İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ana di̇li̇n kaybi: Doğu Türki̇stanli bi̇r ai̇leni̇n kuşaklar arasi çiğliği

ABD’de yaşayan Doğu Türkistanlı emekli bir eğitimci, yıllar sonra yeniden karşılaştığı tanıdıklarına anlattıklarıyla dikkat çekti. Memleketine döndükten sonra yaşadığı gelişmeler nedeniyle 2016’da ülkesinden ayrılmak zorunda kaldığını belirten yaşlı adam, bugün en büyük acısının ise farklı ülkelerde büyüyen torunlarıyla ana dilinde iletişim kuramamak olduğunu söylüyor.

2014 yılının yaz aylarında ABD’de yaşayan bir ev sahibinin evine eklenen sundurma inşaatında çalışan Uygur işçilerin yanında gönüllü olarak çalışan yaşlı bir adam, aradan geçen yılların ardından yeniden ortaya çıkan dramatik bir hayat hikâyesinin merkezinde yer aldı.

İlk karşılaşmada emekli bir eğitimci ve bürokrat olduğu öğrenilen yaşlı Uygur Türkü, ABD’ye Kaliforniya’da yaşayan oğlunu ziyaret etmek için geldiğini ve burada geçirdiği sürede akrabalarını ziyaret ettiğini anlatmıştı.

EĞİTİMCİLİKTEN BÜROKRASİYE UZANAN BİR HAYAT

Emeklilik öncesinde Ürümçi’de bir Uygur ortaokulunda edebiyat öğretmenliği yapan yaşlı adamın, daha sonra Doğu Türkistan’da kamu kurumlarında görev alarak yöneticiler için konuşma metinleri hazırladığı ve resmi belgeler üzerinde çalıştığı öğrenildi.

Ev sahibinin kitaplığındaki Uygurca ve Çince eserleri inceleyen yaşlı adam, özellikle Uygur tarihi ve edebiyatına ilişkin kitapları ödünç almak istemişti.

“ABD’DE HER ŞEY VAR AMA KONUŞACAK KİMSE YOK”

ABD’deki yaşamına ilişkin değerlendirmesinde yaşlı adam, maddi bir sıkıntı yaşamadığını ancak ciddi bir yalnızlık duygusuyla karşı karşıya kaldığını dile getirdi.

Torunlarının Uygurcayı neredeyse hiç bilmediğini belirten yaşlı adam, evde İngilizce konuşulduğunu ve bu nedenle torunlarıyla sağlıklı iletişim kuramadığını söyledi.

GERİ DÖNÜŞ VE ARTAN ENDİŞE

2015 yılının başında Ürümçi’ye döndüğünü belirten yaşlı adam, aynı yıl içerisinde bölgede güvenlik politikalarının giderek sıkılaştığını ve kamu çalışanları ile emeklilerden çeşitli siyasi açıklamalar yapmalarının talep edildiğini ifade etti.

Kendi kişisel kitaplığındaki Uygurca eserleri teslim etmek zorunda kaldığını aktaran yaşlı adam, çevresindeki bazı eski meslektaşlarının gözaltına alındığını söyledi.

2016’DA ÜLKEDEN AYRILIŞ

Yaşadığı gelişmelerin ardından 2016 yılının ortalarında yeniden yurtdışına çıkma kararı aldığını belirten yaşlı adam, bu süreçte pasaportunu geri alabilmek için çeşitli girişimlerde bulunduğunu ifade etti.

TELEFONDA BİLE ANLAŞAMIYORUZ

En büyük zorluğun aile içi iletişimde yaşandığını vurgulayan yaşlı adam, ülkede yaşayan torunlarıyla yaptığı telefon görüşmelerinde dil engeline takıldığını dile getirdi.

Torunlarının kendisiyle ağırlıklı olarak Mandarin Çincesi konuştuğunu belirten yaşlı adam, bu durumun aile içi bağları zayıflattığını söyledi.

ANA DİL ENDİŞESİ

Ana dilin yeni kuşaklar arasında kullanımının azalmasından duyduğu kaygıyı dile getiren yaşlı adam, bunun kültürel aktarımı zorlaştırdığını ifade etti.

ABD’de yaşayan torunlarının İngilizce, ülkedeki torunlarının ise Çince konuştuğunu belirten yaşlı adam, her iki durumda da iletişim kurmakta zorlandığını sözlerine ekledi.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Yorum Yazın