İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazı etiketleri “Uygurlar”

Doğu Türkistan Milli Meclisi Başkanı Seyit Tümtürk ile Röportaj

Çin’in Doğu Türkistan’da yapmış olduğu bu zulmün, bu soykırımın ve katliamın; ne insani, ne vicdani, ne ahlaki, hiçbir şekilde izah edilebilir bir tarafı yok. Amerika Doğu Türkistan ile ilgileniyor bahanesinin arkasına sığınarak hiç kimse bu zulmü, katliamı, Çin’in imha politikalarını görmezden gelemez ve kendi sorumluluğundan kaçamaz!

Toplama Kamplarında, Tutuklular İşkenceye Uğruyor, İlaçla Zehirleniyor ve Öldürülüyor.

Gülbahar Celilova: "günlük olarak ne olduğu belli olmayan bir ilaç yutmaya zorlanıyorlardı ve ayda bir 'duyguları uyuşturan' bir iğne yapılıyordu."
“Odamda, parmaklarına çiviler çakıldığı için kanlar içinde kalan kızlar ve yediği dayaklar yüzünden ölenler vardı.”

‘Çin’in Farklı Olanlara Tahammülü Yok’

Çin sistematik bir şekilde 35 milyonluk bir topluluğu dönüştürmek istiyor. Kendisine benzetmek istiyor. Bana benzemiyorsan yok ol diyor. 21. yüzyılda haber almanın bu kadar kolaylaştığı bir dünyada Çin’in bunu yapması akıl almaz bir durum. Çin’in cesaret almasının sebebi dünyanın sessiz kalması ve yaptırım uygulayamamasıdır. Ben bütün dünyanın daha duyarlı olmasını istiyorum.

Doğu Türkistan: Stanford Hapishane Deneyinden Çok Daha Aşırı Bir Proje

Araştırmacı Darren Byler ile röportaj:
Doğu Türkistan’da durum, son birkaç yıldır günbegün kötüleşmeye devam etmekte. Yerel etnik azınlıklar merkezi yönetimin Çinlileştirme ve “standartlaştırma” amaçlı yeniden eğitim kampanyasıyla hedef alınıyor. “Terör Kapitalizmi” ve dijital diktatörlük koca bir kültürü göz göre göre ortadan kaldırmaya çalışıyor.

Doğu Türkistanlı Kazak Türklerinin dramı: Hapsedildi, işkence gördü, susturuldu

İtalyan din sosyoloğu Massimo Introvigne kaleme aldığı yazıda, Doğu Türkistan’daki Kazak Türklerinin dramı gözler önüne seriliyor. Müslümanların hapsedildiğini, işkence gördüğünü ve susturulduğunu belirten Introvigne; Kazakistan yönetimin de, Müslüman aktivistler, insan hakları savunucaları ve Çin’in şantaj tarzı diplomasisi arasındaki dramatik çatışmanın merkez üssü haline geldiğini söyledi.

ABD’den Çin’e Uygur Türkleri kampı tepkisi: İnançla savaşa son verin, kazanamayacaksınız

"Çin Komünist Partisi kendi insanlarının dini özgürlükler konusundaki çığlığını duymak ve yanlışlarını düzeltmek zorunda. Bu bir savaş ve onlar kazanamayacak"...
"O kamplara gitme fırsatım olmasını isterim. Ancak bu sadece göstermelik değil. Şu andaki aktif kamplara gidip orada insanlarla özgürce konuşmak isterim."...

İYİ Parti’den Çavuşoğlu’na Uygur Türkleri ziyareti

İYİ Parti heyeti, Uygur Türkleri ile ilgili iddiaları görüşmek üzere Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüştü.
Heyet, Bakan Çavuşoğlu’ndan Çin’deki kamplarda tutulan Uygur Türkleri hakkında bilgi alınması ve bu kampı ziyaret etmek için Çin makamları ile temas kurulması taleplerini iletti.  Daha önce reddedilen Meclis’te araştırma komisyonu kurulması önerisi de konuşuldu.

Çin’in Dinî Jeopolitik Çıkmazı

Çin'de Hıristiyanlara da baskı varsa onlar için de kamplar yapılıyor mu? Elbette hayır. Bunun nedeni Çin’in Batı piyasalarını gözden çıkaramaması olabilir. Yani Çin, Batı dünyasına muhtaç iken Müslümanlar Çin’e muhtaç. Ama sanırım asıl neden Uygurların Türk olmasından kaynaklanıyor. Çin'e Müslüman olmak bir tehdit ama Müslüman Türk olmak daha büyük bir tehdit.

