Türkiye ile Çin arasında iyi ilişkiler varsa ve gelecekte büyük ortaklıklar düşünülüyorsa, Müslüman Uygur Türklerinin de bu ilişkilerin merkezinde yer alması tabiidir ve yer alacaklardır. Onların feryadı bu ilişkilere kurban edilemez ve edilmemelidir.
Uygur Haber
Dört gün boyunca uyumadan sorgulandığını, saçının kazındığını ve kişisel mahremiyetini ve beden dokunulmazlığını hiçe sayan tıbbi muayenelerden geçirildiğini söyleyen Mihrigül, "Bu şekilde işkence çekmektense ölmeyi tercih ederdim. O nedenle beni öldürmeleri için yalvardım" dedi.
Türkiye, Kırım meselesine yaklaşımı gibi, Uygur Türkleri’nin uğradıkları zulüme, devlet olarak üst makamlarda biraz daha sessiz kalmaktadır. Dolayısıyla, Çin ile ilişkilerimizde Doğu Türkistan meselesi, düşünüldüğü kadar önem arz etmemektedir.
Çin, çağdaş Nazi işkence kamplarından bir an önce vazgeçmeli, yasadışı bir şekilde gözaltında tuttuğu milyonlarca soydaşımızı serbest bırakmalı, başta Türkiye Cumhuriyeti’nin yöneticileri olmak üzere uluslararası toplum bu konuda duyarlı davranmalı ve çözüm üretmelidir.
Çin’in resmi yayın organları, Doğu Türkistan'da geçen yıl 1 milyon 120 bin kamu memurunun, çoğunluğu Müslüman Uygurlardan oluşan bölgedeki 1 milyon 690 bin hanede konakladığını bildirdi.
Çin’in dünyanın ikinci büyük ekonomisi olması ve İslam Ülkeleri Teşkilatı’na üye olan 57 ülkenin 20’sinin Çin’in en iyi ticaret ortağı olması sebebiyle Doğu Türkistan'daki zulme sessiz kalıyorlar ve Çin bu ülkelere sus payı olarak yardım yapıyor...
Dünya Uygur Kongresi Başkanı Dolkun İsa, Çin'in Doğu Türkistan'da toplama kamplarına aldığı Uygurların sayısının 3 milyona ulaştığını ileri sürdü. Türkiye ve uluslararası toplumu çok geç olmadan harekete geçmeye çağırdı. "Kamplarda hayatını kaybeden 350 kişinin isimleri elimizde var." dedi.
Kamu-Sen Çorum İl Temsilciliğinin düzenlediği programa konuşmacı olarak katılan Hacı Bayram-ı Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Abdürreşit Celil Karluk, tutuklu Doğu Türkistanlıların Çin tarafından İslam’ı reddetmeye zorlandığını söyledi....
Doğu Türkistan’daki kamplar, tarihi örneklerinden her şeyden önce yüksek teknoloji ve tam bir disiplinle kontrol edilmeleri ile ayrılıyorlar. Ancak belli etnik gruplara yönelik olmaları ... hüküm giymemiş insanların kimliklerinden dolayı potansiyel olarak tehlikeli görülüp kapatılması ...
Çin, Türk aydınlarını hedef alarak yok etmektedir. Ünlü profesör, araştırmacı, eğitimci, gazeteci, yazar ve sanatçılar hapsedilmektedir. Küçüklüğümüzden buyana özenerek büyüdüğümüz ünlülerden kimse kalmamıştır dışarıda.
Uygurları taşıyan otobüslerin gövdesi yanıltıcı bir işaret ile kapatılmış ... Nakil sırasında, Uygurların başlarına siyah torba giydirilmiş olup pencerelerin hepsi perdelerle kaplıydı, mahkumlar dışarıyı göremiyorlardı. Konuşma aksanlarından bilgi sızmasını önlemek için, Jandarmalar el hareketi ile iletişim kuruyor...
Sosyal medyadan Doğu Türkistan’ın durumu hakkında farklı şeyler öğrendim ancak gerçeği ile karşılaşmak olayı en acısı idi. Öğrencilerin durumları hakkında anlattıkları insanın kanını donduracak, göz yaşını bile akmaktan utandıracak nitelikteydi.
'Burada hiçbir şey olmuyor' demiyoruz. Ama burada çok ciddi bir bilgi kirliliği, manipülasyon da var... Uygur bölgesinde bir terörist varsa DEAŞ'a katıldıysa o da teröristtir. 'Oradan şu sayıda yabancı terörist savaşçı geldi, dolayısıyla tüm Uygurlar teröristtir' anlayışına da karşıyız.
Çin’in Uygurlara her türlü işkenceyi yaptığı insanlık dışı toplama kampları dünyanın diğer ucunda Filistinlilere kan kusturan İsrail’e model oldu. İsrailli siyasetçiler Pekin’in uygulamasını ‘örnek’ gösterip aynı politikanın Filistin’de Müslümanlara karşı yürütülmesi için çağrı yaptı.
BBP. Alperen Ocakları ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla gerçekleşen mitingde Tümtürk Uygur Türklerinin Çin'in insafına terk edilmemesi gerektiğini vurguladı. "Sn. Cumhurbaşkanımız R.T. Erdoğan'ın Doğu Türkistan'a sahip çıkmasını ve Doğu Türkistan'ın sahipsiz olmadığını hatırlatmasını istiyoruz." dedi.
Çin’in Doğu Türkistan’a yönelik baskıcı politikalarının yeniden zirveye çıktığı bir dönem içindeyiz. Pek çok Uygur toplama kamplarındadır. Diğer yandan ifade ve inanç özgürlüğü üzerinde muazzam bir kısıtlama var. Uygur Türkçesi ile eğitim yasaklandı. Cezaevleri Uygurlarla dolu. Suçları ise Uygur olmak…
Toplama kampı tanığı, 15 ay boyunca Çin yönetiminin kamplarında işkence gördü. Gülbahar Celilova: "17 saat boyunca hiç kıpırdamadan duvara bakıyorduk. Başıma çuval geçirilerek günlerce işkence gördüm, 4 kez hastaneye kaldırıldım"
1930-1933 açlığında Kazakistan’da 1.5-1.7 milyon arası insan hayatını kaybetti. Yüz binlerce Kazak, Altay dağları üzerinden Orta Asya’nın Çin sınırları içinde kalan bölgesine göçtüler. Bir kısmının Çin tarafında akrabaları vardı, ancak birçokları bir bilinmeze doğru yola çıktılar....
Uygurların yanı sıra Kazaklar, Kırgızlar ve Tatarlar da aynı muameleye tabi tutuluyor... Kaşgar’ daki kamplardan 100 bin kişi fabrikalara gönderilecek...
Kamplarda ölümlerin, işkencenin ve intihar girişimlerinin olduğunu biliyoruz ... Çocuklar yetimhanelere gönderiliyor...
Doğu Türkistan’da bir milyondan fazla Uygur Türkü’nün alıkonulduğu "Eğitim Yoluyla Dönüştürme Merkezleri"nde adı altındaki toplama kamplarında tutulan kadın ve erkeklere zorla diktirilen spor kıyafetlerin, ABD'de üniversite kampüslerinde satışa sunuluyor olabileceği ileri sürüldü.
Doğu Türkistan konusunda Çin'e yönelik özellikle batı ülkelerinden insan hakları eleştirileri yapılmaya başlandı. Birçok ülke söz konusu kampların kapatılması için Pekin'e çağrıda bulundu. Hangi ülke lideri Uygur Türkleri için ne dedi ve somut olarak ne yaptı?
Uygur arkadaşlarımla şakalaşıyoruz, Herkes kahkahayı patlatıyor. Sonra ışıklar soluyor, tek duyabildiğim gözyaşlarının sesleri ...
Doğu Türkistan Uygurların yaşamlarının her yönünün izlendiği bir polis devletine dönüştürüldü ve yaklaşık bir milyon Uygur, toplama kamplarına tedricen kilitlendi, hapishaneye atıldı ya da “kayboldu”. Kamplarda düzenli şiddet, işkence ve beyin yıkama eylemleri ...
Endonezya Müslüman Öğrenciler Birliğinin (HMI) Çin'in Cakarta Büyükelçiliği önünde düzenlediği gösteriye katılan grup, ellerinde ''Çin’in Uygur Müslümanlarına yaptığı her türlü baskı ve zulmü durdurmasını istiyoruz.'' pankartıyla Çin aleyhine sloganlar attı.
Toplama kamplarından kurtulanlarla yapılan röportajlar, Çin'in etnik kökeninden dolayı Türklerin emeğini de sömürdüğünü ortaya koyuyor. Uydu görüntüleri toplama kamplarının yanında ve içerisinde Türklerin köle gibi çalıştırıldığı fabrika yapıların inşa edildiğini gözler önüne seriyor.
Uygur Türkü kardeşlerimiz için de hassasiyet göstermeliyiz. Bize yakışan da bu değil midir? Umarım geçtiğimiz ayda, havaalanında beklettiğimiz 11 Uygur Türk'ünü de yalnız bırakmayız. Mesele Müslüman olmaksa bu kardeşlerimiz de Müslüman’dır. Mesele insan olmaksa Türkler de insandır. Kardeşlerimiz, gözyaşlarınızı silmeye ellerimiz uzanamıyorsa da ...
Bölgeye hakim olabilmek için Türk soylarının asimile edilmesi için yıllarca uğraştılar ama asimile edemediler. Uygurlar bu bölgede insan gibi yaşamak istiyorlar ama Çin buna izin vermiyor
“Kimse, görmek istemeyenler kadar kör değildir.”
Gerçekten de görmek istemeyene gösteremiyoruz Doğu Türkistan gerçeğini. Bir grup var, bu grubun da bir medyası. Biz Doğu Türkistan dedikçe konuyu bambaşka yerlere çekiyor hatta bizi ajanlıkla suçluyorlar.
MV Fahrettin Yokuş, TBMM'de Doğu Türkistan'a ilişkin açıklamalarında şu konulara değindi: Çin devleti katliama girişti; Soydaşlarımız yaşam savaşı veriyor; Çin'den gelen sığınmacılar iade edilmemeli; Türkiye'ye sığınan 11 Uygur Türk'ü gözaltında; Türk nüfusu azınlığa düşsün çabasındalar...
Şi Cinping, bölge politikasını değiştirerek Uygur azınlığı asimile etmeye yönelik politikalar benimsedi. Sert yönetimiyle bilinen ÇKP'nin Tibet’teki şefi Çen Çuanguo’yu Doğu Türkistan’a atadı. Çen aynı zamanda Politbüro üyeliğine terfi ettirildi. 24 milyon Uygur demir yumruk altında ...
2016 yılı itibariyle Çin’in İsrail’e yaptığı yatırım üç katına çıkarak 16 milyar dolara ulaştı. Çin, İsrail ile ticari partnerliğiyle neredeyse ABD’yi geride bırakacak gibi. İlişkiler kârlı silah anlaşmalarıyla başladı.


























