Çin tarafından açık hapishaneye çevrilen Doğu Türkistan'da gazetecilik yapmak da çok zor. Çin yönetimi, bölgeye haber yapmak için gelen basın mensuplarını yedi yirmidört takip ediyor ve engellemeye çalışıyor.
Uygur Haber
Uydu görüntüleri, bölge sakinleri ve haritalama araçlarıyla durumları kontrol edilen kubbe ve minare gibi belirleyici özelliğe sahip 91 yapıdan 31 cami ve iki büyük türbenin, 2016-2018 yıllarında yıkıldığı veya ciddi şekilde zarar gördüğü belirlendi.
Doğu Türkistan'da inşa ettiği toplama kamplarına milyonlarca Uygur Türkünü hapseden Çin'in, dünya genelindeki kötü imajını düzeltmek ve aleyhinde çıkan haberlere karşı savaşmak için sosyal medyada trol orduları kurduğu ortaya çıktı.
İnsan Hakları İzleme Örgütü yeni rapor yayınladı. Raporda Çin’in Doğu Türkistanlıları kitlesel olarak takip etmek, gözetlemek ve keyfi olarak gözaltına almak için bir cep telefonu uygulaması kullandığını belirtti. Polisin kullandığı yazılımın çözülmesi, fişleme ve takip stratejilerini açığa çıkardı.
Pakistanlı Tüccarların 2017 yılından beri haber alınamayan Uygur eşlerinin toplama kamplarında tutulduğu ve 2 ay önce serbest bırakılmaya başladığı belirtildi. Toplama Kamplarında kadınlara zorla domuz yedirilip içki içirildiği ortaya çıktı.
Çin hakimiyeti altındaki Doğu Türkistan ile Kazakistan sınırında yer alan Korgas kentindeki serbest ticaret bölgesinde tacirler serbestçe dolaşıyor ve alışveriş yapıyor.
Ancak sınırın Çin tarafında devasa levhalarla Müslümanlara uyarılar bulunuyor; başörtüsü ve sakal yasak.
Kazakistan Devlet Başkanlığı Özel Temsilcisi ve Ulusal Güvenlik Komitesi Başkanı Kerim Mesimov ile ABD Dışişleri Bakanı Pompeo'nun Görüşmesinde Doğu Türkistan'daki İhlaller Gündemdeydi
İşgalci Çin hâkimiyetinin Doğu Türkistan’da giderek artan zulüm ve soykırım siyaseti; Uygulanan zulümlerin 2017’den itibaren görülmekte olan yeni şekilleri ve örnekleri - Prof. Dr. Sultan Mahmut KAŞGARLI
Çin'in Doğu Türkistan'da inşa ettiği toplama kamplarında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları da bulunuyor. Yakınları Çin'e gittikten sonra kendilerinden bir daha haber alamayan aileler Türk yetkililerden cevap bekliyor.
Avrupa Parlamentosu, Çin'e, Uygur, Kazak ve Tibetlilerin keyfi tutukluluk hallerine son verilmesi ve tüm kampların kapatılması çağrısında bulundu
Sevdiğiniz birinin haksız yere gözaltına alındığına tanık olmak çok acıdır. Ancak sevdiklerinizin nerede gözaltında tutulduğunu, hatta hayatta olup olmadığını bile bilmemek çok daha zor, tarifsiz bir acıdır.
Doğu Türkistan’da milyonları işkence merkezlerine gönderen, kanaat önderlerini kelepçeleyen Pekin kültür hafızasını da silmek için sistemli imha politikası yürütüyor. 800 yıllık camileri yerle bir eden rejim, bugüne kadar dünya mirası mabedlerden tarihi evlere yüzlerce eseri yok etti.
Çin'in, Doğu Türkistan'daki insan hakları ihlalleri, 6 Nisan ABD'nin başkenti Washington'da protesto edildi. Dünya Uygur Kongresi ile Uygur Amerikan Derneğinin organize ettiği "Uygurları Kurtarın" yürüyüşüne çok sayıda kişi katıldı.
ÇKP’nin Müslüman azınlıkları kitlesel tecridi ve cebri endoktrinasyonu, onların kimliklerini zorla yeniden imal etmeyi hedefliyor. Dönüşüm kelimesi kamplar için kullanılan Çince resmî isimlerde (Eğitimsel Dönüşüm Merkezi) ve “aşırılıktan arındırma” düzenlemelerinde geçiyor. Parti artık iyiden iyiye, İslâm inancını, hatta Han Çinlisi olmayan etnik kültürleri dahi türdeş bir Çin kimliği hedefine aleyhtar görüyor
Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP), ‘radikalleşme’ bahanesi altında, Doğu Türkistan’daki Müslüman uygur Türk halkına karşı uyguladığı ‘asimilasyon’ politikası, Doğu Türkistan’ı dünyanın en büyük açık hava hapishanesine döndürdü. Yasakçı uygulamalar, milli ve İslami geleneklere göre yetişecek nesli, tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı.
Diasporadaki Doğu Türkistanlılar Çin'in, Doğu Türkistan’daki insanlık dışı zulümlerine dünyanın dikkatini çekmeye çalışıyor ve belirli ölçüde de olsa uluslararası toplumun gündemine gelmiş durumda. Bu durumu hazmedemeyen Çin yönetimi bu kez tehdit ve şantajlara boyun eğmeyen ve bu kutsal mücadele yolundan dönmeyen aktivistlerin Doğu Türkistan’da yaşayan ailelerini, yakınlarını ve akrabalarını hapsederek intikam almaya çalışıyor.