Pekin’de Kan Ticareti

Kaşıkçı cinayetinin izini parayla silmeye çalışan Prens, son olarak Çin’deki 10 milyar dolarlık anlaşmayla dünyaya itibar ‘pazarladı’. Karşılığında, Doğu Türkistan’daki işkence kamplarını savundu. Kirli diplomasi, milyonları asimilasyona tabi tutan Pekin’in zulüm projesine en net destek oldu.

“Mazlumların feryadını duymayan kalmadı”

Doğu Türkistan Teşkilatlar Birliği tarafından Beyazıt meydanında basın açıklaması düzenlendi. Komünist Çin hükümetinin Doğu Türkistanlılara yaptığı zulüm ve işkenceler her gün artarak devam ediyor. Milyonlarca insanın toplama kamplarında tutulduğu Doğu Türkistan’da hayat çekilmez hale gelirken, Türkiye’dekiler, akrabalarından hiçbir şekilde haber alamıyor.

Doğu Türkistan’daki diğer tecrit yöntemleri

Toplama kampları bugün Doğu Türkistan’daki zorba rejimin en çok göze çarpan, en geniş kapsamlı aygıtı. Toplama kamplarında hayatını kaybedenler var. Ancak toplama kampları Doğu Türkistan’da tecrübe edebileceğiniz en ağır ortam değil. Bunların dışında şartları çok ağır olan hapishaneler, insanların zorla çalıştırıldığı fabrikalar, ev hapsi gibi tecrit yöntemleri de vardır.

Doğu Türkistan hakkında birkaç kitap ve tarihî coğrafî sınırlarımız

İsmail Gaspıralı’nın yazdığı “Arslan Kız’”,Necip el-Kiylanî’nin Türkistan Geceleri, Abdürreşit İbrahim’in hatıratı da yeterli derecede ilgi görmüş değildir. Asya’da Beş Türk ve Çin Türkistan Hatıraları’nın da üzerinde çokça konuşulmuş değildir. Hâlbuki bu kitaplar tarihî coğrafî sınırlarımızın dramatik değişimini anlamamız açısından çok önemlidir. İklil Kurban’ın Doğu Türkistan İçin Savaş adlı kitabı mutlaka okunmalıdır.

Doğu Türkistan ‘göz’ altında

Milyonları işkence kamplarına kapatan, toplumun kanaat önderlerini demir parmaklıklar ardında tutan Pekin, sistematik zulümde sınır tanımıyor. Doğu Türkistan’ı açık hava hapishanesi haline getiren ‘büyük biraderin’ şimdi de Uygurları yüz tanıma teknolojisiyle fişlemeye başladığı ortaya çıktı.

Çin’in 21. asır distopyası Doğu Türkistan’daki toplama kampları

Öncelikle toplama kampından ne anladığımızı açıklığa kavuşturmak gerek. Toplama kampları herhangi bir suçtan hüküm giymemiş, davası görülmemiş, yalnızca kimliklerinden dolayı potansiyel olarak tehlikeli görülen toplumsal grupların önleyici tedbir olarak tecritlerine dayanıyor. Belli etnik grupların hedef alınması...

Türkistan’ın hamisi Türkiye

Prof. Dr. Abdurreşid Celil Karluk, Çin’in ayakta kalmak için Müslümanlara ihtiyacı olduğunu söyleyerek Türkiye’nin yaptığı çıkış ile Doğu Türkistan’ın hamisi olduğunu tüm dünyaya gösterdiğini ifade etti.
Çin’in Türkiye’nin ekonomisinde, siyasetinde, ticaretinde de aktif olmaya çalışmasının nedeninin Türkiye’nin Türkistan üzerindeki potansiyel gücünü yok etmek olduğunu vurguladı.

Enver İbrahim: Bu sadece Uygurların değil tüm Müslüman dünyasının dramı

Doğu Türkistandaki insan hakları ihlalleriyle ilişkin Malezya'da iktidar koalisyonunun ortağı Halkın Adaleti Partisinin lideri Enver İbrahim: Bence bu sadece Uygurların değil, tüm Müslüman dünyasının dramı. Milyonlarca insana terör suçlusu denilemez. Asıl problem birçok ülkenin bu soruna sessiz kalması.

