Litvanya Parlamentosu, Çin’in Doğu Türkistan’da Uygurlara yönelik faaliyetlerini soykırım olarak tanıdı. Litvanyalı milletvekilleri BM'den toplama kamplarının soruşturulması çağrısında bulunmasını, Avrupa Komisyonu'ndan ise Pekin ile ilişkileri gözden geçirmesini istedi.
Uygur Haber
Almanya, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İngiltere başta olmak üzere çok sayıda ülke ve sivil toplum örgütü Çin'e Uygurlara ve diğer Müslüman azınlıklıklara yönelik baskı ve insan hakları ihlallerine son vermesi çağrısı yaptı.
"Hayalimdeki Çin"in parası Çin'den
MEB’nın resmi yazıyla duyurduğu Hayalimdeki Çin Resim Yarışması'nın sponsoru Çin Büyükelçiliği, kazananların katıldığı Çin gezisinin masrafları Çin Kültür Bakanlığı tarafından karşılanıyor.
Çin’in Şincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Müslüman Uygurlar’a yönelik baskıcı politikaları, ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu’nda tartışıldı. Oturumda Şincan’daki kamplarda yaşadıklarını anlatan Uygur Türkü bir kadın uluslararası topluma “soykırımın devam etmesine izin vermeyin” çağrısında bulundu.
Yeni Zelanda Parlamentosu'nda çarşamba günü yapılan oylamada, 'Çin'in Doğu Türkistan'da Uygurlara karşı ciddi insan hakları ihlalleri yaptığı' oybirliğiyle kabul edildi, ancak hükümetin itirazı nedeniyle Çin'in politikaları 'soykırım' olarak nitelendirilmedi.
toplama kamplarında 3 milyona yakın yetişkin Uygur Türkü tutsak edilirken çocuklar da devlete bağlı yurtlarda alıkonulmaktadır. Çin hükümetinin 'aileden kopuş'u bir politika olarak benimsediği anlaşılmaktadır.
İngiltere Parlamentosu, Çin'in Uygur Türklerine yönelik baskı ve uygulamalarını soykırım olarak tanıyarak, hükümeti Pekin'e yönelik baskıyı artırmaya çağırdı.
Bugün 8 Nisan, Uygur yakın zaman tarihinde (8 Nisan 1945) Gulca’da Doğu Türkistan Millî Ordusu’nun kurulduğu gündür. Bu vesileyle şanlı tarihimizin bu önemli gününü anıyoruz.
Hollanda Temsilciler Meclisi'nin çoğunluğu, Çin'de Uygurlara yönelik insan hakları ihlallerini "soykırım" olarak tanıdı. Hollanda Meclisi, Avrupa'da Çin'i soykırımla suçlayan ilk parlamento oldu.
Kanada Avam Kamarası Çin'in Uygur Türklerine yaptıklarını oybirliğiyle bir soykırım olarak tanıdı. 266 vekilin katıldığı ve ret oyu çıkmayan oylamada iktidardaki Liberal Parti büyük oranda çekimser kaldı.
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi 46. Oturumu'nda video konferans yöntemiyle Uygur Türkleri ile ilgili hitapta bulundu.
Abdurahman: "Eşim, babam, annem, 2 ağabeyim, 2 kız kardeşim, 2 kız kardeşimin kocaları, büyük abimin 14 yaşındaki oğlunu hapse atmışlar. Ama neden tutukladılar? Suçları nedir? Hiç bilmiyorum."
“Horlanan Vicdan” isimli kısa filmde ailesi Urumçi’de olan Kayser’in Doğu Türkistan’a dönmesi ile başlayan Çin zulmü anlatılıyor. Filmde kendisi, eşi ve çocuğunun kamplara atılmasıyla hikayesi ve acısı büyüyor.
İslam İşbirliği Teşkilatı yetkilisi: Çin, binlerce Muhammed'i öldürse de Muhammed'leri doğuracak kadınları kısırlaştırsa doğacak Muhammed'leri aldırsa da Peygamberimizin resmini çizmediği takdirde Çin mallarını, seccadelerini ve hediyelik eşyalarını almaya devam edeceğiz.
Çin’in Kuşak-Yol projesinin hayata geçirilmesi için ilgili güzergâhtaki ülkelerle kurulan açık ve gizli ilişkiler, diğer taraftan ABD ile artan zıtlaşmalar, Çin rüyasının gerçekleşmesini zorlaştıran unsurların artmasına neden olmakta.
Uygur Türkleriyle etnik, dini ve kültürel bağları olan bir ülke olarak, son zamanlarda rapor ve haberlerde Uygur Türkleri ve diğer Müslüman azınlıklara yönelik insan hakları uygulamaları bizi özellikle endişeye sevketmektedir.
Avustralya merkezli düşünce kuruluşu ASPI'nin (Australian Strategic Policy Institute), uydu görüntülerini analiz ederek hazırladığı rapora göre Doğu Türkistan genelinde 16 bin cami ya kısmen yıkıldı ya da ağır hasar gördü.
Kendilerine “Genç Türkler” adını veren bir grup üniversite öğrencisi bir araya gelerek Çin’nin Doğu Türkistan’da yaptığı etnik soykırımı ve Çin virüsü ile dünyada milyonlarca insanın hayatını yitirmesine neden olması dolayısı ile Çin’nin ürünlerine boykot kampanyaları düzenliyor.
Çin Büyükelçiliğinin resmi sosyal medya kanallarında paylaştığı yalanlarının ardı arkası kesilmiyor. Sorulan sorulara cevap verilmiyor ve Doğu Türkistanlıların hesapları engelleniyor.
ABD Ticaret Bakanlığı, 22 Mayıs 2020 tarihinde yayımladığı karar ile 9 Çinli şirkete, Doğu Türkistan’da yaşanan hak ihlallerini gerekçe göstererek yaptırım uygulanacağını duyurdu.
ABD Senatosu, Uygur Türklerine yönelik baskı politikalarından dolayı Çinli yetkililere yaptırım uygulanmasını öngören yasa tasarısını onayladı.
Türkiye'de yaşayan Uygur Türkü 25 aile ile birlikte Doğu Türkistan’a gitmeyi düşünen Haluk Levent ailelerle görüşmelere başladı
Çin'in "mesleki eğitim veriyoruz" diye yutturmaya çalıştığı toplama kamplarına Doğu Türkistanlı üniversite Hocaları, akademisyenler, yazarlar, şairler, sanatçılar ve zengin iş adamları alınıyor. İş adamları suçsuz yere tutuklanıp hapse atıldı. Mülklerine el konuldu. 60 yaşındaki anne ve ailenin diğer fertlerinden haber alınamıyor.
Alimcan: "Ablam ve ailesindeki herkes toplama kamplarına alınmış. şuan onların nerede olduğu veya hayatta olup olmadığına dair hiçbir bilgim yok."
Cevlan Şirmehmet’in Türkiye’de eğitim aldığı nedeniyle annesi, babası ve kardeşi toplama kampına alındı. Babası çok ağır hastalanmış bir durumda serbest bırakıldı. Ancak annesi Türkiye’ye seyahat etmiş olması nedeniyle 5 yıllık hapis cezasına çarpıtıldı.
Doğu Türkistan’daki toplama kamplarını ve keyfi tutuklamaları kanıtlayan yeni belgeler Alman basınına sızdı. Belgeler “Karakaş Listeleri” adı altında paylaşıldı.
ABD Kongre bünyesinde faaliyet gösteren Çin Kongre-İcra Komisyonu 2019 yılına ilişkin İnsan Hakları Raporu'nda, Çin'e yaptırım uygulanmasını istedi. Yetkililere ticari müzakereler dahil olmak üzere Pekin'le olan ilişkilerde hak ihlallerini göz önünde bulundurulması çağrısında bulundu.
Doğu Türkistanlı Aygül henüz 27 yaşındaydı ve Urumçi'de tıp fakültesinde çocuk gelişimi üzerine yüksek lisans yapıyordu. Ancak geçen yıl o da toplama kampına götürüldü.
Mehmet Volkan Kaşıkçı, Doğu Türkistan'daki olaylarla özel olarak ilgilenen bir akademisyen. Kazakistan’daki Atajurt Derneği’nde toplama kamplarına ve hapishanelere atılmış Kazakların yakınlarıyla pek çok video röportaj yaparak, bunları ilgili kurumlara göndererek ve dünyanın önde gelen medya organlarını ağırlayarak Çin’in bölgedeki zulmünü kamuoyuna duyurmayı başardılar.
İnsanlık için hepimiz sesimizi yükseltmeliyiz. Bildiğimiz bütün dillerde Doğu Türkistan’da yaşayan “Uygurların-Kazakların feryadını” duyurmalıyız. Hani zamanı geldiğinde diyoruz ya “biz ne büyük milletiz, biz Türkler, biz Müslümanlar, biz insan hakları savunucuları filan filan”.



























