Türkiye’de eğitimleri devam eden yüzlerce Doğu Türkistanlı, yıllar önce tatillerde memleketine döndüğünde, Çin polisleri tarafından gözaltına alınıp toplama kampına gönderildi, hapse atıldı veya pasaportuna el konuldu. Daha önce Türkiye’den mezunlar da hapsedildi, hatta kimileri işkenceler sonucu vefat etti. Uygur Haber olarak bunlardan bazılarının akibetlerini araştırdık.
Yazıların kategorisi: “Öneri”
Ürümçi'de bir apartmanda çıkan yangında çocuklar dahil çok sayıda Uygur Türkü hayatını kaybetti ve yaralandı. Sosyal medya paylaşımlarında, Sıfır Kovid politikası nedeniyle kapılara kaynak yapıldığı için müdahelenin zamanında yapılamadığı belirtildi.
Çin, yurtdışındaki zanlıları geri götürmek amacıyla birçok ülkede yasadışı polis ağları kurdu. Ana üssü Çinle ilgili STK'lar olan bu polis ağına Çin destekli çevrimiçi gazeteleri ile Asya restoranlarının bile bağlantılı olduğu tespit edildi.
Toplama kamplarından sağ kurtarılan Uygur ve Kazak türkü tanıklar, ABD'nin Birleşmiş Milletler'de (BM) Doğu Türkistan'daki insan hakları ihlalleri konusunda çözüm önermesini talep etmek için Beyaz Saray önünde açlık grevine ediyor.
New York'ta bir araya gelen G7 ülkeleri dışişleri bakanları, BM'nin Uygur İnsan Hakları Raporunu değerlendirdi; Uygur meselesini ele almaya devam edeceklerini taahhüt etti ve BM'nin bu raporu takip etmesi gerektiğini vurguladı.
Doğu Türkistan'ın Gulca şehrinde karantina bahanesiyle evlerine hapsedilip gıda ve başa ihtiyaçları çözümsüz bırakılan Uygurlar açlıkla boğuşuyor. Geçen hafta tek bir gün içinde en az 22 kişinin açlıktan veya tıbbi bakım eksikliğinden öldüğü öğrenildi.
Erdoğan, BM Genel Kurulu'nda Uygurları bir cümle ile andı: "Çin'in toprak bütünlüğüne, tek Çin anlayışına ve egemenlik haklarına kesinlikle halel getirmeyecek şekilde, Müslüman Uygur Türklerinin temel hak ve özgürlüklerinin korunması hususunda hassasiyet gösteriyoruz."
Erdoğan’ın “Hedefimiz Şangay İşbirliği Örgütü’ne (ŞİÖ) tam üyelik” açıklamasını değerlendiren Kılıçdaroğlu: "Bizim otoriterliğe özenmememiz gerekiyor. Yerimiz demokrasidir, demokrasiyi savunan uluslararası kurumların yeridir"
Sinan Ülgen, Erdoğan'ın “Hedefimiz Şangay İşbirliği Örgütü’ne tam üyelik” sözlerini değerlendirdi: "Üyelik Çin dahil mevcut üyelerin onayına tabi. Böylesi bir adaylıktan Türkiye'nin Uygur meselesinde Çin'in uygulamalarını eleştirmeyeceği anlamı da çıkar"
İİT ofisinin önüne gitmelerine izin verilmeyen Uygurlar bütün gün BM ofisi yakınlarında hükümet yetkililerine seslerini duyurmak için bekleyişlerini sürdürdü. 23.00 sularında çevik kuvvet ekiplerinin de gelmesi üzerine polisin baskısı sonucu otobüslerine bindirilen Uygurlar, polis araçlarının takibi altında İstanbul’a geri dönüyor.
Litvanya Parlamentosu, Çin’in Doğu Türkistan’da Uygurlara yönelik faaliyetlerini soykırım olarak tanıdı. Litvanyalı milletvekilleri BM'den toplama kamplarının soruşturulması çağrısında bulunmasını, Avrupa Komisyonu'ndan ise Pekin ile ilişkileri gözden geçirmesini istedi.
İngiltere Parlamentosu, Çin'in Uygur Türklerine yönelik baskı ve uygulamalarını soykırım olarak tanıyarak, hükümeti Pekin'e yönelik baskıyı artırmaya çağırdı.
Hollanda Temsilciler Meclisi'nin çoğunluğu, Çin'de Uygurlara yönelik insan hakları ihlallerini "soykırım" olarak tanıdı. Hollanda Meclisi, Avrupa'da Çin'i soykırımla suçlayan ilk parlamento oldu.