‘Çin Müslüman Ülkelerin Sessizliğini Satın Almaya Çalışıyor’

Çin’in Doğu Türkistan'daki Uygurlar’a yönelik baskı politikası Atlantik Konseyi'nin Washington’da düzenlediği panelde ele alındı. Uygur İnsan Hakları Projesi Yönetim Kurulu Başkanı Nury Turkel’e göre, Çin Türkiye dahil  Müslüman ülkelerin sessizliğini parayla satın almaya çalışıyor.
“Türkiye’nin geciken cevabı önemli çünkü Çin’in Uygur Türkleri’nin kültürel kimliğini yok etmeye yönelik sistematik çabaları Uygurlarla tarihi ve kültürel bağları olan Türkiye gibi bir ülkeden güçlü tepki gelmesini gerektirir”

Dışişleri Bakanlığı: ‘Çin makamlarını toplama kamplarını kapatmaya davet ediyoruz’

Aksoy: Keyfi tutuklamalara maruz kalan bir milyondan fazla Uygur Türk'ünün toplama kamplarında ve hapishanelerde işkence ve siyasi beyin yıkamaya maruz bırakıldıkları artık bir sır değildir. Kamp dışındakiler de büyük baskı altındadır. Yurtdışındakiler akrabalarından haber alamamaktadır. Binlerce çocuk ebeveynlerinden uzaklaştırılmış, yetim kalmıştır.

Çin’in zulüm kampları: Ağır çekimde ölüm

Arizona Üniversitesi’nden akademisyen Mehmet Volkan Kaşıkçı, Doğu Türkistan’daki Çin zulmünü çarpıcı örnekler üzerinden değerlendiriyor.
Kamplarda tutulan insanlara çeşitli ilaçlar verildiğine yönelik birçok tanıklık var. Ancak hala bu ilaçların etkileri hakkında net bir fikre sahip değiliz.
Çin kamptan çıkan kişiler için, özellikle de ülkeden ayrılmasına izin verdikleri için kefil istiyor.

Batılı insan hakları örgütlerinden Müslüman ülkelere: Doğu Türkistan’a neden destek vermiyorsunuz?

sivil toplum kuruluşları, Çin'in Doğu Türkistan'da yaptığı ihlalleri araştırması için bir BM soruşturma komisyonu oluşturulması çağrısında bulundu. söz konusu komisyona özellikle Müslüman ve Avrupa ülkelerinin öncülük etmesini istedi.
25 Şubat'ta Cenevre'de toplanacak BM İnsan Hakları Konseyi'nin bir karar alarak Doğu Türkistan'a uluslararası bir keşif heyeti göndermesini talep etti.

Çin’le Aramızı Bozma Yazısı

Sadece Türkiye’de değil, İslam dünyasının neredeyse her tarafında bir sessizlik var Doğu Türkistan konusunda. Hatta buradaki insanlarla çok yakın münasebet içinde olan akraba toplulukların yaşadığı ve “Batı Türkistan” diye anılan bölgede bile.
İslam dünyasının geri kalanında Doğu Türkistan konusunda bir hassasiyetin görülmemesinde en büyük sebep herkesin “küresel ekonomik güç” konumunda bulunan Çin’le iyi geçinmek peşinde olması elbette.

İnsan Hakları Örgütlerinden Hükümetlere Çağrı Açıklaması: Çin’in Etnik Din Ve Azınlıklara Baskıları Araştırılsın

Uluslararası İnsan Hakları Derneği ISHR, 36 insan hakları örgütüyle birlikte, özellikle Uygur ve diğer etnik bölgelerdeki insan hakları ihlalleri konusunda Çin'e yönelik bir karar çıkarması için hükümetlere çağrıda bulundu. Hükümetlerin bu yönde alacağı kararın, İnsan Hakları Konseyi'nin Çin'de insan hakları ihlallerini araştırmasına zemin oluşturacağı belirtildi.

Doğu Türkistan Türklüğün Müslümanlığın İnsanlığın Ortak Davasıdır

Türk Ocakları Kırıkkale Şubesi ve Kırıkkale Medya ve Gazeteciler cemiyetinin ortaklaşa düzenlediği "Doğu Türkistan Dramı'' adlı programa konuşmacı olarak katılan Hacı Bayram-ı Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Abdürreşit Celil Karluk, tutuklu Doğu Türkistanlıların Çin tarafından İslam’ı reddetmeye zorlandığını söyledi.

Türkiye, Doğu Türkistan Türklerinin Son Umududur!

Şunun bilinmesi gerekir ki Doğu Türkistanlı Türkler Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ve kültürel ilişkileri bozmak niyetinde değildir, onların Türkiye Cumhuriyeti devletinden istediği tek şey, adaletsizliğe ve zulme karşı bir ses vermesi, haksızlığa karşı haklının, zalime karşı mazlumun yanında olduğunu ortaya koyması, Filistinli mazlum Müslümanlara gösterilen ilginin yüzde birinin Doğu Türkistanlı Müslüman Türklere de göstermesidir.