saygı gösterilmesi ve bunların garanti altına alınması yönündeki beklentimiz bir kez daha güçlü bir biçimde vurgulanmıştır. Görüşlerimiz detaylı olarak milli beyanımızda mevcuttur.

Kaynak: Dışişleri Bakanlığı Resmi Sitesi

İlk yorum yapan siz olun

Bir Yorum Yazın

%d blogcu bunu beğendi: