İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazıların kategorisi: “Tanıklar”

Tanıklar anlatıyor

Doğu Türkistan’da zengin iş adamaları toplama kamplarına götürülüyor

Çin'in "mesleki eğitim veriyoruz" diye yutturmaya çalıştığı toplama kamplarına Doğu Türkistanlı üniversite Hocaları, akademisyenler, yazarlar, şairler, sanatçılar ve zengin iş adamları alınıyor. İş adamları suçsuz yere tutuklanıp hapse atıldı. Mülklerine el konuldu. 60 yaşındaki anne ve ailenin diğer fertlerinden haber alınamıyor.

Annem Türkiye’ye Seyehat Ettiği İçin 5 Senelik Hapis Cezasına Çarpıtıldı

Cevlan Şirmehmet’in Türkiye’de eğitim aldığı nedeniyle annesi, babası ve kardeşi toplama kampına alındı. Babası çok ağır hastalanmış bir durumda serbest bırakıldı. Ancak annesi Türkiye’ye seyahat etmiş olması nedeniyle 5 yıllık hapis cezasına çarpıtıldı.

“Vicdan Ehline Sesleniyoruz: Allah Aşkına Lütfen SES Çıkartın”

Değerli hocamız Prof. Dr. Abdürreşit Celil Karluk, yıllardır Kaşgar'daki ailesiyle iletişim kuramıyordu. Dün dolaylı yollardan Çok vahim haberler aldı. Bir kardeşi işkence sonucu felç edilmiş. Diğerleri de Toplama kampında. Bakıcısız kalan 80 yaşındaki annesi ve yeğenlerinin akıbeti belirsiz.

Çin’in davetiyle Doğu Türkistan’a gitti, zulmü gördü oyunu bozdu

Çin, kirli oyununa alet etmek için bir grup gazeteciyi Doğu Türkistan'a davet etti. Sorulara, işkenceyle ezberletilen cevaplar geldi. Ancak vahşete şahitlik edince konuşulması yasak olan esirlerle konuşan Arnavut araştırmacı gerçekleri dünyaya duyurdu. Kirli oyunu deşifre edip Pekin’i kendi silahıyla vurdu.

Bir İşe İhtiyacı Vardı, Çin Ona İş Verdi: Kendisi Gibi Müslüman Vatandaşları Tutsak Etmek

#DoğuTürkistan'da polis olarak çalışan tanık:
“Kamplarda pek çok insanın acı çektiğini gördüğüm için yaşananları paylaşma zorunluluğu hissediyorum,”
"Kazakistan'a geçtiğimizde o kadar mutluyduk ki… cehennemden çıkmış gibiydik.”

Toplama Kamplarında, Tutuklular İşkenceye Uğruyor, İlaçla Zehirleniyor ve Öldürülüyor.

Gülbahar Celilova: "günlük olarak ne olduğu belli olmayan bir ilaç yutmaya zorlanıyorlardı ve ayda bir 'duyguları uyuşturan' bir iğne yapılıyordu."
“Odamda, parmaklarına çiviler çakıldığı için kanlar içinde kalan kızlar ve yediği dayaklar yüzünden ölenler vardı.”

İşkence gören Uygur Türkü Kadın: “Beni öldürmeleri için yalvardım”

Dört gün boyunca uyumadan sorgulandığını, saçının kazındığını ve kişisel mahremiyetini ve beden dokunulmazlığını hiçe sayan tıbbi muayenelerden geçirildiğini söyleyen Mihrigül, "Bu şekilde işkence çekmektense ölmeyi tercih ederdim. O nedenle beni öldürmeleri için yalvardım" dedi.