Çin’de onlarca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının hapishanelerde olduğunu ve kendilerinden haber alınamadığına ilişkin söylentiler artıyor. İddiaları araştıran iki gazeteci, ortaya çarpıcı bilgiler koydu.
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, ülkesinin Doğu Türkistan'daki Müslüman Uygur ve Kazan Türklerine yönelik faaliyetlerini 'radikalleşmeye karşı' adımlar olarak tanımladı ve bu bağlamda kendilerine desteğinden ötürü Kazakistan'a teşekkür etti.
Çin’in, bu vahşetin örtbas edilmesi konusunda başta Kazakistan, Kırgızistan, Pakistan olmak üzere komşu ülkelelere yaptığı baskılar bilinmektedir.
Orta Asyalı öğrenci: “hocam eğer içinde Doğu Türkistan terimi geçen bir tez hazırlarsam ülkemde bana kadro verilmezmiş; tez konusunu değiştirelim”
Kazak hükümeti; Çin, Doğu Türkistan’daki Müslümanların kimliklerini silmeye çalışırken karşısına dikilmeyeceğini açıkça belli etti. Ancak yanı başlarındaki kamplar Kazaklar, Uygurlar ve diğer gruplarla dolup taşarken, Doğu Türkistan hakkındaki hakikat göz ardı edilemeyecek kadar büyüyebilir.
Toplama kamplarının hapishaneden hiçbir farkı olmadığını söyleyen güvenlik görevlisi, röportajda siyasi eğitim merkezleri hakkında ayrıntılı bilgi veriyor.
"Bir defa 80 yaşındaki Uygur bir teyzenin ayağının kırıldığını gördüm. O ayağına kelepçe takıp arabaya götürdüler. Yaşlı kadıncağız ağlayayım dese sesi çıkmıyordu."
Çin’in Doğu Türkistan’da yapmış olduğu bu zulmün, bu soykırımın ve katliamın; ne insani, ne vicdani, ne ahlaki, hiçbir şekilde izah edilebilir bir tarafı yok. Amerika Doğu Türkistan ile ilgileniyor bahanesinin arkasına sığınarak hiç kimse bu zulmü, katliamı, Çin’in imha politikalarını görmezden gelemez ve kendi sorumluluğundan kaçamaz!
4 üniversitemizde Konfüçyüs enstitüleri açılmıştır. Buna karşın Yunus Emre enstitülerine Çin'den izin verilmemiştir. Başta Doğu Türkistan şehirleri olmak üzere Pekin ve Şanghay gibi merkezlerde bunların açılması için yeniden başvuruda bulunulmalıdır. Kabul edilmediği takdirde Türkiye’deki Konfüçyüs merkezlerinin kapatılma süreci başlatılmalıdır.
Gülbahar Celilova: "günlük olarak ne olduğu belli olmayan bir ilaç yutmaya zorlanıyorlardı ve ayda bir 'duyguları uyuşturan' bir iğne yapılıyordu."
“Odamda, parmaklarına çiviler çakıldığı için kanlar içinde kalan kızlar ve yediği dayaklar yüzünden ölenler vardı.”
Çin sistematik bir şekilde 35 milyonluk bir topluluğu dönüştürmek istiyor. Kendisine benzetmek istiyor. Bana benzemiyorsan yok ol diyor. 21. yüzyılda haber almanın bu kadar kolaylaştığı bir dünyada Çin’in bunu yapması akıl almaz bir durum. Çin’in cesaret almasının sebebi dünyanın sessiz kalması ve yaptırım uygulayamamasıdır. Ben bütün dünyanın daha duyarlı olmasını istiyorum.
Araştırmacı Darren Byler ile röportaj:
Doğu Türkistan’da durum, birkaç yıldır günbegün kötüleşmeye devam etmekte. Azınlıklar Çinlileştirme ve 'standartlaştırma' amaçlı yeniden eğitim kampanyasıyla hedef alınıyor. “Terör Kapitalizmi” ve dijital diktatörlük koca bir kültürü ortadan kaldırmaya çalışıyor.
Çin’in Doğu Türkistan siyasetine karşı Moskova’da tek başına protesto yapan aktivist, siyasi düşüncesi ve Facebook sayfasındaki paylaşımlarında ‘‘Doğu Türkistan’’ sözünü kullandığı için Kırgızistan'ın Oş şehrinde sorguya çekildi.
Kazakistan polisi, Çin'in toplama kamplarına gönderdiği Doğu Türkistanlı Uygur ve Kazak Türklerinin salıverilmesi için faaliyet yürüten insan hakları aktivisti, Atayurt insan hakları örgütünün lideri Serikcan Bilaş'ı gözaltına aldı.
150 Türk mermer firmasının katıldığı Xiamen Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nda Türk mermerciler büyük şok yaşadı. 2016’dan bu yana Guangzhou, Yunfu ve Türkiye’de ofisleri bulunan 3 şirketin 4 yetkilisinin dün sabah kaldıkları otelde Çin polislerince gözaltına alındığı öğrenildi.
İtalyan din sosyoloğu Massimo Introvigne kaleme aldığı yazıda, Doğu Türkistan’daki Kazak Türklerinin dramı gözler önüne seriliyor. Müslümanların hapsedildiğini, işkence gördüğünü ve susturulduğunu belirten Introvigne; Kazakistan yönetimin de, Müslüman aktivistler, insan hakları savunucaları ve Çin’in şantaj tarzı diplomasisi arasındaki dramatik çatışmanın merkez üssü haline geldiğini söyledi.





























