Hollanda’nın Lahey kentinde düzenlenen bir etkinlikte, Çin’in Doğu Türkistan’daki soykırım politikalarını barışçıl şekilde protesto eden Uygur Türkü aktivist, Çinliler tarafından saldırıya uğradı.
Hollanda’nın Lahey kentinde 14 Şubat 2026 tarihinde düzenlenen bir etkinlikte, Çin’in Doğu Türkistan’daki baskı ve soykırım politikalarını barışçıl şekilde protesto eden Uygur Türkü aktivist Abdurehim Gheni, Çinli bir grup tarafından fiziki saldırıya uğradı. Olay, hem ifade özgürlüğüne hem de Hollanda yasalarıyla güvence altına alınmış barışçıl protesto hakkına yönelik açık bir ihlal olarak değerlendiriliyor.
BARIŞÇIL EYLEME ORANTISIZ ŞİDDET
Edinilen bilgilere göre, Hollanda’da yaşayan Doğu Türkistanlı aktivist Abdurehim Gheni, Çinliler tarafından tertip edilen bir etkinlik sırasında Çin’in Uygur Türklerine yönelik uygulamalarını protesto etti. Tamamen barışçıl ve hukuki zeminde gerçekleştirilen bu eylem sırasında, Gheni’ye yönelik sözlü taciz kısa sürede fiziki saldırıya dönüştü.

Saldırganların, Gheni’yi darp ettiği ve kendisine ait bazı kişisel eşyaları gasp ettiği öğrenildi.
POLİSE ŞİKÂYET EDİLDİ
Yaşanan saldırının ardından Abdurehim Gheni, olayla ilgili olarak Hollanda polisine resmi şikâyette bulundu. Hollanda yasalarına göre meşru olan protesto hakkını kullandığını vurgulayan Gheni, saldırganların organize hareket ettiğini ve olayın sıradan bir tartışma olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
“TEK KİŞİ KALSAM DA MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİM”
Saldırı sonrası açıklama yapan Gheni, geri adım atmayacağını belirterek şu mesajı verdi:
“Beni susturmak istiyorlar. Ama tek kişi kalsam bile Doğu Türkistan’da yaşananları anlatmaya devam edeceğim.”

AVRUPA’DA ÇİN BASKISI TARTIŞMASI
Uzmanlar, yaşanan saldırının münferit bir olay olmadığını; Çin’in, yurt dışında Uygur meselesini gündeme taşıyan aktivistleri hedef alan sistematik baskı ve sindirme politikalarının bir parçası olduğunu belirtiyor. Avrupa’da son yıllarda benzer olayların artması, “Çin’in sınır ötesi baskı stratejisi” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Olay, ifade özgürlüğü, insan hakları ve Avrupa’nın bu tür saldırılara karşı alacağı tutum açısından da kritik bir sınav olarak görülüyor.





İlk yorum yapan siz olun