Kanada Avam Kamarası Çin'in Uygur Türklerine yaptıklarını oybirliğiyle bir soykırım olarak tanıdı. 266 vekilin katıldığı ve ret oyu çıkmayan oylamada iktidardaki Liberal Parti büyük oranda çekimser kaldı.
Avustralya merkezli düşünce kuruluşu ASPI'nin (Australian Strategic Policy Institute), uydu görüntülerini analiz ederek hazırladığı rapora göre Doğu Türkistan genelinde 16 bin cami ya kısmen yıkıldı ya da ağır hasar gördü.
Mehmet Volkan Kaşıkçı, Doğu Türkistan'daki olaylarla özel olarak ilgilenen bir akademisyen. Kazakistan’daki Atajurt Derneği’nde toplama kamplarına ve hapishanelere atılmış Kazakların yakınlarıyla pek çok video röportaj yaparak, bunları ilgili kurumlara göndererek ve dünyanın önde gelen medya organlarını ağırlayarak Çin’in bölgedeki zulmünü kamuoyuna duyurmayı başardılar.
Toplama kampları bugün Doğu Türkistan’daki zorba rejimin en çok göze çarpan, en geniş kapsamlı aygıtı. Toplama kamplarında hayatını kaybedenler var. Ancak toplama kampları Doğu Türkistan’da tecrübe edebileceğiniz en ağır ortam değil. Bunların dışında şartları çok ağır olan hapishaneler, insanların zorla çalıştırıldığı fabrikalar, ev hapsi gibi tecrit yöntemleri de vardır.
Öncelikle toplama kampından ne anladığımızı açıklığa kavuşturmak gerek. Toplama kampları herhangi bir suçtan hüküm giymemiş, davası görülmemiş, yalnızca kimliklerinden dolayı potansiyel olarak tehlikeli görülen toplumsal grupların önleyici tedbir olarak tecritlerine dayanıyor. Belli etnik grupların hedef alınması...
En başarılı Uygurların kitle halinde tutuklanmaları, Komünist Parti’nin on yıllardır süren sosyal mühendislik yöneliminin ürkütücü bir simgesi olmuş durumda... Yüksek profilli Uygur aydınları ortadan kaldırmak Çin hükümeti için yeni bir durum değil ve Uygurların yalnızca özgün etnik kimliğini silmekle yetinmeyip geleneklerini koruma kabiliyetini de ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Uygur arkadaşlarımla şakalaşıyoruz, Herkes kahkahayı patlatıyor. Sonra ışıklar soluyor, tek duyabildiğim gözyaşlarının sesleri ...
Doğu Türkistan Uygurların yaşamlarının her yönünün izlendiği bir polis devletine dönüştürüldü ve yaklaşık bir milyon Uygur, toplama kamplarına tedricen kilitlendi, hapishaneye atıldı ya da “kayboldu”. Kamplarda düzenli şiddet, işkence ve beyin yıkama eylemleri ...
Çin'in Mesleki Eğitim Merkezleri oalarak yutturmaya çalıştığı Ceza Kampları tarafından satın alınanlar: polis üniforması, kalkan, kask gibi polis malzemeleri ve taşer, şok tabancası, gürz, cop, göz yaşartıcı gaz, biber gazları gibi işkence araçları... Satın alma planında hatta işkence sandalyesi de bulunuyor.
Bir kavmi öldürmeden yok etmek çok pahalıdır, ancak Pekin bu bedeli ödemeye istekli görünüyor. Doğu Türkistanda dehşetleri devam etmektedir. Milyonlarca insan kamplarda tutuklu bulunmaktadır. Her aileye memur yerleştirilmiştir. kontrol noktaları yaygın, her cihaza casus yazılımları yüklenmiştir.
Doğu Türkistan’da Çinlilerden farklı olarak şimdilik hapis dışında olan Uygur Türkleri, hayatının her alanına girmiş ve her yere yayılan radarlar altında yaşamak zorundadırlar. Onlar için yaşam, bir türlü hayatta kalma veya recmin pislik çukurlarına düşene dek gözetleme noktalarını atlatabilme mücadelesidir.
Doğu Türkistan’da büyük bir kriz var. Detayları karanlık. Çin’in batısındaki Uygur Özerk Bölgesinde 12 milyon Uygur ve Kazak vatandaşını kontrol etmek için oluşturulan geniş kapsamlı…
Çin hükümeti, Doğu Türkistan’da yaşayan Türk Müslümanlarına yönelik kitlesel, sistematik bir insan hakları ihlalleri kampanyası yürütüyor. “İdeolojik Virüsleri Temizlemek: Çin’in Uygur Bölgesinde Yaşayan Müslümanlara Yönelik…
























